AYŞEGÜL KASAP
aysegulkasap@diken.com.tr
@aysegul_kasap
Danıştay 4’üncü Dairesi, Kazdağları’nda bakır madeni projesi için verilen ‘ÇED Olumlu’ kararında sakınca görmedi. Kararın iptali için yapılan başvuru ikiye karşı üç oyla oyla reddedildi.

Cengiz Holding, Halilağa projesini 2019’da Kanadalı Liberty Gold’dan 55 milyon dolara devralmıştı. Projenin işletme ruhsat alanı yaklaşık 51 bin 660 dönüm, yani 7 bin 380 futbol sahası büyüklüğünde.
Yaklaşık 6 bin dönüm, yani 857 futbol sahası büyüklüğündeki ormanlık alan tehlikede.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın iptal edilen ‘Çed Olumlu’ kararı 2009/7 sayılı genelgesi doğrultusunda ikinci kez verilmişti. Aktivistler bu kararın da iptali için dava açmıştı. Bilirkişiler ‘projede kamu yararı olmadığı‘ yönünde görüş vermişti. Ama Çanakkale 1’inci İdare Mahkemesi bire iki oy çokluğuyla iptal talebini reddetmişti. Bunun üzerine çevre aktivistleri ve bölge halkı kararı Danıştay’a taşımıştı.
Danıştay altı buçuk ay sonra kararı açıkladı. İki hakim temyiz talebini kabul, üç hakim ise reddetti.
Karşı oy olarak şu şerh düşüldü:
“…hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ilk ÇED Olumlu kararına dair mahkeme kararının (iptal) gerekçelerinde yer verilen hukuka aykırılık sebeplerinin, dava konusu ÇED Olumlu kararıyla ilgili ÇED
raporunda karşılanıp karşılanmadığı konusunda (örneğin ötrofikasyon hususu yönünden) yeterli bir değerlendirmenin yapılmadığı da görülmüştür. Bu itibarla, eksik incelemeyle hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gibi, söz konusu projelerin ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle 2009/7 sayılı genelge kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, bir kısım davacılar yönünden davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararının temyiz edilen bu kısmının bozularak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.”
Karar üzerine Kazdağları Ekoloji Platformu şu açıklamayı yaptı:
“Ne yazık ki haklı argümanlar, mevzuata aykırılıklar, hukuki uyumsuzluklar yok sayılıp şirketler ve sermayeden yana bir karar açıklandı. Danıştay 4’üncü Dairesi, temyiz başvurumuzu reddederek köylülerin, yaşam savunucularının, bilim insanlarının, kurdun kuşun haklı sesini duymazdan, görmezden geldi. Oysa köylüler Ankara’ya, Danıştay’ın önüne kadar gitmiş ve ‘Danıştay, duy sesimizi’ demişti.
Cengiz Holding, Çanakkale’nin Bayramiç ve Çan ilçelerinin Hacıbekirler, Muratlar ve Halilağa köylerini, yaşanmaz hale getirip haritadan silecek, ruhsatlı alan çevresindeki 12 köyü de tehdit edecek proje için, 105 gündür 5 bin 200 dönüm ormanlık alanda ağaçları kesiyor, yollar açıyor, kazı ve hafriyat yapıyordu.
Köylülerin, doğa ve yaşam savunucularının kesim motorlarının, iş makinelerinin önüne geçmesi şirketi durduramamıştı. Bilirkişiler, bu projenin uygulanmasında büyük risk tespit etmiş ve ‘Bu projede kamu yararı yoktur’ demişti. Alanda yapılan eylemleri, buluşmaları, atılan bunca çığlığı duymayan, Danıştay, doğanın ve yaşam alanlarının katledilmesine izin çıkardı.“
Bölge halkı karar için “Kazdağları’nın yeni idam fermanı” dedi.
İşletme izni davası
Cengiz Holding’in işletme izninin iptali için açılan davada mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Kesin karar bekleniyor. ‘Orman Kesim İzinleri’nin iptali için açılan davaysa devam ediyor.
Köylüler ve yaşam savunucuları süreci Anayasa Mahkemesi’ne de taşıyacak.