TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, ‘kara para aklama’dan aranan Sezgin Baran Korkmaz’ın ses kaydını paylaştı: “Kendisinden 10 milyon euroyu kimi istediğini ismiyle telaffuz ediyor.”

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in video ve tweetlerinde ‘karanlık ilişkiler’ içinde bulunduğunu belirttiği Habertürk sunucusu Veyis Ateş’in Korkmaz’dan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yla arasını bulma karşılığında 10 milyon avro istediği öne sürülmüştü. Ateş sessiz kalmış, savunma yapmamış, Habertürk’ten istifa emişti.
‘Kara para aklama’ suçlamasıyla Türkiye’de soruşturulan Korkmaz hakkında tutuklama kararı çıktıktan sonra Aralık 2020’de yurt dışına gitmişti. Hakkında ABD’de de bir dava bulunan işadamı, 19 Haziran’da ABD Adalet Bakanlığı’nın talebi üzerine Avusturya’da tutuklanmıştı. ABD’deki savcının hazırladığı iddianamede ‘kara para aklama’, ‘yasadışı para transferi’ ve ‘yargıya müdahale’ suçlamaları yöneltiliyor. İki ülke de işadamı hakkında iade davası açmıştı. Korkmaz’ın davasının görüldüğü Wels Mahkemesi, Türkiye’nin ve ABD’nin iade talebini kabul etmişti.
TİP’li Şık ses kaydını paylaştığı Twitter akışında, Soylu’nun “Devlet memuru, telefon açıp sizden para istemez, dosyanızı kapatacağız demez” dediği görüntüleri alıntılayarak şunları kaydetti: “Şimdi Sezgin Baran Korkmaz’a ait bir ses kaydı paylaşacağım. Bakalım devlet bir memuruyla para istiyor muymuş, birilerinin dosyasının kapatılması için temas kuruyor muymuş siz karar verin.
Sezgin Baran Korkmaz, 2021 Haziran ayında ABD’nin talebiyle Avusturya’da tutuklanmadan önce AKP içinden birisine başına neler geldiğini anlatıp yardım istediği birkaç telefon görüşmesi yapar. Dinleyecekleriniz kayda alınan bu birkaç telefon görüşmesinin bir araya getirildiği bir ses kaydı. İçeriğinde anlatılanlar daha önce de kamuoyunun gündemine gelmişti. Ama burada kendisinden 10 milyon euroyu kimi istediğini ismiyle telaffuz ediyor.”
‘Hakim tutuklayabiliyorsa tutuklasın’
Şık’ın paylaştığı ses kayıtlarında Sezgin Baran Korkmaz’ın kiminle, hangi bağlamda konuştuğu belli değil. Bunun yanında, Soylu’yla aracı AKP’li bir isimle konuştuğu anlaşılıyor:
Eşim oradan çıkarsa, onun pasaportunu iptal etmişti Soylu. Ben mahkeme kararıyla şey yaptım cuma günü karar aldırdım yani. Uygularlarsa çıkacak. Bölge idare mahkemesi yürütmeyi durdurma verdi yani. Cesim Parlak, o bana söyledi. ‘Buna güvenebilirsin, konuşabilirsin’ dedi. Ben de ‘Tamam’ dedim. Döndüm, aradım konuştum. Sonra bana bu şekide söyledi. Ben de ‘Yok kardeş. Ben bu, bu şeklide kimseye para ödemem’ dedim. ‘Allah büyük, gün gelince herkes hukuk önünde hesap verecek’ dedim. Kapattım. Bu kadar.
Gökhan’ın haberi var. Ben dedim ki, ‘Ben bunu yapacağım. Yarın atlarım arabaya’ dedim. Pazartesi günü bir şey olmazsa atlarım. Hiç problem yok, gelirim mahkemeye. Mahkemeye gelmeden önce avukatlarım önceden her şeyi hazırlar. Bütün ifadelerimi, ses kayıtlarını hepsini hazırlar. Hadi hakim beni tutuklayabilirse tutuklasın.
Çok basit. Hakim beni tutuklayabilirse tutuklamak isteyebilirler. Ama ben diyeceğim ki hiç problem yok. Hakim beni tutuklayabilirse tutuklasın. Hiç problem yok, beni tutuklayın. Ama ben tutuklandığım an benim avukatlarım kapının önünde bekliyor. Herkes diyecek ki buradan tutuklandı ama bir de suç duyurusunda bulunmak istiyoruz bunlar hakkında.
”Süleyman beyle konuştum; onun dışında klik var’ dedi’
Sadece ‘Biraz bekle Baran n’olur. Son birkaç gün bekle. Son birkaç gün, birkaç gün bekle’ diyorlar bana. Tabi tabi onu öyle söylüyorlar ‘Birkaç gün bekle birkaç gün bekle döneceksin’ diyorlar. En yukarıdakiler söylüyor belki. Bana bunu kolay, bugüne kadar hiç söylemedi.
Avukat Cesim Parlak yok mu o beni aradı. Tamam. Şimdi bu beni aradı ‘Ya bu Veyis Ateş benim arkadaşım’ dedi. ‘Önemli Baran’ dedi. ‘Bir konuda sana yardımcı olmak istiyor’ dedi. Operasyon çekilirken adamları rehin tutmuşlar içerde ya. Rehin tutmuş. Diyor ki ‘Parayı verirsen böyle olacak’ diyor düşün.
‘Kardeşim’ dedi. ‘Ben gittim Süleyman Soylu’nun şu anda yerinden çıktım’ dedi tamam. ‘Tarih belirttim’ dedi. ‘Süleyman beyle konuştum tamam. Bu Süleyman beyin dışında bir de klik var’ dedi. ‘O kilği çözmemiz lazım.‘
‘Nasıl çözeriz’ dedim. ‘Bir kere Süleyman beye vermiş olduğun sözü tut borcu sil.’ Tamam ok. ‘İkincisi ne olacak?’ dedim. ‘İkincisi 10 milyon euro’ dedi tamam. ’10 milyon euro verdiğin zaman dedi kahraman gibi döneceksin Türkiye’ye.’ Bütün o medya, algı malgı işte o ekiple paylaşacaklar. Soylu’nun ekibiyle tamam. Ben de dedim ki ‘Tamam abi ben 10 milyon euro vereyim. Sana göndereyim’ tamam.
Dedim ki ‘Abi ben bu 10 milyon euroyu vereyim de sana’ dedim ‘Ya bu 10 milyon euroyu verdik de adamlar bu işi yapmadı.’ ‘Yok’ dedi. ‘Ben hakemim’ dedi burada. ‘Ben o tasarrufu alıyorum hakem benim’ dedi tamam. Peki dedim. Sen hakemsin o tasarrufu alıyorsun kabul.”
Ateş ve Parlak’tan cevap
Ses kaydında kimin kiminle konuştuğunun belli olmaması üzerine Odatv, Ahmet Şık’a bu konuyu sordu. Şık, bu soruyu “Yazacak olsam kendim yazardım” diye yanıtladı.
Odatv, Veyis Ateş ve Cesim Parlak’a ulaştı. Veyis Ateş, şunları söyledi: “Bir şeyler söyleniyor. Karşısında konuşan kim. Halk TV’de her şeyi söyledim. Muhattap kim, orada birileri konuşuyor. Ciddiye aldığım, karşılık vermeyi planladığım bir şey değil. Ahmet Şık bir şeyler paylaşmış yine her zamanki gibi.
Bu birleşimler meselesiyle daha önce de karşılaştık. Bu birleşimlerin tamamı nerede. Kim ne soruyor. Burada hangi bağlamda kime söylenen cevaplar bunlar. Ben 10 milyon euro istemişim. Daha önce de iddia edildi. Yapılan iddialarda olduğu gibi. Ahmet Şık’a birileri ilham veriyor herhalde. Ara ara çıkıp paylaşıyor. Bunlarla ilgili söylenecek çok şey yok. Yayınlayan istediği şeyi yayınlayabilir.”
“Cesim Parlak’la görüştünüz mü, onun da ismi geçiyor?” sorusuna ise Ateş, “O da beni aradı. Ben de şimdi gördüm dedim. Cesim beni de onu da tanıyan adamdır. Bu meseleyle alakası yoktur” diye yanıt verdi.
Ses kaydında ismi geçen bir diğer isim avukat Cesim Parlak ise, “Sezgin Baran Korkmaz ve Veyis Ateş’in avukatlığını yaptım. İkisini de tanırım. Ben bu konuda taraf değilim. İkisi hakkında beyanda bulunmam meslek ilkelerine aykırıdır” dedi.
Peker ne demişti?
Peker her biri gündem yaratan videolarının 9’uncusunda Ateş hakkında şunları söylemişti: “Veyis (Ateş)… Bu da Süslü Süleyman’ın cazgırı… Elime düştü, kayıtlı, belgeli, görüntülü… O gün tartışma olurken (Soylu’nun Habertürk’e çıktığı gün) Erdal Aras arıyor, benim sağ kolum, Veyis’i arıyor arada… ‘Ben de tanıyorum Reis’i, o da (Soylu) tanıyor, sen de tanıyorsun…’ diyor. Bu kadar yakınlar… Bu Veyis, Erdal’ın yardımcısı… Erdal (Demokrat Parti) gençlikten sorumlu il ikinci başkanı, bu da onun yardımcısı…
O Sağlık Bakanlığı’ndaki hikayeni anlatmayacağım, hani para konusunda biriyle ters düştün ya… Onun ailesi sevdiğim bir aile… Hani parayı sen aldın… Ulan siz ne pislik, aşağılık insanlarsınız… Bir de utanmadan televizyonlara çıkıp şu hırsıza, şu gaspçıya operasyon diye anlatıyorsunuz… Bir ulusu manipüle ediyorsunuz…
Bodrum’da Paramount Otel var. Sahibi Sezgin Baran Korkmaz… Bu arkadaş Türkiye’de de aranıyor ABD’de de aranıyor… Otelinde kimler var? Veyis Ateş… Sizin aranan adamın otelinde ne işiniz var? Sizin maaşınız kaç para? Hani fatura? Bu bile suç… Daha da çıkacak… Veysi… Senin kayıtlar da çıkacak…
28 Aralık’ta operasyon yapılıyor. 29 Aralık 45 milyon doların ödenmesi gereken tarih. Sezgin Baran’ın karısını gözaltına alıyorlar. Bu Veysi… Ben olayı toparlayayım diye arayan bu Veyis… Aranan adamın oteline gidiyorsun, kalıyorsun, on binlerce yüz binlerce avro hesap ödemiyorsunuz… Sonra da adamı gasp ediyorsunuz. Kayıtlar var…“