Eski Habertürk programcısı Veyis Ateş, işadamı Sezgin Baran Korkmaz’dan 10 milyon avro istediğini yalanladı. Yayına bağlanan Korkmaz ise ‘Ateş’in yalan söylediğini’ öne sürerek, “Aşağılık herif” dedi.

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in video ve tweetlerinde ‘karanlık ilişkiler’ içinde bulunduğunu belirttiği Ateş’in Korkmaz’dan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yla arasını bulma karşılığında 10 milyon avro istediği öne sürülmüştü. Ateş sessiz kalmış, savunma yapmamış, Habertürk’ten istifa emişti.
Ateş, Halk TV’de gazeteci İsmail Saymaz’ın sorularını yanıtladı. Korkmaz da telefon bağlantısıyla programa katıldı.
*(Sezgin Baran Korkmaz’la ne zaman tanıştın?) Geçtiğimiz temmuzda Paramount Hotel’e davetli olarak gittim. Zaten o zamanlar tatildeydim. Bir arkadaşımın teknesindeydim. Benim teknem değil. Paramount Hotel’e beni Cihan Ekşioğlu davet etti. Bir defa gittim otele. Para ödemedim. Davetli olarak gittim. Davetli olarak daha önce bu tarz yerlere gittim. Daha lükslerine de gittim. Otelde kahvaltı yaptığım sabah biri yanıma geldi. “Merhaba dedi, ben Sezgin Baran Korkmaz.” Tanışma bir. Eylül ekim gibi İstanbul’da bir balıkçıda bir kere daha tanıştık. Tanışma iki.
*Kasım olabilir, aralık olabilir. Korkmaz yurt dışına çıktıktan bir iki hafta sonra. Bir ortak tanıdığımız dedi ki “Baran Korkmaz seni aramak istiyor” Dedim arasın. Ben aramadım, o oradı beni. Dedi ki “Ben şöyle mağdur edildim, böyle mağdur edildim.” Lütfen mesajımı içişleri bakanına iletir misin? “İletirim” dedim.
*Bakana gittim dedim, “Beni aradı böyle şeyler dedi.” O da dedi ki, “Keşke açmasaydın. Türkiye’ye gelsin, yargıya derdini anlatsın.”
*(İki defa tanıştığın biri senden bunları bakana iletmeni istedi, neden kabul ettin bunu?) Mağdur olduğunu söyledi… Bilmiyorum, neden beni aradığını bilmiyorum. Böyle bir gaflet, dalaletten dolayı bütün seyircilerimden, ailemden özür diliyorum. 2006’dan beri haber anlatan bir insan olarak böyle bir yanlış, hataya düştüm.
*(Sen mi onu aradın o mu sen aradı?) Ömrü hayatımda onunla iki kere karşılaştım. Ben onu aramadım. Aradan geçti bir ya da iki hafta ya da bir ay… Tekrar arandım… “Abi çok zor durumdayım.” Dedim, “Hukuk yolları yargı yolları.. Senin avukat ordun yok mu?” Sonrasında “Abi ne gerekiyorsa yapayım ne gerekiyorsa vereyim. Çoluğum çocuğum var.”
*(Sabah yazarı Sevilay Yılman’ın yazdığı konuşma sana ait değil mi?) Değil. 10 milyon avro istemişim.. Bu zamana kadar, yedi aydır nerdeydiniz? 10 milyon avroluk bir talep aramızda geçmedi. 10 milyon avro istemedim.
*(Doğru söylemiyorsun, çünkü ben bu konuşmayı dinledim. Sen bu konuşmada diyorsun ki, “Senle ilgili beklenti ve istediklerini sesini çıkarmadan bir süre sakince beklemen lazım. Samimiyetini göstersin biz gerekini yaparız dediler.” O da sana diyor ki “Samimiyetimi nasıl göstereceğim abi.” Sen diyorsun ki, “Sana söz ettiğim zamanı meblağı istiyorlar.” Korkmaz, “10 milyon avroyu gönderdiğim zaman…” Sen de diyorsun ki, “Onlar çok güçlü pozisyonda olduğu için olur mu olmaz mı diye sormadım.” Burada 10 milyon avro geçiyor. Korkmaz’dan bir meblağ talep edildiğini söylüyorsun. Bunu nasıl açıklıyorsun?) Bu kaydı bana da verin.. Ben böyle bir konuşma yapmadım. 10 milyon avro istemedim.
*(Şunu dedin mi, “Sana söz ettiğim meblağı istiyorlar. Bunu yapan bir klik ve lobi. Sadece, bir şey yapar mı, bizi yakar yıkar mı, konuşur mu gibi bir hassasiyetleri var.” ) Bu cümleler bana ait değil.
*(Devam ediyorum, “Bu klikle lobiyle masaya oturmak lazım.” O da diyor ki, “Benim adıma masaya otur.” Sen, “Nasıl istersen” diyorsun) Böyle bir görüşmem yok. Bu adamın bana anlattığı dertleri var. Klik ve lobiler kimse araştırılsın.
(“Sizin adınıza konuştuğuma göre, hakimlik yaptığıma göre” diyorsun, kendini böyle tanıtıyorsun… (Para istedin mi ?) İstemedim. (Birileri adına bir meblağdan bahsettin mi?) Bahsetmedim. (Birileri adına Korkmaz’ın sorunlarını çözmek için görüştün mü?) Görüşmedim, bir tek devletin içişleri bakanıyla görüştüm. O da diyor ki, “Gelecek teslim olacak.” Ben kimim ki klik lobi yöneteceğim…
*(Bir haftadır susması) Üstüme daha ne yağacağını bilmediğim için. Bekledim herkes eteğindeki taşları döksün. Üstümdeki kurumsal kimlik çıksın…
*(Çakarlı Mercedes ve ve koruma) Devlet bana çakarlı Mercedes tahsis etmedi. Korumam var üç yıldır.
*(Peker’le tanışıklık) Kuruçeşme’de bir mekanda dört beş kişi oturduk yemek yedik. Ne siyaset ne para alışverişi konuştuk. Bunun dışında hiçbir şey…
Sezgin Baran Korkmaz yayına bağlandı.
Bu insanlarda utanma ve arlanma hissi olduğunu düşündüğüm için önce bunu (söz konusu görüşme kaydı) Veyis beyin çalıştığı haber kanalındaki biriyle paylaştım. Beyefendi (Ateş’i kastediyor) önce benim kendisini arayıp ısrarla yardım etmesini istediğimi söylüyor… Bu hayatın normal akışına da aykırı… Bu benim zekama dalga geçmek… Kendisi defalarca bir avukatım aracılığıyla bana ulaşmak istemiş… Bana yardımcı olabileceğini söyledi. Ben de ne kadar güç durumda olduğumu anlattım.. Görüşmesini yaptıktan sonra da beni aradı… Eğer Veyis bey ben bu konuşmayı yapmadım diyorsa, ben bunu ispatlayamazsam yarın ilk uçakla atlayıp Türkiye’ye gelmeye namus şeref sözü veriyorum.
(Ne konuştunuz?) Size hepsini dinlettim… Bana niye soruyorsunuz? Veyis bey Ankara’ya gitmeden bir gün önce ve yoldayken beni aradı, “Anlat” dedi. “Sadece hukuk istiyorum” dedim. “Tamam anlıyorum” dedi. Dönüşte de aradı, “Görüşmeleri yaptım” dedi. Bana bu işi halledebileceğini, benimle uğraşan bir lobi ve kliğin bana bunu yaptığını, işi çözmek için kendisinin aracı olduğunu, istedikleri meblağı vermemiz gerektiğini, meblağın 10 milyon avro olduğunu söyledi. Aradığı tarihte benim mesai arkadaşlarım gözaltındaydı (kara para aklama operasyonu), bu kadar büyük bir şerefsizlik… İnsanlar gözaltındayken benimle bu pazarlığı yaptı…
Sezgin Baran Korkmaz yayından çıktı.
*(Neden adın geçiyor?) O yayından sonra (Soylu’nun Habertürk programı) geldi bunlar benim başıma. Başka neyle izah edebilirim? Murat Karayılan’ın, Sedat Peker’in, Sezgin Baran Korkmaz’ın nefret ettiği bir adamı ekrana çıkardım diye… Korkmaz’la muhatap olmak istemiyorum… Türkiye’de aranan bir adamdan bahsediyoruz. Türkiye’ye gelsin, Türk yargısına neyi verecekse versin…
Sezgin Baran Korkmaz yayına yeniden bağlandı.
İsmail bey, lafı ağzıma tıkadınız… Kaydın siz hepsini dinlediniz, beş kere dinlediniz. Veyis Ateş’in gözünün içine bakıp “Yalan söylüyorsun, ben kaydı dinledim” demeniz lazım (İlk bağlantıdaki ifadelerini tekrarladı).
(10 milyon avro verdiniz mi vermediniz mi?) Vermedim.
(İstendi mi istenmedi mi?) İstendi, istendi tabii… Nasıl istenmedi… Bana niye soruyorsun? Sen kedin dinledin ya… 10 milyon avro istedi… Veyis Ateş istedi.. Klik lobi adına… Ben bu olaylar olunca, adamlar falan gözaltında… Öyle şeyler oluyor ki… Ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Bu sırada bir umuttur derler ya… Veyis bey beni arayıp bana bu problemi yaratanın bir klik ve lobi olduğunu, parayı onlara vereceğini söyledi. 10 milyon avro… Ben niye şimdi… Bu adam kendi kirli yüzünü örtbas etmek için, bende kayıt olduğunu bilmediği için, konuyu başkalarına doğru çektiği için Sevilay’a dinlettim bu kaydı… O gidip yönetime söyleyecek, bunun istifasını alacaklardı… Beyefendi karşınızda… Gözlerinizin içine baka baka… Benim çocuklarım altı aydır tedavi göremiyor ulan aşağılık herif! Yalan söylüyor gözümün içine baka baka!
(Veyis beyin cevaplarını alayım) Bana “Aşağılık herif” diyen bir adamla polemiğe girmem.
(Sorunuz var mı Sezgin bey) Klik diye lobi diye benden para istedi. Onun açıklaması lazım. Kim yaptı bunu bana? 20 sene de geçse bunun hukuk mücadelesini vereceğim.
Sezgin Baran Korkmaz yayından çıktı.
(Ne diyorsun?) Senin gözünün içine baka baka söylüyorum. Benim bir kliğim, lobim yok. Bir klik bir lobi adına 10 milyon avro istemedim.
Peker ne demişti?
Peker her biri gündem yaratan videolarının 9’uncusunda Ateş hakkında şunları söylemişti: “Veyis (Ateş)… Bu da Süslü Süleyman’ın cazgırı… Elime düştü, kayıtlı, belgeli, görüntülü… O gün tartışma olurken (Soylu’nun Habertürk’e çıktığı gün) Erdal Aras arıyor, benim sağ kolum, Veyis’i arıyor arada… ‘Ben de tanıyorum Reis’i, o da (Soylu) tanıyor, sen de tanıyorsun…’ diyor. Bu kadar yakınlar… Bu Veyis, Erdal’ın yardımcısı… Erdal (Demokrat Parti) gençlikten sorumlu il ikinci başkanı, bu da onun yardımcısı…
O Sağlık Bakanlığı’ndaki hikayeni anlatmayacağım, hani para konusunda biriyle ters düştün ya… Onun ailesi sevdiğim bir aile… Hani parayı sen aldın… Ulan siz ne pislik, aşağılık insanlarsınız… Bir de utanmadan televizyonlara çıkıp şu hırsıza, şu gaspçıya operasyon diye anlatıyorsunuz… Bir ulusu manipüle ediyorsunuz…
Bodrum’da Paramount Otel var. Sahibi Sezgin Baran Korkmaz… Bu arkadaş Türkiye’de de aranıyor ABD’de de aranıyor… Otelinde kimler var? Veyis Ateş… Sizin aranan adamın otelinde ne işiniz var? Sizin maaşınız kaç para? Hani fatura? Bu bile suç… Daha da çıkacak… Veysi… Senin kayıtlar da çıkacak…
28 Aralık’ta operasyon yapılıyor. 29 Aralık 45 milyon doların ödenmesi gereken tarih. Sezgin Baran’ın karısını gözaltına alıyorlar. Bu Veysi… Ben olayı toparlayayım diye arayan bu Veyis… Aranan adamın oteline gidiyorsun, kalıyorsun, on binlerce yüz binlerce avro hesap ödemiyorsunuz… Sonra da adamı gasp ediyorsunuz. Kayıtlar var…“