Türkiye’de her dört gebeden yaklaşık üçünde, her iki yenidoğandan birinde iyot eksikliği bulunuyor. İyot eksikliği, ciddi ve geri dönülmez beyin hasarının önlenebilir en önemli nedenlerinden.
Bu önemli konuya Pediatrik Araştırmalar Derneği dikkat çekti. Dernek, çocuk sağlığı ve hastalıklarıyla ilgili bilimsel araştırmaları desteklemek, genç araştırmacıları teşvik etmek ve güncel bilimsel gelişmeleri toplumla buluşturmak amacıyla yeni kuruldu.
Derneğin başkanı Prof. Dr. Mehmet Vural, Türkiye’de hem gebelerde hem de çocuklarda iyot eksikliğinin hâlâ önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.

Akranlarının gerisinde kalıyorlar
Vücudun iyota ihtiyacı çok az miktarda olsa da yaşam için çok önemli. İyot eksikliğinin en çok bilinen sonucu guatr hastalığı. Ancak eksikliğinin zekâ geriliği gibi başka çok önemli etkileri de var. Yetersizliği, anne karnından başlayarak tüm yaşamı boyunca olumsuz etkiliyor.
Sağlık Bakanlığına göre iyot yetersizliğinin en olumsuz ve yıkıcı etkilerinin gözlendiği risk grupları; doğurganlık çağındaki kadınlar, gebeler, bebekler ve çocuklar. Bebek ve çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği, zekâ düzeyinin akranlarına göre en az 13,5 puan daha düşük olması, öğrenme yeteneği ve okul başarısında azalma; gebelerde düşük ve ölü doğum riskinde artma, her yaşta görülen guatr, iyot yetersizliğinin oluşturduğu önemli sağlık problemlerinden sadece birkaçı.
Tuzu iyotlamak yetmiyor!
Vural, tabloyu bir grup pediatri uzmanıyla birlikte yaptıkları ‘Türk gebe ve çocuklarının iyot durumu: Ulusal kesitsel bir araştırma’ araştırmayla birlikte ortaya koydu. Araştırmada toplam bin 444 gebe ve onların çocuklarındaki (yenidoğan) iyot düzeylerine bakıldı. Görüldü ki gebelerin yüzde 74’ünde iyot eksikliği var. Bu yüksek oranın bebeklerdeki etkisine gelince; yenidoğanların yüzde 22’sinde hafif, yüzde 15’inde orta, yüzde 13’ünde şiddetli iyot eksikliği tespit edildi. Toplamda yenidoğanların yarısında iyot eksikliği saptandı.
Araştırmaya göre gebelerin bin 286’sı (yüzde 89) evde iyotlu tuz tüketiyordu.
Vural, bu bulguların gebelerde ve çocuklarda iyot eksikliğini azaltmak için başka toplumsal önlemler alınması gerektiğine işaret ettiğini söyledi: “Ancak iyot takviyesi de bilinçsiz, ‘kafaya göre’ kullanılmamalı. O ayrı bir tehlike. Özellikle tiroid hastalığı olan gebelerde mutlaka hekim önerisiyle planlanmalı. Temel mesele, toplum genelinde farkındalığı artırmak ve bilimsel verilerle koruyucu sağlık politikalarının gelişmesine katkıda bulunmak.”
Yetersiz beslenmenin etkisi büyük
İyot; süt ve süt ürünleri, deniz ürünleri, yumurta ile bazı sebze ve meyvelerde bulunuyor. Dolayısıyla saptanan eksiklik, bir anlamda beslenmedeki yetersizliği de işaret ediyor. Nitekim araştırmada en yüksek eksiklik oranları sosyoekonomik düzeyi düşük ailelerde, iyotlu tuz kullanımının yetersiz olduğu hanelerde ve annesinde iyot eksikliği bulunan bebeklerde görüldü.
İyot yetersizliğini önlemek için en sık uygulanan yöntem tuzun iyotlanması. Avustralya’da olduğu gibi ekmeğin iyotla zenginleştirilmesiyle de bu konuda başarılı olan ülkeler var.
Türkiye’de de endemik bir sorun olan iyot yetersizliği ve hastalıklarının önlenmesine yönelik olarak 1994’ten beri Sağlık Bakanlığı tarafından ‘İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi ve Tuzun İyotlanması Programı’ yürütülüyor. 1998’den itibaren sofralık tuzlar iyotla zenginleştiriliyor.
İyotlu tuzu ışıksız, nemsiz ortamda saklayın
Öte yandan iyot çok kolay kayba uğradığı için gün ışığında, fazla nemli ve sıcak ortamlarda azalıyor. Bu nedenle iyotlu tuzun dolap içinde, ışık almayacak şekilde, kapaklı ve koyu renkli bir kap içinde tutulması gerekiyor. İyotlu tuz, yemeğe pişirildikten sonra veya yenileceği anda konulmalı. Tuz alımının kısıtlanması gereken hipertansiyon gibi tıbbi durumlarda günlük iyot gereksiniminin karşılanmasına dikkat edilmeli.