Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in bu kış doğalgaz ve elektrik sıkıntısı çekilebileceği uyarısına karşı ortaya koyduğu öngörü, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin kur korumalı mevduatlarla vatandaşın dolar satma yarışına gireceği tahminiyle benzer bir performans sergiliyor.
Dönmez kasımda doğalgaz ve elektrikte kesintiye gidilme gibi bir ihtimalin söz konusu bile olamayacağını söylemişti. Ocak ayı itibarıyla gelinen nokta epey farklı.

Türkiye’nin tedarikçilerinden İran’ın teknik arıza bildirerek 10 gün süreyle Türkiye’ye doğalgaz akışını kesmesi sonrasında BOTAŞ doğalgaz santralleri ve büyük ölçekli tüketicilere akışı azaltma kararı almıştı.
BOTAŞ’ın doğalgaz kısıtlamasını duyurmasının hemen ardından Türkiye Elektrik İletim AŞ de (TEİAŞ) sanayiciye elektrik kısıtlaması getirmişti. Sanayiciye yazılı bir belge yollanmazken, 72 saatlik kesintiye uymayacaklar için ‘cezai müeyyide’ öngörülmüştü.
Peş peşe gelen muafiyet taleplerinin ardından ise ilaç, et ve et ürünleri ve süt ve süt ürünleri üreten işletmeler kesinti listesinden çıkarıldı.
İlk kez bu kadar uzun süreli ve kapsamlı elektrik kesintisiyle karşı karşıya kalan sanayici ise şaşkın. Önce kur krizi şimdi de kesintilerle mücadele eden sanayi sektöründe panik havası esiyor.
Bakan iddialıydı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, kasımda hükümete yakın Turkuvaz Medya’nın bir organizasyonunda Türkiye’de bu kış enerji ve doğalgaz sıkıntısı çekilmeyeceğini savunmuştu: “Elektriksiz ve doğalgazsız bir hayat düşünmemiz mümkün değil. Bunlarda kısıntıya gitmemiz de söz konusu değil.”
Bakan ayrıca Karadeniz’deki doğalgaz keşfiyle ilgili müjdelerin vatandaşın cebine ilerleyen süreçlerde yansıyacağını söylese de peş peşe gelen zamlarla hem vatandaş hem de sanayici bu kış ‘fena çarpıldı.‘
Zam yağmurları
Türkiye’de doğalgaz, konut tarafında büyük oranda hükümet tarafından sübvanse edilse de en son yıl başında yüzde 25’lik bir zam gelmişti. Hükümetin BOTAŞ’ın milyarlarca dolar zararına rağmen konut tarafındaki sübvansiyonuysa büyük oranda erken seçim korkusuyla açıklanıyor.
Kesintiyle birlikte ayrıca yıl başında yüzde 50 zam gelen sanayi doğalgazının fiyatı bir daha arttı ve tarife değişikliğiyle bu oran yüzde 80’e çıktı. Bu güncellemeyle birlikte sanayi tarafında son bir yıldaki artışsa yüzde 435’e ulaştı.
Fatura kabardı
Türkiye doğalgazda yüzde 98’e varan oranda dışa bağımlı. Ayrıca Türkiye ithal ettiği doğalgazı çevirerek elektrik ihtiyacının üçte birini karşılıyor.
Doğalgaz ise uzun vadeli kontratlarla üç farklı yöntemle temin ediliyor. Rusya’dan iki boru hattı, İran’dan bir boru hattı, Azerbaycan’dan iki boru hattı var. Bunlar dışında Nijerya ve Cezayir’den LNG ithal ediliyor. Biten kontratlar için yeniden sağlanan anlaşmalara ilişkin fiyat bilgileri de henüz yok.
Kalan açık ise spot piyasadan temin ediliyor. 2020’de spot piyasadan alınan doğalgaz miktarı yüzde 16-17 seviyesindeydi. 2020’de spot piyasadan 60-70 dolardan temin edilebilen bin metreküp doğalgaz geçen yıl içinde 1000 dolarları gördü ve hala önceki senelere göre oldukça yüksek fiyatlarda.
Tüketimin artması ise daha yüksek fiyattan çok daha fazla alım anlamına geliyor. Geçen sene başına göre TL’nin dolar karşısında yüzde 45’ten değer kaybetmesi de Türkiye’nin doğalgaz faturasını ciddi şekilde etkiliyor.
‘Gaz stokları tüketildi’
GazDay Enerji Genel Müdürü Mehmet Doğan doğalgaz krizinin büyük oranda hükümetin yanlış planlamasıyla alakalı olduğunu savunuyor. Yeni yıla girerken aslında krizin “Ben geliyorum” dediğini, Türkiye’nin İran ya da başka bir kaynaktan gaz gelmemesi halinde bunu tolere edemeyeceğinin ortada olduğunu dile getiren Doğan şöyle devam etti: “Zaten gaz yetmeyecek şekilde yeni yıla girdik. Depolardaki gazlar yazın bitti. Gaz fiyatları yaz aylarında çok arttığı için yüksek fiyattan gaz almamak adına depolardaki gazlar tüketildi, yani bir anlamda zam yapılmamak için stoklar kullanıldı.”
Nebati ve KKM öngörüsü
Öngörüleriyle iddialı bir diğer bakan Nebati de dolar/TL’nin 18’i aşması sonrası 20 Aralık günü çıkardıkları kur korumalı mevduatların (KKM) dolar hesaplarını çözeceği konusunda oldukça iddialı konuşmuştu. Ancak bankacılık kaynakları maliyeti oldukça yüksek olacak finansal ürünün dolar hesaplarında bir bozulma yaratmadığı konusunda ısrarcı. Merkez Bankası verilerine göre de vatandaşın döviz mevduatları halen 146 milyar doların üzerinde.