Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, ekonomideki en önemli sorunun enflasyon olduğunu belirterek, yeni ekonomi modeli uygulamaya alınmasaydı enflasyonla birlikte ekonomik durgunluğun da bir sorun olacağını söyledi. Verilerse yeni modelle Türkiye’nin ekonomik olarak ileriye gideceğini iddia eden iktidarı yalanlıyor.

Nebati, Ekonomik Dönüşüm ve Yeni Paradigmalar Zirvesi’ndeki konuşmasında şunları söyledi: “Ekonomimizdeki en önemli sorun, tüm dünyanın mücadele ettiği enflasyondur, yeni ekonomi modelini uygulamaya almasaydık bugün enflasyonla birlikte büyük bir durgunlukla baş başa kalacaktık, enflasyon büyük bir mesele olmaya devam edecekti” dedi. Enflasyon üzerinde talebin etkisinin sınırlı düzeyde olduğunu kaydeden Nebati, bu yüzden tercihlerini üretim ve istihdamdan yana yaptıklarını söyledi.
Nebati, yeni modelde Türk Lirası’na güveni sağlamanın önemli bir hedef olduğunu da belirtti.
Politikalarının üretim, ihracat tarafında olumlu sonuç verdiğini belirten Nebati “Türkiye güçlü büyüme performansını ilk iki çeyrekte devam ettirdi. Modelimizin en önemli amacı yapısal cari işlemler açığı sorununu kalıcı olarak çözmek. Enerji fiyatları kaynaklı olarak cari açıktaki seyrin geçici olduğuna, düzeleceğine inanıyoruz” diye konuştu.
Yeni modelle enflasyon zirveye yerleşti
Merkez Bankası, Erdoğan’ın zoruyla faiz indirim sürecine geçen yıl eylülde girmiş, hükümetin ihracatı artırarak enflasyonu düşürmeyi hedeflediği ‘yeni ekonomi modeli’ doğrultusunda politika faizi yüzde 19’dan yüzde 12’ye kadar çekildi. Bu dönemde planlananın aksine resmi yıllık enflasyon yüzde 19,6’dan yüzde 80,2’ye, dolar/TL’yse 8,5’ten 18,5’e çıktı.
Covid dönemindeki gevşek para politikası, tedarik zincirindeki zorluklar ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgali gibi nedenlerle dünya genelinde hem arz hem talep yönlü yüksek enflasyon baskısı hissediliyor. Öyle ki pek çok gelişmiş ülke son 30-40 yıllık dönemin en yüksek enflasyon oranlarına ulaştı. Merkez bankalarıysa buna Türkiye’dekinin aksine faiz artırarak yanıt veriyor.
Türkiye’deyse enflasyon büyük oranda aşırı gevşek para politikasından kaynaklanıyor. ‘Enflasyon ligi’nde yüzde 80’le dünya genelinde altıncı sırada yer alan Türkiye, G20 ülkeleri ve Avrupa genelinde açık ara zirvede. OECD’nin G20 ülkeleri için enflasyon tahmini 2022 için yüzde 8,2 ve 2023 için yüzde 6,6. Türkiye için beklentiyse yüzde 70 civarı.
Eski Hazine müsteşarı Mahfi Eğilmez’e göre bu süreçte MB faize hiç dokunmasaydı enflasyon yüzde 25, dolarsa 11,5 veya 12 TL olurdu.
Bu dönemde Türkiye’nin kredi risk primiyse (CDS) 900’ü aşarak 2008’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Cari açık yüzde 168 arttı
Beklendiği gibi yeni modele geçilmesiyle döviz bolluğu da olmadı. Merkez Bankası’nın verilerin göre, cari açık 2022’nin ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 168 artarak 36,67 milyar dolar oldu. Temmuzdaki cari açık 3,6 milyar dolarlık beklentiyi aştı.
Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre de, ağustosta dış ticaret açığı geçen senenin aynı ayına göre yüzde 161,8 artarak 11,28 milyar dolar oldu.
İktidarın iddia ettiği gibi yeni modelle ihracat arttı ama ithalat çok daha fazla arttı. Verilere göre, ihracat yüzde 13,15 artışla 21,3 milyar dolar, ithalat yüzde 40,8 artışla 32,6 milyar dolar oldu.
Ekonomide durgunluk beklentileri
Sanayi üretimiyse temmuzda bir önceki aya göre yüzde 6,2’yle beklentilerden hızlı daralmıştı.
Hatta süpriz şekilde iki ay üst üste faiz indiren MB buna ekonomik aktivitedeki yavaşlamayı neden göstermişti. MB raporunda şunlar kaydedilmişti: “Temmuzda tatil nedeniyle çalışılan gün sayısının resmi verilerin yansıttığından daha az olmasının sanayi üretimini olumsuz etkilediğini düşünüyoruz. Ancak öncü göstergeleri de dikkate aldığımızda aktivitede yavaşlamanın üçüncü çeyrekte netleştiği görülüyor.”
OECD’nin son raporuna göre Türkiye’de ekonomik büyüme hız kesecek ama enflasyon yüksek kalmaya devam edecek, yani yüksek enflasyona durgunluk eşlik edecek.