Gün intikam alma değil, çözüm üretme günü

Oy verdiğimiz partiden bağımsız olarak, dolar 3’e doğru giderken hepimiz kaybediyoruz. Tekrar bir kriz olursa seçmen bunun faturasını sadece AKP’ye değil, tüm partilere çıkarır.

Umut ile 'derin' tehlike arasında 7 Haziran sonrası

7 Haziran çoğulcu bir demokrasiye atılan ilk adım olduğu gibi, bizi 1990’lara döndürecek sürecin başlangıcı da olabilir.

HDP barajı nasıl yıktı?

Çözüm süreci, ama en azından çatışmasızlık süreci mutlaka devam etmeli. Bu noktadan geri dönüş yok. Geri dönüldüğü noktada hem doğuda hem de batıda kaybedilir.

Bu bir imdat çağrısıdır: Sonunda barış kazanacak

Sonda söyleyeceğimi başta belirteyim. Hiç evelemeden gevelemeden hem de. Bu bir imdat çağrısıdır. Bu tehdit altında oluşun tezahürüdür.

Nükleer enerji konusunda partilerin tavrı

Teknolojisini dahi üretemediğimiz bir enerji türünün topraklarımızda olması kabul edilemez. Siyasilerin başka amaçlarla istediği bu projelerin riski, hiçbir şey için alınmaya değmez.

Yeni Ortadoğu (4): IŞİD, El Nusra, Selefiler… Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek

Geçenlerde yayınlanan Libya belgelerinde ABD’nin IŞİD’in yayılışı karşısında gözlerini kapadığını öğreniyoruz. Afganistan’da yapılan yanlış da buydu. IŞİD, El Nusra ve benzeri anlayışlara göz yuman, ondan farklı amaçlarla medet uman hangi ülke olursa eninde sonunda silahın kendisine döndüğünü görecektir.

Sahte entelektüel

Koalisyon kurulamıyorsa ille de erken seçime gidilmez. AKP karpuz gibi ortadan ikiye bölünür. Ayrılanların kuracağı bir merkez sağ parti CHP-HDP, ya da CHP-MHP ile koalisyona gider.

Diyarbakırlı ne ister?: 'Baraj aşılsın, süreç sürsün' ister

Diyarbakır son dönemin en sessiz, ama en heyecanlı seçimine hazır. Gözlerse Türkiye’nin bütününden gelecek sonuçlarda.

Bir 'politik cumartesi' ya da İstanbul'un orta yerinde iki miting

HDP seçmeninin hala umuda ihtiyaç duyduğuna ve müthiş heyecanlı olduğuna, AKP seçmeninin ise hafiften sıkıldığına ve artık özgüven pompalamalarına ihtiyacı olmadığına ikna oldum.

Gezi sonrası Türkiye: İki senede ne değişti, neler değişecek?

Gezi hareketi Türkiye siyaseti tam anlamıyla yeniden şekillendirdi. Siyaseten sürekli kazanan konumunda olan Erdoğan ve AKP, Gezi olaylarındaki tutumuyla ilk defa kaybedenler kulübüne adım attı ve oradan bir daha da çıkamadı.