HDP’li Aysel Tuğluk’un annesinin cenaze törenine yapılan saldırıyla ilgili tutuklanan üç sanık ilk duruşmada serbest bırakıldı.

Ankara’da hayatını kaybeden Tuğluk’un cenazesinin getirildiği İncek mezarlığında bir grup saldırıda bulunmuş, aile de cenazeyi gömüldüğü mezardan çıkararak Dersim’e göndermişti.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ‘cenazeye saldırı’nın yankıları sürerken Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’ı arayarak, saldırganların, ‘Burası Sünni mezarlığıdır, Aleviler buraya defnedilemez. Burası Türk toprağıdır, Ermeni toprağı değildir, burada Ermenileri istemiyoruz’ diye slogan atmadıklarını, mezhebi ve etnik ayrımcı sözler sarf edilmemişken, edilmiş gibi yansıtılmasının tehlikeli noktalara gidebileceğini savunmuştu.
Daha sonra ise saldırganlardan biriyle karakolda gülümseyerek fotoğraf çektirdiği ortaya çıkan Soylu, bu kişiyi de ‘mahalle eşrafı’ sandığını öne sürmüş, ancak fotoğraftaki kişi ifadesi alındıktan sonra tutuklanmıştı.
Bakanı bizzat cenaze saldırganı yalanlamıştı: “‘Burası Ermeni mezarlığı değil’ dedim.”
Avukatlara ret
Evrensel’in haberine göre, ilk duruşma Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Avukatlar, iddianamenin yetersiz olduğuna dair beyanlarda bulunmak istedi ancak hakim avukatların beyanda bulunmasına ‘usul kurallarını’ gerekçe göstererek reddetti. Avukatların sesli ve görüntülü kayıt yapılması talebine mahkeme heyeti, “Duruşma salonunda sesli ve görüntülü kayıt sistemi bulunmuyor” sözleriyle cevap verdi.
‘Şehit cenazelerinden sıkıldığımız için yaptık’
Saldırı sonrası bakan Soylu’yla fotoğrafı ortaya çıkan Murat Alp, “Nejat Abi, ‘Bu cenazenin sahibi kim? Bu cenazeyi buraya gömmeyin’ diye rica etti” dedi. Daha sonra uzun boylu takım elbiseli bir cenaze yakınının kendilerini tehdit ettiğini savunan Alp, “Takım elbiseli bir kişi Nejat Abi’ye ‘Sen kimsin?’ dedi. Tehdit etti, küfür etti” şeklinde kendisini savundu.
“Cenazeyi terörist cenazesi diye biliyordum” diyen Alp, pişman olduğunu ve cenaze sahiplerinden özür dilediğini belirten Alp, “Her gün şehit cenazelerinden sıkıldığımız için bunu yaptık” diye konuştu.
Soylu’yla fotoğrafı ima edilerek, kendisiyle siyasi bir partiden yetkilinin görüşüp görüşmediği sorulan Alp, “Bu soruya cevap vermek istemiyorum” diye konuştu.
‘Kalabalığın yüzde 80’ini tanırım’

Tutuklu sanık Cemih Özdemir sorgusunda, “Mezarlığa terörist gömdüklerini söylediler. Kalabalığın yüzde 80’ini tanırım, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’ diye bağırdık. ‘Burası Ermeni toprağı değil Türk toprağı’ dedim. Pişmanım” dedi.
Sözleşmeli eleman olarak Gölbaşı Belediyesi’nde temizlik görevlisi olarak çalıştığını söyleyen Özdemir, avukatların “Sosyal medya hesabınız var mı?” sorusuna sinirlenerek, “Neden soruyorsunuz?” dedi. Özdemir, sosyal medya hesabının özel hayat olduğunu söyledi.
‘Tahminen bizden 100 kişi vardı’
Tutuklu sanık Barış Şimşek ifadesinde, “Mezarlığın etrafında kalabalığı görünce ben de gittim. ‘Terörist gömülüyor’ dediler. Ben de bağırdım, ‘Burada terörist cenazesi gömülmez’ diye” dedi. Karşı taraftan küfür edildiğini iddia eden Şimşek, “Ben de tahrik oldum, onlara küfür ettim. Köyümüzden bir sürü insan vardı. Hepsi slogan atıyordu” şeklinde konuştu.
Suçlu olduğunu kabul eden Şimşek, pişman olduğunu söyledi.
Olay yerine gittiğinde 20-30 kişilik polisin olduğunu söyleyen Şimşek, “Polis mezarlığın içindeydi. Tahminen bizden 100 kişi vardı” dedi.
Polislerin kendilerini uyarmadığını söyleyen Şimşek, “Çok sonra söylediler bir anne cenazesi olduğunu” diye konuştu.
Mahkeme heyeti, tutuklu üç sanığın tahliyesine karar verdi.