Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun günlüklerinden esinlenerek hazırlanan ‘Frida Kahlo’nun günlükleri’ sergisi Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sanatseverlerle buluştu.

Proje yönetmenliğini Cengiz Ayyıldız ve Koray Özdemir, eş küratörlüğünü Ayşe Demirci ve Dilay Duman’ın yaptığı, fiziksel ve dijitalin kombinasyonu sergi, Kahlo’nun içsel dünyasına ve sanatsal yolculuğuna bakış açısı sunuyor.
Ayyıldız, Kahlo’nun yalnızca sanatına atıfta bulunan ya da onunla ilgili veren bir sergi olmadığının altını çizerek, hayatının da sergide anlatıldığını belirtti.

Ayyıldız, Kahlo’nun birçok kişiye ilham olduğunun altını çizerek şunları söyledi:
* İlk sergimizi Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirmiştik. Yaklaşık bir ay boyunca İstanbul’da ziyaretçileriyle buluşmuştu. Çok yoğun bir ilgi vardı.

* 50 binin üzerinde ziyaretçi ağırladık. Daha sonra da Antalya’da yine festival kapsamında orada da 20 bin küsur ziyaretçiye ulaştı.
* Dolayısıyla bu çok yoğun ilgi üzerine sergiyi özellikle İstanbul’daki sanatseverlerle bir kez daha buluşturmak istedik.

İlk açıldığında yoğun ilgi gören sergi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Türkiye Kültür Yolu Festivali’ kapsamında İstanbul ve Antalya’da sanatseverlerle buluşmuştu. Sergiyi iki ayda 70 binin üzerinde kişi ziyaret etmişti.

Sergi 23 Mart’a kadar AKM’de görülebilir.
Frida Kahlo kimdir?
1907’de Meksika’da doğan Frida Kahlo, yaşamını çok büyük sağlık sorunlarıyla mücadele ederek sürdürdü.
Henüz altı yaşında geçirdiği çocuk felci nedeniyle bir bacağını tam olarak kullanamayan Kahlo, 18 yaşında geçirdiği trafik kazasından sonra da 32 kez ameliyat oldu ve uzun süre yatağa mahkum kaldı.
Kahlo, ailesinin teşvikiyle resim yapmaya başladı. Babası, resim çizebilmesi için kızının yatağının bulunduğu odanın tavanına ayna taktırınca, Kahlo bu zorluklardan güçlü bir sanatçı olarak çıktı.
Yatakta aynadan gördüklerini çizmeye başlayan sanatçının 143 eserinden 55’i fiziksel yaraların dışavurumuyla tablolarına yansıdı.
Yaşadıklarına rağmen hayatı boyunca güçlü ve kararlı olan Kahlo, Meksika kültürünü yansıtan eserleri ve özellikle kadınlara ilham veren güçlü duruşuyla dünya sanat tarihine damga vurdu.