Eski AKP’li bakan Hüseyin Çelik, Yargıtay’ın Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunma kararını ‘militan yargı’ya bağladı.

AYM hükümlü milletvekili Can Atalay’ın tahliye edilmesi yönünde karar almıştı. Yerel mahkeme, kararın gereğini yapmak yerine topu Yargıtay’a atmıştı. Yargıtay’sa karara uyulmamasına, Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine ve tahliyesi yönünde oy veren AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına hükmetmişti.
Kararı hukukçular ve muhalif siyasiler tarafından ‘yargı darbesi’ olarak yorumladı. Hatta eski adalet bakanı ve AKP’nin hukuk kurmayı bile eleştirel yaklaştı. Buna karşılık Yargıtay’a ‘Saray’dan tam destek geldi.
Twitter hesabından paylaşım yapan eski AKP’li bakan Çelik ise şunları dedi:
“Yıllar yılı başını Vural Savaş, Sabih Kanadoğlu, Yekta Güngör Özden, Nuh Mete Yüksel ve benzerlerinin başını çektiği, vesayetçi güçlerin güdümündeki Kemalist militan yargıdan çektik. Tam vesayetler kalktı derken, bu sefer biz kendi militan yargımızı oluşturduk. Helal olsun bize!
Bu yargıya ve anlayışa sahip olunan ülkede bir de kalkmış, AB’nin eleştirilerine karşı efeleniyoruz. Aynada kendimizle yüzleşmek için vakit geldi geçiyor bile. Cumhuriyet’in 100’üncü yılı değil de 1000’inci yılı olsa ne yazar? Cumhuriyet, cumhuriyet olmadıktan sonra yaşının ne önemi var? Unutmayalım ki Suriye, İran, Irak, Libya, Kuzey Kore, Çin, Rusya, Küba, Venezuella da cumhuriyettir.”
Ne olmuştu?
25 Ekim’de AYM Gezi Parkı davasından 18 yıl hapse mahkûm edilen avukat Can Atalay Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay milletvekili seçildi. Yargı ve yasama adım atmayınca Atalay, AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. AYM de Atalay’ın ‘seçilme ve siyasi faaliyette bulunma’ ve ‘kişi hürriyeti ve güvenliği’ hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Yüksek mahkeme ayrıca ihlalin ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına, yargılamada durma kararı verilmesine ve hükmün infazının durdurularak Atalay’ın tahliye edilmesine karar verdi.
AYM kararı, 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne 27 Ekim’de ulaştı, kararı uygulaması beklenen mahkeme topu Yargıtay’a attı. İhlalin Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi’nin kararından kaynaklandığı savunuldu, gereğini aynı dairenin yapması gerektiği belirtildi.
Yargıtay başsavcılığı Atalay’ın ‘yasama dokunulmazlığı’ndan yararlanamayacağını savunmuş, gerekçe olarak Atalay hakkındaki soruşturma ve yargılamanın milletvekili seçilmesinden önce başlamasını gösterdi.
Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi tahliye talebinin reddine, Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi için kararın TBMM’ye gönderilmesine, dahası ‘anayasa hükümlerini ihlal ettiği’ gerekçesiyle tahliye yönünde oy kullanan AYM üyeleri hakkında Yargıtay başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti.