Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Heyet Tahrir eş-Şam’ın (HTŞ) Halep’teki ilerleyişiyle ilgili “Gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz” dedi.

‘Tel Rıfat ve Münbiç’te Türkiye’yi hedef alan saldırıları da dikkatle izliyoruz’
Keçeli, HTŞ’nin Halep’teki ilerleyişiyle ilgili “Yaşanan çatışmalar, bölgedeki gerginliğin istenmeyen şekilde artmasına sebep olmuştur” dedi.
Türkiye’nin önceliğinin bölgedeki sükunet olduğunu söyleyen sözcü, ‘Tel Rıfat ve Münbiç’teki terör gruplarının sivil halkı ve Türkiye’yi hedef alan saldırılarındaki artışı da dikkatle’ izlediklerini belirtti.
Keçeli’nin X hesabından açıklaması şu şekilde:
“Sınırımızın sıfır noktasında bulunan İdlip ve mücavir bölgede sükunetin muhafazası ülkemiz açısından öncelikli bir meseledir.
2017 yılından bu yana, İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesi’yle ilgili bazı mutabakatlar tesis edilmiştir. Türkiye, taraf olduğu mutabakatların gereğini hassasiyetle yerine getirmektedir.
İdlip’e yönelik son dönemdeki saldırıların, Astana mutabakatlarının ruhuna ve işleyişine zarar verecek boyuta ulaştığı ve ciddi sivil kayıplara yol açtığı konusunda gerekli uyarıları çeşitli uluslararası platformlarda yapmış ve bu saldırıların durdurulması gerektiğini kayda geçirmiştik. Nitekim, son günlerde yaşanan çatışmalar, bölgedeki gerginliğin istenmeyen şekilde artmasına sebep olmuştur.
Yeni ve daha büyük istikrarsızlıklara yol açılmaması ve sivil halkın zarar görmemesi, Türkiye bakımından büyük önem teşkil etmektedir.
Diğer taraftan, mevcut istikrarsızlık ortamından istifade etmeye çalışan Tel Rıfat ve Münbiç’teki terör gruplarının sivil halkı ve Türkiye’yi hedef alan saldırılarındaki artışı da dikkatle izliyoruz. Bu bölgelerdeki terörist varlığının sonlandırılması amacıyla paydaşlarla daha önce varılan mutabakatların gereğinin yerine getirilmemiş olması endişelerimizi artırmaktadır.
Gelişmeleri, Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğüne atfettiğimiz önem ve terörle mücadeleye verdiğimiz öncelik çerçevesinde çok yakından takip ediyoruz.”
Ne olmuştu?
2018’de Türkiye’nin de terör örgütü olarak tanımladığı HTŞ, 27 Kasım’da Halep’in batı kırsalında Suriye ordusuna yönelik saldırı başlatmıştı.
Halep’in merkezine doğru hızla ilerleyen örgüt, Halep ve İdlib’te toplam 70’ten fazla yerleşim yeri ve noktayı kontrolüne aldı.
Bu sabah (29 Kasım) itibarıyla Halep’in dış mahallelerinde çatışmalar yoğunlaştı. HTŞ burada en büyük yerleşim birimlerinden Anadan ve Bilimsel Araştırma Merkezi’ni ele geçirdi. Merkezde varil bombaları ve topçu bataryaları gibi önemli askeri malzemelerin üretildiği söyleniyor.
Örgütün İdlib ve Halep cephe hatlarında kontrolüne aldığı alan 550 kilometrekareye ulaştı. Halep’in banliyöleri ve merkezinde yaşayanlarsa başkent Şam’a doğru kaçmaya başladı.
HTŞ nedir, nereyi kontrol ediyor?
Suriye’nin Türkiye sınırındaki İdlib, Esad karşıtı silahlı cihatçı grupların ellerinde kalan son kaleleri.

Şam yönetiminin 2015’te kontrolünü kaybetmesinden bu yana İdlib’i birçok rakip muhalif grup kontrol etti. İdlib’in hakimiyeti şu an HTŞ’nin elinde.
HTŞ’nin eski ismi ‘Nusra Cephesi’ydi.
Suriye’deki muhalif gruplar El Kaide bağlantıları sebebiyle Nusra Cephesi’yle işbirliği yapmayı reddederken, örgüt 2017’de El Kaide’yle bağlarını kopardığını açıklamıştı.
HTŞ bağımsız olduğunu, herhangi bir dış güçle bağlantısı bulunmadığını ve küresel cihat hedefleri olmadığını iddia ediyor. Ancak Birleşmiş Milletler (BM), ABD ve Türkiye, HTŞ’nin El Kaide ile bağlantısı olduğunu düşünüyor ve HTŞ’yi terör örgütü olarak sınıflandırıyor.
HTŞ, Türkiye destekli silahlı grupların çoğunu İdlib’den çıkardıktan sonra İdlib’de fiili idari kontrolü ele aldı.
Şam yönetimine muhalif Türkiye’yle Şam yönetiminin müttefikleri Rusya ve İran, 2017’de Kazakistan’ın başkenti Astana’daki görüşmelerinde çatışmaları azaltmak için İdlib’in de aralarında bulunduğu çatışmasızlık bölgeleri oluşturma kararı aldı.
Sonraki yıl Rusya’yla Türkiye, İdlib’de muhalifler ve Suriye Ordusu arasında tampon bölge oluşturmak üzere anlaştı.