Murat Sevinç

Mülkiyeli. Anayasa hukuku, tarihi ve Türkiye'nin siyasal yaşamına odaklandı. 2017'de Barış İmzacısı diye üniversiteden atıldı. 2024'te iade edildi. Kitapları da var. Köşe yazısı yazmaya Radikal İki'de başladı, 2014'ten beri Diken'de.

Metroda 'kadın' görevliye yönelik saldırı üzerine…

Gözle görülür dinselleşmeyi ve sırtını devlete/bir partiye dayamış olanların kontrolsüz özgüvenini yansıtan olaylar/durumlar/gelişmeler üzerine yazılması, özellikle son zamanlarda “Gündem değiştirmeye çalışıyorlar, sakın oyuna gelmeyin” tepkisiyle karşılanıyor.

Tek karakter, tek renk, tek internet, tek sözleşme, tek…

Yıllar önce Anayasa Mahkemesi (AYM), özellikle parti kapatma davalarında bir klişeyi olur olmaz sarf etmeyi çok severdi: “Devlet tektir, ülke tümdür, ulus birdir.” Yaşını başını almış anayasa hocalarımız kendi aralarındaki sohbetlerde bunlara ‘düm-te-ka' kararlar derdi!

Cânım Hamza, senin hakkın bana haram, iki elin yakamda olsun…

Döverek öldürmüşler… Döverek. On yedi yaşında bir çocuğu döverek öldürmüşler. Daha önce yaptıkları gibi. Başka çocuklara, başkalarının evlatlarına yaptıkları gibi.

Büyük oyunu görüp bozma telaşından, oyun kuramayan muhalefet!

Milyonlarca yurttaştan biri olarak asıl sorunum şu: Oyun bozmaktan helak olmuş muhalefet partileri, ‘devamı geldiğinde’ ne yapacak?

Yahu gündem değiştiriyorlaaaar!

İktidar tarafından ‘milli’ sözcüğüyle çerçevelenen hemen her konuda yanlarında durdunuz ve duruyorsunuz, bu çok ciddi bir açmaz değil mi? En az yirmi saniye, parmakların arasını da sıcak suyla…

Sahi, ben ne çektim bu memlekette?

Okuduğunuz satırları bir 'Sünni-Türk-erkek' yurttaş olarak kaleme alıyorum…

Meral Akşener'in 'emanet ettiği' kürsü…

‘Gezi’ parkı ve park forumları, geleceğin yönetim şeklidir, tercihidir, üslubudur! O park forumlarına bir kez tanık olan, artık tek sesliliği kabullenemez. Kabullenmeme, başka bir dünyanın mümkün olabileceği tahayyülü, biraz da ‘tanıklıkla’ ilgili. Duymakla, görmekle, yaşamakla, dâhil edilmekle, dâhil olmakla, karşılaşmakla…

Son yirmi yılda herkes biraz değişmek zorunda kaldı…

Seksen milyonda bir yurttaş ve sosyalistçe eşitlik talep eden seçmen olarak, yeni partilerden, lider kadrolarından beklentim yok.

HDP Türkiye partisi olsun ama çok da olmasın!

HDP etnik siyaset yapmamalı. Başka çaresi yok ki, sonuçta Kürt partisi. HDP’ye Kürtler oy vermiyor yalnızca, her kesimden oy alabiliyor. İyi de daha çok Kürtler oy veriyor, yani Türkiye partisi olması mümkün değil. Etnik siyaset Türkiye’yi böler, bu yüzden terk edilmeli. Terk edemezler ama. Terörle arasına mesafe koymalı. E HDP’nin bağı var mı ki terörle? Yoktur herhalde, olsa kapatılıp yasadışı ilan edilirdi.

Zaman ve sıkışmışlık hissi, her şeyi unutturup olağanlaştırır mı?

‘Hatalar yapıldı’ demekle, ‘hatalar yaptık’ diyebilmek arasında dağlar kadar fark, iki ayrı kültür, iki ayrı siyaset yapma biçimi, iki ayrı dünya ve iki ayrı ‘vaat’ var. Şu ana dek her iki partinin genel başkanı da, AKP içindeki yıllarında ‘başkalarının’ hatalarını engellemeye çalıştıklarını söylemekle yetindi.

İki HDP'linin vekilliğinin düşürülmesine dair zorunlu bir 'düzeltme' yazısı!

Okuyacağınız kısa yazı, son yazıma dair bir düzeltme ve özürdür.

Berberoğlu'nun milletvekilliği düşürüldü; o esnada bir iki kişinin daha düşürülmüş!

Tepesini attırmasınlar CHP’lilerin, vallahi şakkadanak iki anayasa birden bırakırlar o kapıya!