Psk. Dr. Feyza Bayraktar

Susturulan ses daha gür çıkar

Haksız yere tutuklanan gazeteciler, entelektüeller ya da siyasiler için hapishaneler, görünürde insanı susturur; gerçekte ise direnişi büyüten bir yankı odasına dönüşür.

İknanın psikolojisi: Zihin nasıl teslim olur?

Her gün binlerce karar veriyoruz: Ne satın alacağımıza, ne okuyacağımıza, kime inanacağımıza, kimi savunacağımıza… Bu kararların çoğunu kendi irademizle verdiğimizi sanıyoruz. Oysa zihnimiz, dışarıdan gelen ince yönlendirmelerle çoktan şekillenmiş olabilir.

Ekonomik kriz, ahlaki çöküş

Kasalar dövizle dolu olabilir, ama eğer toplumda ahlak tükenmiş, vicdan susmuş, adalete inanç sarsılmışsa o ülke çoktan iflas etmiştir.

Boş koltuk, susturulamayan ses

Bir toplumun sesini kısarsanız, yalnızca sözünü değil, ruhunu da çalarsınız. Bu kişisel değil; sistematik, politik ve psikolojik bir susturma biçimidir. Susturulan bir ses yalnızca bir fikre değil, o fikrin taşıdığı hakikate yapılan bir saldırıdır...

Sessiz çöküş: Anoreksiya nervoza

Anoreksiya nervoza, görünüşte bir kilo kontrolü çabası. Gerçekteyse, insanın dünyayla ilişkisini yeniden kurmaya çalıştığı radikal bir yöntem

İnsan aynı anda iki kişiyi sevebilir mi?

Erich Fromm'ın söylediği gibi; “Aşk sadece bir duygu değil, bir irade eylemidir.” Ve dolayısıyla bu irade, çoğunluğu değil, bütünleşmeyi gerektirir.

Mutluluk pazarlama

Günümüz dünyasında ‘mutluluk’ kavramı, pazarlanabilir bir ürün haline geldi. Reklamlar, algoritmalar ve sosyal medya bu kavramı hazla eşanlamlıymış gibi sunuyor.

Bağıran lüks, suskun zarafet

Görgü nedir? Neden bazı insanlar zengin doğduğu hâlde görgüsüz kalır? Ve neden bazıları görgüsüzlüğe özenerek benliğinden uzaklaşır?

Bir bildirimlik ilişki

Sabahları “Günaydın” mesajı alan biri geceyi bir başkasına “İyi geceler” yazarak kapatabiliyor. Ekranlar arası bu iletişim ortamında gerçek bir bağlılıktan söz etmek mümkün mü?

Bir uyanışın tarihi: 19 Mayıs

Tarihin bazı anları vardır; sadece bir milletin yönünü değil, ruhunu da değiştirir. 19 Mayıs 1919, işte tam da böyle bir andır.

Çocuk, sınırsızlıkta değil, sınırda büyür

Tıpkı bir bahçeyi koruyan çit gibi, sınır çocuğu hem sarar hem büyütür. Haritasız kalan bir çocuk, hayatın ilk çıkmazında yönünü kaybeder.

Anne dediğin başlangıçtır

Tüm bağlanma hikâyelerinin merkezinde, ilk temas noktamız olan anneler yer alır.