Mutluluk pazarlama
Günümüz dünyasında ‘mutluluk’ kavramı, pazarlanabilir bir ürün haline geldi. Reklamlar, algoritmalar ve sosyal medya bu kavramı hazla eşanlamlıymış gibi sunuyor.
Bağıran lüks, suskun zarafet
Görgü nedir? Neden bazı insanlar zengin doğduğu hâlde görgüsüz kalır? Ve neden bazıları görgüsüzlüğe özenerek benliğinden uzaklaşır?
Bir bildirimlik ilişki
Sabahları “Günaydın” mesajı alan biri geceyi bir başkasına “İyi geceler” yazarak kapatabiliyor. Ekranlar arası bu iletişim ortamında gerçek bir bağlılıktan söz etmek mümkün mü?
Bir uyanışın tarihi: 19 Mayıs
Tarihin bazı anları vardır; sadece bir milletin yönünü değil, ruhunu da değiştirir.
19 Mayıs 1919, işte tam da böyle bir andır.
Çocuk, sınırsızlıkta değil, sınırda büyür
Tıpkı bir bahçeyi koruyan çit gibi, sınır çocuğu hem sarar hem büyütür. Haritasız kalan bir çocuk, hayatın ilk çıkmazında yönünü kaybeder.
Anne dediğin başlangıçtır
Tüm bağlanma hikâyelerinin merkezinde, ilk temas noktamız olan anneler yer alır.
Dilsiz bir ülkenin çığlığı
Türkiye bugün yalnızca mutsuz değil; zihinsel olarak dağılmış, duygusal olarak taşkın, ruhsal olarak paramparça bir ülkeye dönüşmüş durumda.
Silmek isteseler de silemezler
Atatürk, yalnız tarihi bir şahsiyet değil, bir yön duygusudur. Bazı liderler bir döneme aittir, bazıları ise zamanın ta kendisidir.
Sadakatle kör edilmiş adalet
Adaletsizlik her zaman baskıyla değil, bazen de inandırılmış kalabalıklarla büyür. İnsan sadece korktuğu ya da çıkarları için susmaz; bazen inandığı için de görmez.
Adaletin susturulduğu yerde travma konuşur
Bir ülkede yöneticiler tutarsız konuşuyor, hukuki kararlar siyasal rüzgâra göre şekil değiştiriyorsa, insanlar kendi hayatları üzerinde hiçbir kontrol hissi taşıyamaz.
Dalkavukluk: Gerçeğin üzerine çekilmiş altın varak
Otoriter yapılarda doğruyu söylemek riskli, lideri övmek ise kazançlıdır. Dalkavukluk, bu eğilimin uç noktasıdır.
Gülmek yasaksa mizah direnir
Mizah, yaşanan travmatik olayları normalleştirmediği sürece halkı düşünmeye ve direnmeye motive eder. Çünkü mizah, sadece susturulamayan bir ses değil, aynı zamanda yarına dair bir umut, barışçıl bir meydan okumadır.