Hatırlıyor muyuz?
Bu kadar çok şeyi saklarken neden geçmişle bağımız zayıflıyor? Gerçekten hatırlıyor muyuz, yoksa yalnızca veriye mi erişiyoruz?
Bir ilüzyon: Çalışırsan başarırsın
Sürekli tırmanmamızı isteyen bir dünyada, bazen durmak da bir direniştir. Ve bazen zirveye çıkmak değil, nefes alacak bir vadi bulmak, insanın kendine verebileceği en büyük ödüldür.
Karar vermenin yorgunluğu
Sabah gözlerimizi açtığımız anda başlayan küçük tercihler zinciri, günün ilerleyen saatlerinde koca bir ağırlığa dönüşür.
Mutluluk dayatması
Bedenimiz nasıl diyet ve spor endüstrisinin hedefindeyse ruhlarımız da artık 'mutluluk endüstrisi'nin tüketicisi.
Alışkanlıklar özgürleştirir mi zincirler mi?
Alışkanlık sadece beynin tembelliği değildir; biyolojiden sosyolojiye, sanattan eğitime uzanan geniş bir kesişim alanında ortaya çıkan karmaşık bir olgudur. En önemlisi, alışkanlıklar bizi hem özgürleştiren hem de zincirleyen çelişkili yapılar olarak karşımıza çıkar.
Bitmeyen siyasal alarm toplumu yordu
İnsan zihni kısa süreli tehditlere dayanıklıdır; tehlike geçince toparlanır. Fakat alarm hiç susmazsa sinir sistemi kendini korumak için enerji tasarrufuna geçer; dikkat daralır, duygular küntleşir, ilgi geri çekilir.
'Ben' diyemeyenler
Başkalarının derdine koşmak elbette değerlidir. Ama sınır aşıldığında kahramanlık yalnızlığa, erdem tükenişe dönüşür.
Kendinden kaçmanın bir yolu: Ertelemek
Ertelemek, çoğu zaman bir takvim sorunu değil, hayatımıza imza atmaktan duyduğumuz korkudur.
Dikkat: Yok olmak üzere!
Ortalama odak süremiz, bir Japon balığınınkinden bile kısa. Okuyamamak sadece kişisel bir eksiklik değil, uygarlığın zihinsel derinliğini yitirmesi.
Sahte diplomalar, kağıttan güven
Güven bir köprüyse sahte diplomalar onun taşıyıcı ayaklarını yıllarca fark edilmeyen bir pas gibi kemiriyor.
'Ben böyleyim, çünkü…': Psikoloji diline sıkışan hayatlar
İnsan ruhu bir kutu değil, bir evrendir. Onu birkaç etiketle tarif edemeyiz. Daha az etiket, daha çok empati. Daha az genelleme, daha çok bağlam.
Kökler ve kodlar: Halkın liderlik ve sistem algısı
Muhalefet, parlamenter sisteme dönüşü savunurken yalnızca 'tek adam yönetiminin risklerini' değil, demokrasinin özünü anlatmalıdır. Bunu kuru bir ders gibi değil; halkın kültürel kodlarına hitap eden bir dille yapmalıdır.