Adli Tıp Kurumu, Ayşe Barım’ın sağlık durumunun cezaevinde kalmaya uygun olmadığını bildirdi.

Barım, 1 Ekim’de ‘hükümeti yıkmaya teşebbüs’ten yargılandığı davanın ikinci duruşmasında tahliye edilmişti.
Mahkeme, Barım’ı ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla serbest bırakmıştı.
İstanbul başsavcılığı 2 Ekim’de bu karara itiraz etmişti.
İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi kararını yerinde bulmuş ve itirazı değerlendirmesi için 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne yolllamıştı.
Bu mahkeme de itirazı ‘haklı bulmuş’ ve Barım’ın yeniden tutuklanmasına karar vermişti.
Tutuklama kararı kaldırıldı
27 Ocak’tan bu yana bir gün hariç tutuklu olan Barım için Adli Tıp Kurumu raporunda cezaevinde kalmasının uygun olmadığı belirtildi.
Anadolu Ajansı adliye muhabiri Zeynep Yeşildal’ın aktardığına göre raporda Barım’ın ‘hastane şartlarında tedavisine devam edildiği, dosyadaki mevcut belgelerine göre halihazırda hastane şartlarında tedavisine devam edilmesi gerektiği, cezaevi şartlarında kalmasının sağlığı açısından uygun olmadığı’ söylendi.
Rapor sonrası Barım hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı kaldırıldı.
Yakınları ve avukatları birçok kez Barım’ın ciddi kalp problemleri olduğunu, ağır kalp ameliyatları geçirdiğini söylemişti.
Ne olmuştu?
TV100 yazarı Fuat Uğur, 27 Eylül 2024’te bazı yapım şirketleri ve ajanslara ‘kartelleşme ve piyasadaki hakimiyetlerini kötüye kullanma’ gerekçesiyle baskın yapıldığını yazdı.
Aylar sonra birçok ünlü oyuncunun menajerliği yapan ID İletişim’in kurucu ortağı Ayşe Barım ilk olarak sektörde tekelleşmeye neden olduğu ve kendisine karşı çıkan oyuncuları piyasadan uzaklaştırdığı iddialarıyla gündeme geldi.
8 Ocak’ta Rekabet Kurulu, kast ajanslarının ‘Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal edip etmediğine dair araştırması neticesinde elde edilen bilgi ve belgeleri yeterli bulup 21 şirkete soruşturma açtı. Bu şirketler arasında ID İletişim de vardı.
10 Ocak’ta İstanbul başsavcılığı re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatarak Barım’ın yurt dışına çıkmasını yasakladı. Üç gün sonra Barım’ın yurt dışına çıkması yasaklandı.
Başsavcılık, 26 Ocak’ta Barım hakkında yazılı ve görsel basındaki iddiaları esas alarak bu sefer ‘Gezi Parkı olaylarının planlayıcılarından olduğu’ gerekçesiyle re’sen soruşturma başlattı.
Barım 27 Ocak’ta gözaltına alındı. Aynı gün, ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım’ suçlamasıyla tutuklanması istendi. Başsavcılığın sevk yazısında, Gezi eyemleri için, ‘dönemin meşru hükümetini ortadan kaldırma amacına yönelik ve amaca matuf elverişli eylemleri barındıran kalkışma hareketi’ dendi.
Barım 27 Ocak gecesi 4’üncü Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı.
Süreçte menajerliğini ID İletişim’in yaptığı birçok oyuncunun ifadesi alındı.
Barım’ın avukatı sulh ceza hakimliğine başvurarak tutukluluğa itiraz etti. Hakimlik itirazı reddederek Barım’ın tutukluluğunun devamına karar verdi.
Barım’ın avukatı bunun üzerine müvekkilinin tutukluluğuna yeniden itiraz ederek bu sefer Asliye Ceza Mahkemesi’ne başvurdu.
17 Şubat’ta asliye ceza mahkemesi, Barım hakkında tahliye kararı verdi. Ancak İstanbul başsavcılığı, Barım tahliye edilmeden karara itiraz etti. Başsavcılığın talebini yerinde bulan ağır ceza mahkemesi, Barım’ı yeniden tutuklama kararı aldı.
29 Nisan’da İstanbul başsavcılığı Barım’ın ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım’ suçundan 30 yıla kadar hapsi istenen iddianameyi tamamlayıp İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.
Barım, 1 Ekim’de tahliye edildi. 2 Ekim gecesi yeniden tutuklandı.