Adli Tıp Kurumu raporunda eski ulaştırma bakanı ve Süleymancılar cemaatinin lideri Arif Ahmet Denizolgun’un yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasından öldüğü belirtildi.

Denizolgun, 7 Eylül 2016’da evinde ölü bulunmuştu. Adli Tıp Kurumu’nun 8 Eylül 2016’daki raporunda ölümün patolojik (travmatik olmayan) beyin kanaması sonucu meydana geldiği belirtilmişti.
Denizolgun’un ölümü, İstanbul başsavcılığının ağustosta başlattığı Süleymancılar cemaati odaklı soruşturmayla yeniden gündeme gelmişti. 19 Ağustos’ta Denizolgun’un mezarı açılarak örnekler alınmış, bilirkişi ölümü ‘şüpheli’ bulmuştu.
‘Ağız burun kapama ve zehirlenmenin tıbbi delili yok’
Fethi kabirden alınan örneklerin incelenmesiyle hazırlanan Adli Tıp Kurumu raporunda, tiroid kartilajda kırık tespit edildiği, kırığın mezara gömme ve çıkarılma işlemi sırasında oluştuğu belirtildi.
Tiroid kartilaj, boynun ön kısmındaki, gırtlağın en büyük ve en belirgin kıkırdak yapısı. ‘Adem elması’ diye de biliniyor.
Raporda, göğüs bölgesinde tanımlanan üç ekimozun (morluk veya çürük) ölümünden önceki üç ila 14 günlük zamanda oluştuğu, ancak ölüm meydana getirebilecek nitelikte olmadığı belirtildi.
Raporda şu ifadelere yer verildi:
“Kişinin ağız burun kapama, boyna bası ve göğse bastırılarak öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, kişinin travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, otopsisinde ve fethi kabir suretiyle elde edilen dokularında tespit edilen ağır metallerin normal düzeylerde olduğu, aranan diğer toksik maddelerin bulunmadığı dikkate alındığında, kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, ölümünün kesin olmamakla birlikte 6 Eylül 2016’da meydana gelmiş olabileceği, yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu mütalaa edilmiştir.”
Ne olmuştu?
Süleymancılar cemaatinin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu eski ulaştırma bakanı Denizolgun, 8 Eylül 2016’da ölünce cemaatin başına Ali Erhan (Alihan) Kuriş geçmişti.
Kuriş, Süleymancılar odaklı soruşturmada 16 Ağustos’tan bu yana tutuklu. Hilmi Tuna Kuriş’se 26 Ağustos’ta tutuklandı.
Denizolgun’un mezarı 19 Ağustos’ta açılarak incelenmişti. Bilirkişi raporunda ölümün ‘şüpheli’ bulunduğu belirtilmişti. Raporda Denizolgun’un ağız ve burnu kapatılarak ‘kasten öldürülmüş olma ihtimalinin dışlanmasının mümkün olmadığı’ vurgulanmıştı. Peşinden Bakırköy başsavcılığı Kuriş ve şüphelilere ‘adam öldürme’ suçlamasıyla soruşturma başlatmıştı.