Bilirkişi raporu, ulaştırma bakanlığı da yapan Süleymancılar cemaatinin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un ağız ve burnu kapatılarak kasten öldürülmüş olma ihtimalinin dışlanmasının mümkün olmadığını vurguladı.

Süleymancılar cemaatinin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Denizolgun, 8 Eylül 2016’da ölünce cemaatin başına Ali Erhan (Alihan) Kuriş geçmişti.
Süleymancılar odaklı soruşturma sürerken cemaate liderlik eden Denizolgun’un mezarı 19 Ağustos’ta açıldı. Bilirkişi tarafından yeniden yapılan değerlendirmede Denizolgun’un ölümü şüpheli bulundu. Bakırköy başsavcılığı bugün ‘şikayet edilen’ Alihan Kuriş ve şüphelilere ‘adam öldürme’ suçlamasıyla soruşturma başlatıldığını duyurdu.
25 Ağustos’taki bilirkişi raporu, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlandı.
Raporda 2016’daki otopsiye ait 145 fotoğraf ve video görüntüsü, dönemin Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri, 19 Ağustos 2026’daki fethi kabir tutanağıyla soruşturma dosyasındaki diğer adli tıbbi belgeler birlikte değerlendirildi.
‘Ağzı ve burnu yastıkla kapatılıp öldürülmüş olması mümkün’
Bunun sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
* Arif Ahmet Denizolgun’un otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarında sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan yaklaşık 4×6 santimetre, 3×5 santimetre, 2×4 santimetre ve 1×2 santimetre boyutlarında dört ayrı ekimotik alan bulunuyor.
* Bu alanların altındaki dokularda da kanama görülmesi, bu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini gösteriyor. Lezyonların büyüklüğü ve göğüsteki yerleşimleri dikkate alındığında, bir kişinin göğse diziyle basıp ağız ve burnu bir yastıkla kapatarak nefessiz bırakması şeklindeki bir ölüm mekanizması mümkün.
* Mevcut bulgular ve otopsi tarihindeki ileri derecedeki çürüme durumu göz önüne alındığında Arif Ahmet Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanması mümkün değil.
‘2016’daki otopsi raporu eksik’
Bilirkişi tespitlerini şöyle sürdürdü:
* 2016’da düzenlenen otopsi raporunda ölüm ‘beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm’ olarak değerlendirilse mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan beyin kanaması sonucuna ulaşılmasını sağlayacak yeterli objektif bulgu ortaya konulmamış. Bu yönüyle adli tıbbi eksiklik bulunuyor.
* 2016’daki incelemelerde Arif Ahmet Denizolgun’un dokuları ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlanmış. Fakat bu maddelerin düzeylerinin belirtilmediği için bunların ölüm üzerindeki etkilerinin mevcut verilerle objektif olarak değerlendirilemiyor.
‘Tıbbi özgeçmişi değerlendirilip yeni analizler yapılmalı’
Rapor şöyle sonlanıyor:
* Arif Ahmet Denizolgun’un ölüm nedeninin kesin olarak ortaya çıkarılabilmesi amacıyla tüm tıbbi öz geçmişinin değerlendirilmesi gerekiyor. 2016’daki otopsiden kalan şahit numuneler ile fethi kabir işleminin ardından alınan numuneler üzerinde yeni analizler yapılmalı. Bu incelemelerin ardından dosya Adli Tıp Kurumu 1 ve 5’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından müştereken değerlendirilmeli. Böylece ölüm nedeni ve şeklinin net ve objektif biçimde ortaya konulması gerekiyor.
Anadolu Ajansı (AA) ortaya konulan yeni bulgular doğrultusunda tıbbi incelemeler ve delil toplama işlemlerinin devam ettiğini yazdı.
Süleymancılar cemaati hakkında
Cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’dı. Tunahan, 1959’da ölünce başa damadı Kemal Kacar geçti. Kacar’ın 2000’de ölümünün ardından Tunahan’ın torunu Arif Ahmet Denizolgun liderlik koltuğuna oturdu. Denizolgun’un öldüğü 2016’da bu yana Tunahan’ın bir başka torunu Ali Erhan (Alihan) Kuriş cemaate liderlik ediyor.