Süleymancılar cemaatinin tutuklanan lideri Alihan Kuriş, emniyet ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini söyledi ve MASAK raporlarındaki para hareketleriyle tanık beyanlarına ilişkin iddiaları reddetti.

Ankara başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada 13 Ağustos’ta gözaltına alınan Kuriş dahil 32 kişi dün (16 Ağustos) tutuklandı.
Kuriş’e ‘çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlamaları yöneltiliyor.
Kuriş emniyet ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini belirtti.
Mimar olduğunu ve aylık ortalama 380 bin lira geliri bulunduğunu söyledi. Babasından kalan miras gayrimenkullerin yanısıra Sakarya Erenler’de bir ofis hissesi, Çamlıca’da üç katlı bir ev ve Kısıklı’da aile fertleriyle hisseli 450 metrekarelik bir arsasının olduğunu anlattı.
Şirket ortaklıkları ve ticari faaliyetleri hakkında detay veren Kuriş, 2005’te kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’le kurdukları ve halen yüzde 51 hissesine sahip olduğu Altun Mimarlık İnşaat firmasında aktif olarak faaliyet gösterdiğini belirtti.
‘İthamları bir itibar cellatlığı olarak değerlendiriyorum’
Kuriş’e soruşturma kapsamında suça konu şirketlerle ilişkisi soruldu.
Dosyada adı geçen çok sayıda kişiyle ilişkisinin çoğunlukla sosyal çevre, komşuluk veya vakıf faaliyetleri kapsamında olduğunu belirten Kuriş, ticari bağlantı iddialarını reddetti.
Kuriş’e MASAK raporlarında şüpheli görülen işlemler ve ticari ilişkiler de soruldu.
BBC’nin aktardığına göre bu para hareketleri ve ticari ilişkilerin büyük bölümünün 2022 sonrasına ait olduğunu belirten Kuriş, bu nedenle söz konusu işlemlerle ilgili bilgi veya sorumluluğunun bulunmadığını öne sürdü.
MASAK raporunun odağındaki şirketlerden birinin 2023’ten sonra finansal işlem hacmindeki ciddi artış ve diğer şirketlerle para transferleri de sorgulandı. Kuriş, şirket hisselerini Temmuz 2021’de devrettiğini, şirkette yönetici veya imza yetkilisi olmadığını belirtti.
Evindeki aramalarda el konulan altın ve ziynet eşyalarının aile birikimleri, düğün takıları ve çocuklarına hediye edilen eşyalar olduğunu söyledi.
Ayrıca çelik kasada bulunan üç milyon dolarlık senedin, geçmişte planlanan ancak gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için düzenlenmiş teminat senedi olduğunu dile getirdi.
Tanık ifadesinde geçen, ‘Kuriş’in yapının başına geçmesinin ardından ticari kurum ve yurtların yöneticileri başta olmak üzere cemaat mensuplarına ‘mutlak itaat’ konusunda baskı yaptığı ve yakınındaki bir grup isim aracılığıyla yapıyı yönettiği’ iddiası sorulan Kuriş, tanığı tanımadığını belirterek, “Bu ifadeyi kesinlikle kabul etmiyorum. Aleyhime atılmış bir iftiradır, hayal ürünüdür” dedi.
Kuriş ifadesinde ayrıca kendisini ‘dedesinin varisi ve temsilcisi’ olarak tanımladı:
“Benim hakkımda böyle ithamların yapılmış olmasını bir itibar cellatlığı olarak değerlendiriyorum. Kesinlikle kabul etmiyorum. Ben Alihan Kuriş dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever ben de onları severim.
Kuran-ı Kerim hizmetlerini dedemin usulü üzerine devam ettirmek en önemli vazifemdir. Aynı zamanda bu konuda sivil toplum kuruluşunun kanaat önderiyim. Ancak yukarıda iddia edilen suçlamalarla alakalı hiç kimseye emir ve talimat vermedim. Dolayısıyla tarafıma isnat edilen asılsız suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum.”