Yurttaşlara ateş açtığını reddeden tuğamiral: Biri söylesin, kafama sıkarım

 

Darbe girişimi esnasında Genelkurmay’daki faaliyetlere ilişkin davada ifade veren eski tuğamiral Sinan Sürer, karargaha giren yurttaşların üzerine ateş açtığı fotoğraflarını reddederek, “Bir tanık ateş ettiğimi söylesin, kafama sıkarım” dedi.

Fotoğraf: Reuters

Ankara 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Sincan Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki mahkeme salonunda görülen duruşmada, ‘terör alarmı’ verildiği için Genelkurmay’a gittiğini ve darbe olduğunu anlayacak durumda olmadığını savunan Sürer, “Karargâha gittiğimde yoğun güvenlik önlemleri vardı. Ben, terör saldırısı alarmı nedeniyle bunun normal olduğunu düşündüm. Burada beni güvenli bir odaya alacaklarını söyleyerek, paravanlı bir odaya aldılar” dedi.

‘Kesinlikle ateş etmedim’

Bina içinde koridorda yürüdükten sonra kendini korumak için koridorun sol tarafına attığını söyleyen Sürer şunları anlattı: “Elimde tabanca olduğu için ateş ettiğim sanılıyor. Ben ateş etmedim. Eğer bir kişi ateş ettiğimi söylesin kafama sıkarım ve tüm suçlamaları da kabul ederim. Kesinlikle ateş etmedim. Sadece korunma refleksiyle elimde tabancayı tuttum. Ateş etseydim, kolum geri teper, ateş ettikten sonra duman çıkardı. Eğer öyle bir şey olmuş olsaydı bu ortaya çıkardı.”

‘Kimseye tekme atmadım’

Eski tuğamiral, yaralı bir yurttaşa tekme attığı iddiasını da reddetti: “Kimseye tekme atmadım. Refleks ile ayağımı yere vurmuş olabilirim. Kameraların görmediği yerde bu nasıl tespit edilmiş. Benim koridorda bulunduğum anda yerde yaralı kişi yoktu.”

‘Balistik raporu var mı elinizde?’

Mahkemeden balistik raporu isteyen Sürer, şöyle devam etti: “Balistik rapor var mı elinizde? Bırakın birini vurmayı, benim silahımdan bir tane mermi çıkmış mı? Bana gösterin balistik raporu, kafama sıkarım. Genelkurmay’da şehit olan iki kişinin, kendilerine ateş edildiğinde, yüzleri ateş edenlere dönük olduğu raporlardan anlaşılıyor. Ben vatandaşları gördüğümde arkaları bana dönük kaçıyorlardı. Ülkemizde kriminal ve adli tıp çok ilerlerdi. Şehitlerden çıkan çekirdekler bir tabancaya mı uzun namlulu silaha mı ait? Şehitlere önden mi arkadan mı, saat kaçta ateş edilmiş. Oradan mı vurulmuşlar yoksa başka yerde mi? Bunların tespit edilmesini talep ediyorum.”

Darbecilikten yargılanan albay: Kalkışma sınırlı ve kontrollüydü

Darbecilikten yargılanan tuğgeneral: Askerliği öğrenseydim burada olmazdım

Darbecilikten yargılanan albayın iddiası: Halisdemir ‘ByLock’ kullanıyordu

‘Jandarmanın Akıncı’daki lideri’ denen albay: Üsse yanlış bir zamanda gitmişim

Akar’ın eski başdanışmanı: ‘Darbe olabilir’ diye iki ihbar geldi, bir kenara konuldu

Muhafız Alayı komutanının savunması: Bu darbeyi kimin yaptığını merak ediyorum

Darbe davasında tuğgeneral: Şoktaydım, bir şeyleri değiştiremem diye düşündüm

Darbecilerin ‘İstanbul sıkıyönetim komutanı’: Tek delil yok, hayali sorular var

‘Darbeyi tebliğ ettiği’ söylenen Mehmet Dişli: Akar beni yanlış anlamış olabilir

Darbenin ‘askeri ayağı’ denen Partigöç: Kim sıkışırsa benim emir verdiğimi söylüyor

Darbecilerin ‘İstanbul Sıkıyönetim Komutanı’: Erdoğan’ın dünürü beni aradı

‘Analizi Harbiyeli’yi yöneten albay: Ölüm korkusuyla geç teslim oldum

Dönemin Akıncı Üssü komutanı: Darbe girişimi bir garabetler manzumesi

Avukatlar ortada yok: Partigöç savunma yapamadı, hakim sinirlendi

Korgeneral Talu: Yol göstermedim, saatin öne çekilmesinde payım yok

‘Çatı davası’nda ifade veren Sönmezateş: ‘Darbeciyim’ demedim, darbeye katıldım

Darbe sanığı albaydan ‘Gülen sorusu’na alaycı yanıt: Orada değildi

Akar’ın ‘ürkütücü’ dediği kurmay albayın ifadesi: Tuzağa düşürüldük

‘Çatı davası’nda tuğgeneralin ifadesi: Darbe, Akar ve MİT müsteşarının kontrolünde oldu

‘FETÖ’nün Kara Kuvvetleri imamı’ denen kurmay albay: Çoktan asıldım bile

Albayın ifadesi: TSK’da üç grup var, darbeyi sadece FETÖ’cüler yapmadı

Erdoğan’ın eski başyaveri Yazıcı: Darbe bir ay öncesinden dillendiriliyordu

‘Darbenin mimarı’ denen Öztürk: Algı operasyonu var, Akar’ı ikna çabam olmadı