Almanya’da genel seçimde sandık çıkış anketine göre yüzde 29 oy alan Hristiyan Birlik partileri yarışı önde götürüyor. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) yüzde 19,5’la ikinci sırada.

2021’de kurulan Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Hür Demokratik Parti’nin (FDP) ‘trafik ışıkları’ koalisyonu, görüş ayrılığının ardından dağılmıştı. Bunun üzerine genel seçimler eylülden 23 Şubat’a çekilmişti.
83 milyon nüfuslu Almanya, bugün yeni Federal Meclisi (Bundestag) belirlemek için genel seçimlerde oy kullandı. 59,2 milyon seçmenin yüzde 84’ü sandığa gitti. Bu oran, ülkede 1990’dan bu yana en yüksek katılım.
Sandık çıkış anketine göre oy oranları şöyle:
- CDU/CSU (Hristiyan Birlik): Yüzde 29
- AfD (Aşırı Sağ): Yüzde 19,5
- SPD (Sosyal Demokratlar): Yüzde 16
- Yeşiller: Yüzde 13,5
- Sol Parti: Yüzde 8,5
- BSW: Yüzde 4,7
- FDP (Liberaller): Yüzde 4,9

Bu sonuçlara göre AfD yüzde 9,1’le oy oranını en çok artıran parti oldu.
CDU/CSU’nun oy oranı da 2021’deki seçimlere göre 4,9 puan arttı.
En çok kaybeden partiyse yüzde 9,7’yle mevcut Başbakan Olaf Scholz’un SPD’si. Bu oran böyle kalırsa SPD, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan genel seçimlerde en düşük oy oranını almış olacak.
Yeşiller Partisi’nin oyları önceki seçime göre 1,2 puan azalırken başarılı bir seçim kampanyası yürüten Sol Parti’nin oyları 4,7 puan arttı.
Oyu 6,5 puan düşen FDP ise seçim barajının yüzde 5 olduğu ülkede sonuçlar bu şekilde kesinleşirse az farkla meclis dışında kalabilir.
Bu oylara göre meclisteki sandalye dağılımı şu şekilde:
- CDU/CSU 211
- AfD 142
- SPD 116
- Yeşiller 98
- Sol Parti 62
Merz’in partisi zaferini ilan etti
Birinci sıraya yerleşen Hristiyan Birlik partilerinin başbakan adayı Friedrich Merz ilk açıklamasında şöyle konuştu:
“Güveniniz için teşekkür ederiz, desteğiniz için teşekkür ederiz. Almanya’daki seçmenler bize açık bir yetki verdi: Ülkemiz için sorumluluk almak ve bir sonraki federal hükümete liderlik etmek. Bu güven bizim için hem bir teşvik hem de bir yükümlülüktür.
Önümüzde büyük görevler olduğunu biliyoruz ve bunları alçakgönüllülük, kararlılık ve tüm gücümüzle üstleniyoruz. Sizlerle birlikte Almanya için siyasi değişimi gerçekleştirmek ve ülkemizi ileriye taşımak istiyoruz.”
CDU’nun lideri Merz, 2000-2002’de partinin genel başkanıydı. Fakat görevini daha sonra Almanya’nın ilk kadın başbakanı seçilecek Angela Merkel’e kaptırmıştı.
69 yaşındaki siyasetçi, seçim sürecinde yasadışı göçü durdurmak, suça karşı ‘sıfır tolerans’ politikası ve marihuananın tekrar yasaklanması gibi vaatlerde bulunmuştu.
AfD: CDU ile görüşmelere açığız
AfD’nin başbakan adayı Alice Weidel ise sonuçları ‘tarihi bir başarı’ diye niteleyerek şöyle konuştu:
“Söylenmesi gereken şey, bu (seçimin) bizim için tarihi bir başarı olduğudur. Bu, şimdiye kadar elde ettiğimiz en iyi sonuç. Son federal seçimlerde kazandığımız oyun iki katına çıkarmayı başardık. Halkın iradesini gerçekleştirmek için elimizi uzatıyoruz. Ülkemiz için politika yapmak istiyoruz.”
(Hristiyan Birlik) CDU ile koalisyon görüşmelerine açığız. Bu doğrultuda CDU’nun da bunu kabul etmesi gerekiyor. Aksi takdirde Almanya’da hiçbir siyasi değişim mümkün değil.”