İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Umarım yarın bir çılgınlık yapmaz değerli hâkim ve mahkemenin diğer üyeleri” dedi.

Yerel seçimlerde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ‘ahmak’ ifadelerine İmamoğlu’nun “31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır” yanıtını vermesi sonrası Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’nın suç duyurusuyla dava açılmıştı. Yarın duruşması görülecek davada İmamoğlu hakkında dört yıl bir ay hapis ve siyasi yasak isteniyor.
TV100’de Candaş Tolga Işık’ın programına katılan İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
* (Siyasi yasak davası) Şaşırtıcı ve üzücü. Bugün farklı ülkelerden de katılan bir kısım öğrencilerle Türkiye ve demokrasiyi konuştuk. Hatta Standford Üniversitesi’nden vardı, Avrupa’nın farklı üniversitelerinden gençler vardı. Bizim üniversitelerimizden katılan gençlerle… Türkiye’nin bu demokrasi sürecini konuştuk. Konuşulan tek şey merkeze oturan tek şey baskı altında toplum, adalet duygusu, özellikle gençleri umutsuzluğa iten sebepler. Demokrasiyi öteleyen ya da demokrasiyi baskı altında tutan ekonomik sebepler; borçlanmış gençlik geleceği… Baktığınızda bunları konuşmak böylesi genç bir ülkede 33-34 yaş ortalaması olan bir ülkede bizim demokrasi gelişimimiz açısından çok üzücü.
* Evet, olgunlaşmış bir demokrasi sürecine sahip değiliz. Çok şeye ihtiyacımız var. Çok çabaya ihtiyacımız var. Çaba gösterirken belki ihmalimiz oluyor, milletçe bunu söylüyorum.
* Biz böyle bir kararı umut etmiyoruz. Her şeye rağmen yarınki mahkemenin hakimine, savcısına karar vericilerine sonsuz güvenmek istiyorum. Temennim o. Her zaman söylüyorum. Allah’ım vicdan yoksunu, adalet yoksunu insanlardan bizi koru. Bunlar önemli kavramlar. Güvenmek istiyorum. Kötü bir söz söylemek, önyargılı davranmak istemiyorum. Umarım kalplerinde adalet hissiyle ve en güçlü hukuk bilgileriyle karar versinler.
* Düşünsenize: Ben 31 Mart seçiminde o en hararetli akşam, daha sandıklar sayılmamış, henüz rakamlar dökülmemiş. Anadolu Ajansı veriyi kesmiş. Öyle bir ortamda çıkıyorum hakkımı arıyorum. Hak yemem, hakkımı yedirmem diyorum. Öyle bir gece… Ve o gece o tansiyonla ben hiç bir laf etmiyorum, kimseye. 18 gün sabırla bekliyoruz. Hakkımızı alıyoruz. Sonra 6 Mayıs günü seçim iptal ediliyor. O hararetle yolumuz uzun diyorum, gençliğimiz var, heyecanımız yüksek deyip insanlara moral motive sağlıyoruz. Tek kötü lafımız yok. Ben aylar geçecek, 4 Kasım 2019’da bana hakaret edene, sayın bakana cevap veriyorum.
YSK üyelerine: Hiç mi vicdanınız sızlamadı?
* Kim konuşmadı ki? Sayın cumhurbaşkanı, sayın başbakan, bakanlar hepsi. Sayın Cumhurbaşkanına konuşurken kafasını sallayarak Sayın Diyanet İşleri Başkanı eşlik etti bir cuma çıkışında. Bu kadar acı manzaraları gördük. Esas o seçimde suçlanması gereken onlar. Ama bugün söylüyorum. Buradan YSK üyelerine sesleniyorum. Hiç mi vicdanınız sızlamadı? Hiç mi böyle bir yanlış karar aldınız diye oturup muhakimiye yapmadınız? Hiç mi kendinizle hesaplaşmadınız? Böyle bir günü bütün İstanbullulara ve milletimize yaşattığınız için o yanlış kararın altına imza attığınız için hiç mi canınız yanmadı? diye soruyorum.
‘Umarım yarın bir çılgınlık yapmaz değerli hâkim ve mahkemenin diğer üyeleri’
* Vicdanıma ve ruhuma yerleştirmiyorum. Ben hiç negatif düşünmeyi sevmem. Bünyemi onla yormak istemiyorum. Yarın böyle bir kötü karar, böyle bir duygu hissetmiyorum, hissetmek de istemiyorum. Milletimiz adına da Türkiye Cumhuriyeti Yargısı adına da istemiyorum. Ekrem İmamoğlu bundan en son zarar görecek kişi.
* Avukatlarımız farklı fikirler söylüyorlar… Tüm bunlara bakınca siyasi bir dava olduğunu ama gerekçeleriyle ki yarın mahkemeye çok önemli üstat hukukçuların görüşleri sunulacak, aynı zamanda şahit olarak dinlenmesi istenecek başka şahitler var. Bütün bunların dinlenip, bu işin yarın bir karar celsesi olmayacağı yönünde görüşler var. Bir yandan da tereddüt ediyorlar. Acaba siyasi bir dava olup, çılgınlık olur mu diye. Umarım yarın bir çılgınlık yapmaz değerli hâkim ve mahkemenin diğer üyeleri…
* (Demirtaş’ın “Kürtler, Mansur Yavaş’a oy verir mi” sorusuna ‘İmamoğlu iması’yla verdiği cevap) Bu memnuniyet onun kulağına gidip olumlu bir bakışı varsa beni mutlu eder. “Kürtler Mansur Yavaş’a oy vermez” söylemi doğru değil.
Ne olmuştu?
Seçim sonuçlandıktan sonra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 4 Kasım 2019’da İmamoğlu’nun bir konuşmasından dolayı “Avrupa Parlamentosu’na gidip Türkiye’yi şikayet eden ahmağa söylüyorum; bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Yazıklar olsun” demişti.
Aynı gün, Soylu’nun bu sözleri sorulan İmamoğlu şöyle konuşmuştu: “31 Mart’ta seçimi iptal edenler ve dünyada, Avrupa’da onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan biten şeylere baktığımızda, tam da 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır, önce oraya bir odaklansın.”
Bu sözlerinin ardından İmamoğlu’nun sözleriyle YSK üyelerine ‘alenen hakaret ettiği, kurul üyelerinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olduğu’ iddiasıyla cezalandırılması istemiyle dava açılmıştı.
Davaya ilişkin bilirkişi raporunda İmamoğlu ile Soylu arasındaki diyaloğa işaret edilerek, “İki siyasetçi arasında geçen tartışmada YSK’ya gönderme yoktur” denmişti.