MESUDE ERŞAN
@mesudersan
mesudeersan@diken.com.tr
Serbest hekimler, özel hastane ve tıp merkezlerinde hasta tedavi etmelerini kısıtlayan yasal değişiklikleri İstanbul Kadıköy Meydanı’ndaki Büyük Hekim Buluşması’nda protesto etti. Beyaz önlükleri, siyah atkılarıyla mitinge katılan hekimler bir kez daha “Mesleki bağımsızlığımızdan ve serbest meslek hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz” mesajını verdi: “Koca gibi bir bakan dünyada yok!”

İstanbul Tabip Odası ev sahipliğindeki mitinge, Türk Tabipleri Birliği, farklı illerden tabip odaları temsilcileri, 68 ayrı uzmanlık derneği, hekimler ve asistan hekimler katılarak geleceklerine sahip çıkmak için seslerini yükseltti. Polis alanda sıkı güvenlik önlemi aldı. Alana giren herkesin çantası arandı.
6 Ekim’de yayınlanan hekimlerin serbest çalışma, hastaların ise hekim seçme özgürlüğünü engelleyen iki yönetmelikteki değişiklikler 7 Ocak’tan itibaren uygulanacaktı. Ancak yürürlüğe gireceği gün Sağlık Bakanlığı, serbest çalışan yaklaşık 7 bin hekimi ilgilendiren yönetmekte bazı değişikler yaptı ve yayımladı.
Özel hastane zincirlerine yarayacağı için Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kurduğu uzun ve yıllar yönettiği hastanelerden ötürü hekimlerin ‘Medipol Yönetmeliği’ dediği düzenlemede yapılan son değişikler sorunları gidermedi.
7 Ocak’ta yayınlanan yönetmeliğe göre, hastane ve tıp merkezinde boş kadro şartı aranmayacak, ancak ilgili branşta ruhsatı bulunan özel hastane ve tıp merkeziyle yıllık sözleşme imzalanacak. Bu kez sadece branş bazında kadrolara bakılacak. Özel hastane-tıp merkezi ilgili branştaki toplam kadro sayısının üçte birini aşmayacak şekilde hekimle sözleşme yapabilecek. Örneğin beş genel cerrahi kadrosu olan bir hastanede sadece bir genel cerrah sözleşme imzalayabilecek. İki genel cerrahla sözleşme için bu branştaki hekim sayısının yine en az altı olması gerekecek.

Tedaviler yarım kalacak
Bu maddenin yayımlandığı tarihten önce muayenehanesi bulunan hekimler, sözleşme imzalayacakları hastanelerin sadece birinde bu kadro sınırlamasından muaf tutulacak. Yeni açacak olanların ise son derece kısıtlı bu imkandan dahi yararlanamayacak. 60 yaş üstü hekimler, sözleşme yaptığı hastanelerin sadece birinde bu kadro sınırlamasından muaf olacak. Hekimin hastasına öngörülen müdahalenin sözleşme imzaladığı hastanede yapılamadığı durumlarda hekimin istediği başka bir hastanede bu işlem için il Sağlık müdürlüğü tarafından vaka bazlı özel izin alınması gerekecek.
İstanbul Tabip Odası Özel Hekimlik Komisyonu Üyesi Dr. Güray Kılıç mitinge katılan tüm paydaşlar adına konuştu.
6 Ekim ve 7 Ocak yönetmeliklerinin geri çekilmesini isteyen Kılıç, şunları dedi: “7 Ocak’tan itibaren serbest meslek hakkını kullanan hekimler, özel sağlık kuruluşlarıyla sözleşmeleri yoksa hastalarının tedavilerini yarıda kesmek zorunda kalacak ve bir daha da hastalarına bakamayacak. Bu kuruluşlarla ancak çok az sayıda hekim sözleşme yapabilecek.”
‘Hastaların hekim ve hastane seçme hakkına da saldırı’
Düzenlemelerin bir ‘saldırı’ olduğunu söyleyen Kılıç, şöyle konuştu: “Saldırı yalnız serbest meslek hakkını kullanan hekimlere değil, tüm hekimlere ve tıp mesleğini tercih eden, edecek tıp öğrencilerine de yönelik. Hekimlik mesleğinin ve hekimlerin en doğal hakkı serbest meslek hakkı, sağlık sermayesinin isteği doğrultusunda Sağlık Bakanlığı eliyle gasp ediliyor. Bu düzenlemeler sadece hekimlerin haklarını değil, aynı zamanda halkımızın ve hastalarımızın özgürce hekimini ve sağlık kuruluşunu seçme hakkına yönelik de bir saldırı.”

Kılıç, uluslararası sermaye ile bütünleşmiş özel ‘zincir’ hastaneleri ve şimdiden karadelik haline gelmiş şehir hastanelerinin sahibi olan müteahhitlerin çıkarlarının kollandığını söyledi ve bakanlığa hatırlattı: “Kamunun yararını gözetmesi gereken Sağlık Bakanlığı, hekimlerin mesleki bağımsızlığına ve serbest meslek hakkına karşı sağlık sermayesi güdümünde saldırı yapmak yerine hastaların ve hekimlerin haklarını korumalı.”
‘Dünyada böyle sağlık bakanı yok’
“Serbest hekimlik mesleği uygulama hakkını ortadan kaldıran Medipol Yasası kabul edilemez” diye söze başlayan TTB İkinci Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, değişikliklerin de temel sorunu çözmediğini söyledi.
Ökten’e göre Koca gibi bir sağlık bakanı ‘dünyada bulunmuyor’: “Çünkü bakan özel hastane zinciri sahibi olup aynı zamanda sağlık bakanı ve aynı zamanda Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Yönetim Kurulunda olan dünyada ki tek örnektir. Bir taraftan özel hastane patronu olup özel hastanelerin kar etmesi için çalışırken, bir taraftan kamu hizmeti veren hastaneleri kamu-özel ortaklığı altında özele dönüştürmeye çalışıyor. Bir taraftan kendi özel hastanesinde bir hasta aynı gün ve en az yarım saat muayene olurken diğer taraftan bakanlığa bağlı hastanelerde hasta vatandaş aylar sonraya beş dakika muayene olmak için zor randevu alıyor.”

‘Özel hastaneler ve tıp merkezlerinde milyonlar liralık kadro borsası oluştu’
Kocanın kamudan ayrılan 13 bin hekime 6-7 bin kadro açmakla övünürken diğer taraftan özel hastaneler ve tıp merkezleri arasında hekim kadrolarını milyonlarca liraya satışa koyan bir borsa oluşturduğunu öne süren Ökten, şöyle devam etti: “Bir taraftan ‘kamuda bile hastalar istediği hekimi seçme hakkına sahiptir’ derken, diğer taraftan hastaların özel muayenesi olan hekime muayene olmasının önünü kesmek için her şeyi yaptı. Bir taraftan kamuyu çökertmek için kamu-özel ortaklığı ve özel hastanelere tüm kapıları açarken, diğer taraftan yüzyıllardan beri devam eden hekimlerin serbest meslek hakkını gasp ederek, hekimlerin mesleki bağımsızlık haklarını ellerinden alarak onları özel hastane patronlarına ucuz emek gücü veya kamuya dönmelerini zorluyor.”
İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Nergis Erdoğan da ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’ adı altında geçtiğimiz yirmi yıl boyunca hekimlerin çalışma koşulları ve halkın sağlığa erişiminin giderek zorlaştığını söyledi. Sadece geçen yıl 2 bin 600’ü aşkın yani her altı yeni mezun hekimden birisinin yurt dışına gitmek için iyi hal belgesi talebinde bulunduğunu belirten Erdoğan, “Hal böyleyken ‘kalanlar’ diyeceğim hekim, yani şiddetten kurtulan ve göç etmeyenler için hangi akla hizmet demiyorum bildiğimiz bir sözde akıl ‘başka hangi güçlükleri yaratabilirim’ diye çırpınıyor adeta” diye konuştu.