Araştırma: Araç boyutlarında kontrolsüz büyüme, 2040'a kadar her yıl fazladan 400 ölüme yol açabilir

Araştırmalar, Avrupa’daki araç boyutlarının 2000’den bu yana her yıl daha uzun, daha yüksek ve daha geniş hale geldiğini gösteriyor.

Fotoğraf: Canva

The Guardian’ın haberine göre yapılan son analizler, 2000’den bu yana Avrupa’da satılan otomobillerin her yıl ortalama olarak 1,2 cm daha uzun, 0,5 cm daha yüksek ve 0,5 cm daha geniş olduğunu ortaya koydu. Çevre örgütleri bu durumu ‘durmak bilmeyen araç büyümesi’ olarak nitelendiriyor.

Transport & Environment (T&E)’nin tespitlerine göre insanların trafik kazalarında hayatını kaybetme riskini artıran, akciğerlere zarar veren ve emisyonları yükselten bu boyut artışı, aile büyüklükleri azalmış olsa bile son yirmi beş yıldır sabit bir hızda ilerledi.

Araç sayısındaki artış sürücüleri de rahatsız ediyor. Bu durum kontrolsüz bir şekilde devam ederse, 2040’a kadar şehirledeki park yerlerinin yüzde 8,5 ila yüzde 14’ünün kaybetmesi bekleniyor. Örneğin Londra ve Berlin’de her birinin yaklaşık 100 bin park yerini kaybetmesi öngörülüyor.

T&E’de analist olan Lucien Mathieu, bu ‘dramatik eğilimin’ kamu güvenliği ve kentsel alanların daralması açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi:

“Araç boyutlarının büyümesi, kritik bir soruyu gündeme getiriyor: Nerede duracağız? Doğrusal eğilim son derece açık.”

Araştırmacılar, araçların 2040’a kadar mevcut hızda büyümeye devam ettiği bir senaryonun yanı sıra, ortalama araç boyutlarını 2015 seviyelerine geri getirme senaryosunu da modellemişler.

Mevcut eğilimler devam ederse, trafik kazalarında yolcuların ölüm oranının, ‘uygun boyutlandırma’ senaryosuna kıyasla çok daha yüksek olacağı tahmin ediliyor. 2040’a kadar her yıl fazladan 400 kişinin öleceği ve bunların 79’unun da çocuk olacağı öngörülüyor. Araçların hareket ettirilmesi için gereken kaynaklarsa 100 milyon varil ek petrol ithalatına ve 22,5 teravat saatlik ek elektrik tüketimine denk gelecek.

Bu araştırmada daha fazla fosil yakıt nedeniyle hava kirliliği ve aşırı hava olaylarından meydana gelebilecek ölümler ele alınmadı.

Ulaşım araştırmacısı Brian Caulfield şöyle konuştu:

“İklim açısından bakıldığında, daha büyük araçlar, ister fosil yakıtlı ister elektrikli olsun, daha fazla enerji gerektirir. Araştırma, bu ek talebin 1500 adet ek açık deniz rüzgar türbininin üretimine eşdeğer olabileceğini gösteriyor. Küresel olarak, enerji şebekeleri ısıtma, ulaşım ve veri merkezlerinin elektrifikasyonu nedeniyle zaten baskı altında; daha büyük araçlardan kaynaklanacak enerji talebindeki öngörülen artış, bu sorunları daha da ağırlaştıracaktır.”

Bu tahminler, kaput yüksekliğindeki 10 cm’lik bir artışın, yolcular için ölüm riskini yüzde 27 artırdığını ortaya koyan Belçika’da yapılan bir araştırmaya dayanıyor. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre de bu tür bir boyut artışı, çocuk ölüm oranında yüzde 81’lik bir artışa yol açabilir.

Araştırmacılar şunları önerdi:

  • Kaput yüksekliklerine ve araç genişliklerine üst sınır getirilmeli
  • İnsanların daha büyük araçlar satın almalarını engellemek için vergiler değiştirilmeli
  • Küçük çocukların görünürlüğünü dikkate alacak şekilde araç standartları sıkılaştırılmalı

Oxford Üniversitesi ulaşım çalışmaları biriminden araştırmacı Hannah Budnitz, “Daha büyük araçlar yolcular için daha tehlikeli. Daha fazla yer kaplar ve hem üretilirken hem de çalışırken daha fazla kaynak tüketir” dedi. Budnitz, tahminlerin ‘muhtemelen ihtiyatlı’ olduğunu, çünkü kaynak tüketimini artıran, yollarda daha fazla aşınma ve yıpranmaya yol açan araç ağırlığını hesaba katmadıklarını söyledi:

“Birçok yerde park yerleri işaretlenmiş ve senaryonun öngördüğü şekilde kademeli olarak yeniden işaretlenmiyor; bu da daha büyük araçların varsayılan olarak iki park yerini kaplayabileceği veya diğer yol kullanıcılarının alanına taşabileceği anlamına geliyor.”