Gençler yaşlılar gibi daha önce refah devletinin onlara sağladığı imkanlara sahip olmayabilirler. Geçmişle bağı olan bir kayıpları olmayabilir. Ama gençlerin maruz kaldıkları en önemli kayıp geleceklerinin kaybedilmesi riskidir.
Bence bu yaşananlardan ders çıkarılmalı. Bu dersleri çıkarması gerekenler sadece Avrupalı siyasetçiler değil. Aynı zamanda ülkemizdeki siyasilerin de buradan çıkarabileceği önemli dersler var.
Gençler arasındaki geleceğe yönelik olarak ortaya çıkan endişeler ve umutsuzluklar kanaatimce yeni bir siyasetin de önünü açıyor. Geçmişte emek-sermaye ekseninde şekillenen bir siyasi kutuplaşmalar çok kısa zaman sonra gençler-ve-yaşlılar arasında yaşanacak bir “kuşaklararası kavgayı” dikkate alan yeni kutuplaşmalara yol açacaktır.
Sadece Avrupalı siyasetçilerin değil, aynı zamanda ülkemizdeki siyasetçilerin de bu yeni siyasi kutuplaşmada kendi yerlerini belirlemeleri gerekecektir. Yeni siyaset geçmişin olup bitmişleri üzerinden değil, yeni nesillerin geleceğe yönelik endişelerinin kaynağı olarak uygulamaların peşinden gitmesi gerekecektir.
Bu hem söylem hem de eylemde günümüz siyasetinde radikal değişimleri gündeme getirecektir. Aksi halde bugün Fransa ve bazı Avrupa ülkelerinde görülen genç isyanları, başka bir gün Avrupa’nın başka bir ülkesinde tekrar kendini gösterecektir.