Tutuklama yapılmadan ilerlenmeye çalışıldı, ama olmadı.
Vurguncuların geri ödeme yapıp kurtulmaları için açılan “tövbe hesabı”, hem doğru dürüst yatıran olmadığı hem yatırılan para vurgundan zarar görenlerin zararlarını karşılamaya yetmediği ve hem de vicdanları tatmin etmediği için tutuklamalardan kaçınılamadı.
Fon hesaplarını yöneten şirket sahipleriyle yöneticilerinden başlayan tutuklamalar, yatıştırmaya yetmeyince, sıra, finansal yönetim kurumları olan SPK, Türkiye Sigorta ve Borsa İstanbul’a tümünü Saray’ın atadığı yöneticilere gelmeden edemedi.
Nisanda görev süresi dolan eski SPK başkanı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu Başkanlığına atanmıştı, oradan da alındı. Yeni SPK başkanıysa tutuklandı.
Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik genel müdürü istifasından bir hafta sonra tutuklandı.
En son “Suç örgütüne üye olma” ve “rüşvet” suçlamasıyla Borsa İstanbul genel müdürü gözaltına alındı. Ancak ilginç olan şu ki yerine yardımcısı atandı.
Belirli aynı kadro birkaç fireyle yer değiştirip tüm finans yönetimini doldurmayı sürdürürken, isteniyor ki sorunun çözüleceğine inanılsın!