Mehmet Ocaktan: Bu kirlilik 'tövbe fonu'na para iade etmekle temizlenecek gibi görünmüyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Düşünün ki Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek on ay öncesinden uyarıda bulunuyor, dahası uluslararası kurumlar uyarıyor. Ama ne hikmetse sorumluluk makamında bulunan SPK, Borsa İstanbul ve BDDK gibi kurumlar hiçbir şey yapmıyor ve sadece seyrediyorlar. Çünkü bu kurumların hiçbiri, hukuk devletinin olmazsa olmazı ‘hesap verilebilirlik’ ilkesinin kendilerini sınırladığına inanmıyor.

Ve en dramatik olanı da iktidar erkinin, böylesine büyük bir vurgunun, esas itibariyle memlekette bütün işlerin ayak üstü kararla yürütülmesinden kaynaklandığını kavrayamamış olmasıdır.

Milyarlarca doların vurguncular tarafından iç edilmesine rağmen, ucunun kimlere kadar gideceği konusunda tatmin edici bir süreç ortalarda gözükmüyor. Çünkü hala açıklanmayan isimler var, bu yüzden de toplum vicdanı işlerin düzgün yürütüldüğü konusunda ikna olmuş değil.

Ayrıca AK Parti tabanı da bu vurgundan son derece rahatsız, zira biliyorlar ki parti içinde büyük bir temizlik yapılmazsa, bu vurgun işi yüzünden AK Parti millet nezdinde büyük bir itibar kaybına uğrayacak.

Kısacası bu dolandırıcılığın oluşturduğu kirlilik, öyle Fatma Betül Sayan Kaya’yı Whatsapp grubundan atmakla, “tövbe fonu”na para iade etmekle temizlenecek gibi görünmüyor. Bu arada, Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildini de belirtelim.

Mehmet Ocaktan’ın yazısı