Terörün müzakere ve ekonomik kalkınma içermeyen bir çözümü yok

Terörün ekonomiye etkisini incelemek için teröre halkın, şirketlerin ve devletin tepkisini incelemek yeterli. Ülkemizde 2000’lerde teröre göreli olarak yapıcı bir şekilde yaklaşan devlet bugün teröre terörle cevap veriyor.

Türkiye 90'lara dönmüyor: Bu zihniyetin bizi taşıdığı yer çok daha karanlık!

Sadece zaman kaybetme değil geriye gitme ve belki ayakta kalamama riskiyle karşı karşıyayız. Türkiye'nin bu riskin önüne geçmesi için siyaset kurumunun bir an önce silkelenmesi gerekiyor

Özgür olanlar ilerler, baskıcıları himayesine alır

Bugün interneti ve sosyal medyayı yasaklayanlar bir zamanlar matbaayı yasaklayanlardan çok farklı değil. Bireyler farklı olmadığı gibi sonuç da farklı olmayacaktır.

O silahlar susacak ki onurlu bir barış filizlenebilsin

Yeryüzünü kat eden istatistiklere göre -savaşa varsın ya da varmasın- tüm çatışmalardaki mağdurların yüzde 90'ından fazlasını yoksullar oluşturuyor.

Türkiye'ye de satmasına şaşmamalı; IŞİD'in temel gelir kaynağı petrol

IŞİD’i dünyanın en varlıklı terör örgütü haline getiren de petrolden elde ettiği gelir. Son habere göre ise bu gelir günlük 1-4 milyon dolar arasında.

Her savaş sizi kendisine benzetir

Suriye bir cihatçı cenneti. Tekfirci, Selefi grupları ılımlı diye sunmak inandırıcı değil. IŞİD konusunda olduğu gibi geç kalmadan önlem almak gerek.

Başka bir emriniz?

Frederike Geerdink’in son derece çirkin bir üslupla yaptığı ‘Sesinizi kesin’ çağrısı, HDP’ye yönelik en ufak eleştiri veya farklı yoruma tahammülsüzlüğün son noktaya geldiğini gösteriyor.

Lefkoşa'dan Bogota'ya… Çatışmalardan çözümlere…

Dünyada pek çok çatışma, pek çok çözüm ve barış süreci var. Her birinin farklı ama benzerlikleri, bize öğretecekleri, bizim öğreteceklerimiz var.

Hani siz 'bayram' dersiniz ya…

Anne Teofanu, en son 19 Temmuz’da görmüştü oğlu Teofanis’i... 20 Temmuz 1974’te terhis olacaktı. Hep 20 yaşında kaldı.

'Aklı yok fikri var' muhteremin Cem Yılmaz tehditi, dindarlaşan devlet manifestosudur

Serdar Bey’in şahsi fikriyle beraber çok samimi, dürüst ve şeffaf bir ‘dindarlaşan devlet’ manifestosudur bu. Cem Yılmaz üzerinden yürümesi ise “Büyük balıktan başladık, biraz düşün istersen” mesajıdır.