İbrahim Kiras: Bu kadar patırtıya ne gerek var?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Azerbaycan’ın devlet kontrolündeki medya organlarında Türkiye hakkında “kavgada söylenmeyecek sözler” bir ağızdan söylenmeye devam ediyor. Nasıl bir motivasyon söz konusu ise hâlâ frene basılmadı.

Söylenenlerin çoğu basmakalıp şeyler. İnandırıcılıktan da uzak iddialar. Türkiye ideoloji ihraç ediyormuş, bizim hükümetin başındakiler Azerbaycan halkından nefret ediyormuş, Ankara Bakü’yü kıskanıyormuş vs.

Kardeş ülkede trol sektörü fazla gelişmediği için olacak, orijinal laflar veya dikkat çekici iddialar çıkmadı karşımıza.

Orada yazılıp çizilenler arasında bir tek “Azerbaycan bütçesi Türkiye hükümetinin yedek fonu değil!” başlığını taşıyan makale iki devlet arasındaki ihtilafta diğerlerinden farklı bir yönü işaret ediyordu.

Ancak yönetime yakın Day.az sitesinde Rusça olarak yayınlanan ve “Kardeşiz, para kesesi değiliz” ifadesinin kullanıldığı bu yazıdaki iddialar da Bakü’deki gerginliğin sebebini izah edemiyor. Para kesesi değiliz derken neyin ima edildiği sorusuna cevaben yine yönetime yakın yorumcular Türkiye’nin ekonomik sıkıntılar yüzünden Azerbaycan’dan ek yatırım veya mali destek talep ettiğine dair Bakü’de bazı söylentilerin olduğunu söylüyorlar.

Ancak bunda nasıl bir anormallik olduğu anlaşılmıyor. Eğer Türk hükümetinin böyle bir talebi varsa ve siz de bu talebe olumlu cevap veremiyorsanız konu kapanır zaten. Kimse kimseden zorla bir şey alacak değil. Bu kadar patırtıya ne gerek var! Demek ki konu başka…

Diğer taraftan, Türkiye’nin dış politikası son zamanlarda büyük ölçüde kişisel ilişkiler üzerinden yürütülür hale geldi. Biraz da bu sebepten Ankara-Bakü geriliminin gerçek çıkış sebebini aslında hiç kimse tam olarak bilemiyor.

Yine de yaşanan krizden dolayı Ankara’yı Bakü’nün argümanlarıyla suçlamak muhalefetin bir kesimine cazip göründü. En hafifinden, “Başörtüsü takıntınız yüzünden kardeş ülkeyle aramız açıldı” suçlaması yöneltildi hükümete.

Ancak burası dikenli bir alan. Hem başörtüsünü siyasi eleştiri konusu yapmak hem de sebep ne olursa olsun iki devlet arasındaki bir ihtilafta karşı tarafı haklı buluyor görünmek yanlış ve siyaseten riskli pozisyonlar. Buna da dikkat çekmiş olalım.

İbrahim Kiras’ın yazısı