Fransa’nın en prestijli edebiyat ödülü Prix Goncurt’u kazanan Philippe Jaenada, romanını yazarken yapay zekadan yararlandığını söyledi.
Bu itiraf, jüri üyelerinin yapay zeka kullanımı şüphesiyle başka bir kitabı adaylıktan çıkarmasını yeniden gündeme taşıdı.

Geçen hafta ‘L’Inconnue du quai de Javel’ romanıyla ödülü kazanan Jaenada, France Inter radyosuna kitabı yazarken ‘üç kez’ yapay zekaya başvurduğunu söyledi.
Jaenada’nın anlattığına göre bunlardan ilki, okurla ‘oynamak’ için ChatGPT’nin yazdığı bir cümleyi romana yerleştirmekti. Bu cümlenin hangisi olduğunu yalnızca Goncourt jüri üyelerine, ödülün verildiği gün açıkladığını belirtti; “Eğer bu dışarı sızarsa, kaynağının kim olduğunu bileceğim” dedi.
Yazar ayrıca ChatGPT’yle ‘alay etmek’ amacıyla yapay zekanın ürettiği bir metin parçasına da yer verdi. ChatGPT’nin teknik bir ayrıntı hakkında ‘tamamen saçma yanıtlar’ vermesini tiye almak istediğini söyledi. Üçüncü kullanımsa araştırma amaçlıydı.
Jaenada, “Yapay zekanın önüne geçilebileceğini düşünmüyorum, yokmuş gibi davranamayız” dedi, “Yapay zekayı kullanmak gerekiyor; ama önce onun varlığını kabul etmek ve her şeyden evvel onu dizginlemeyi öğrenmek gerekiyor. Yapay zeka işe yarar hale gelmeli.”
‘Ödülün itibarı’
Guardian’ın haberine göre 62 yaşındaki yazarın bu itirafı Goncourt Akademisi’nin eylülde Thélyson Orélien’in ‘C’était ça ou Mourir’ adlı kitabını ödülün uzun listesinden çıkarmasının ardından geldi.
Kanada-Haiti kökenli 38 yaşındaki yazarın ilk romanı, Fransa’da ağustos sonundan kasım başına kadar çok sayıda kitabın yayınlandığı edebiyat sezonunun en çok ses getiren eserlerinden olmuş, 35 binden fazla satmış, ‘Prix du roman Fnac’ ödülünü kazanmıştı.
Ne var ki gazeteci Samuel Fitoussi kitabı Pangram adlı yapay zeka tespit aracından geçirmiş ve metnin büyük bölümünün yapay zekayla yazıldığı sonucuna varmıştı.
Fransa edebiyat dünyasında tartışmalara yol açan bu iddianın ardından Goncourt Akademisi romanın ‘muhtemelen çok büyük ölçüde yapay zeka ürünü olduğunu’ belirterek kitabı uzun listeden çıkarmıştı. Akademinin ses getiren açıklamasında ‘ödülün itibarını korumak’ amacıyla bu kararın alındığı söylenmişti.

Orélien’sa suçlamaları ‘iftira ve mesnetsiz bir suçlama’ diye nitelemiş, dahası ‘tek bir cümleyi bile yapay zekanın yazmadığını’ söylemişti. Ama kitabı basan Kanadalı yayınevi Boréal de yazarla ilişkisini sonlandırmıştı.
Irksal çifte standart tartışması
Bu sırada Jaenada ödülü kazanmadan önce de yapay zeka konusunda görüşlerini açıkça ifade ediyordu. Bir röportajında “Bir film yönetmeni özel efekt kullandığını gizler mi?” diye sormuş; çok yakında bir metni insanın yazdığını yüzde 100 bilmenin mümkün olmayacağını belirtmişti.
Jaenada bununla birlikte yapay zekanın ‘kalbiyle, ruhuyla ve anılarıyla bir kitap yazamayacağını’ savunmuştu.
Bu iki olay arasındaki karşıtlık, sosyal medyada ırksal bir çifte standardın söz konusu olduğu eleştirilerini beraberinde getirdi.
X’teki bir kullanıcı, “Yani söz konusu yaşlı, beyaz bir erkek olduğunda sorun yok; ama genç, beyaz olmayan bir yazar olunca taşlanarak linç mi ediliyor?” diye yazdı.
Bir başka kullanıcıysa Jaenada’nın yapay zeka kullanımına rağmen ‘ne medyada linç edildiğini ne de dışlandığını’ belirterek, Orélien’e gösterilmeyen bir hoşgörünün Jaenada’ya gösterildiğini savundu.