Çalışmalarını ABD’de sürdüren Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın agresif bir beyin kanseri olan glioblastomayla ilgili çalışmaları Türkiye’deki hasta ve yakınlarını heyecanlandırdı. Babası glioblastoma olan Furkan Sar, araştırmanın hızlanması ve Türkiye’de de yapılması için Change.org üzerinden çağrı yaptı ve imza kampanyası başlattı.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2026 TÜSEB Aziz Sancar Bilim, TÜSEB Hizmet ve TÜSEB Teşvik Ödülleri Töreni’ndeki konuşmasında “Aziz Sancar hocamızın geliştirdiği, beyin tümörlerinin tedavisinde umut vadeden ilacın klinik araştırmalarını ülkemizde gerçekleştireceğiz” demişti.
Hayvan ve hücre deneyleri aşıldı, sıra insanda
Mevcut tedavilerle glioblastomalı bir hastanın ortalama ömrü 15 ay. Hastaların sadece yüzde 5’i beş yıl daha yaşayabiliyor. Glioblastoma 100 binde 3,25 sıklıkta görülüyor. Ancak sıklığı giderek da artıyor.
Sancar ve ekibi aslında mevcut iki ilacı birlikte vermeyi denedi. Bunlar kemoterapi ilacı temozolomid (TMZ-DNA sentezini baskılayarak tümör dokusunun büyümesini yavaşlatıyor) ile EdU (kanser hücresinin DNA’sına eklendiğinde ölüm süreci başlıyor) molekülü. Aynı anda farklı DNA onarım yollarını zorlayarak tümörü daha güçlü baskılamayı test ettiler.
Bu kombinasyon farelerde tümörleri tamamen yok etti ve deneklerin yaşam sürelerini uzattı. Hayvan deneylerinden sonra aynı kombinasyon bu kez canlı hasta tümör dokusunda test edildi. Bu aşama da başarıyla sonuçlandı.
Güvenliği ve etkinliğinin kanıtlanması gerekiyor
Ancak hastalarda kullanılması için önce güvenliğinin ve etkinliğinin kanıtlanması gerekiyor.
Sancar, verileri değerlendirirken insanların tedavisine yönelik süreç için en az iki yıl daha zamana ihtiyaçları olduğunu açıklamıştı.
Kampanyayla hastaların ve yakınlarının sesini duyurmaya çalışan Sar da klinik araştırmalar için verilen sözün bir an önce yerine getirilmesini istiyor. Klinik araştırmalar, başka şansı kalmayan hastalar için yeni tedavilerin denenmesi için de bir fırsat yaratıyor.
‘Zaman kıymetli, araştırmalar hızlansın’
71 yaşındaki babası İsmail Sar’a ekimde teşhis konulduğunu belirten Sar, şöyle konuştu: “Doktorlarımız ameliyat edilemeyeceğini, ameliyat edilirse yüzde 100 felç olacağını söyledi. Beyninin tamamına yayılmış maalesef. Şu anda hastanede yatıyor ve radyoterapi ve kemoterapi alıyor.
Biz beş kardeşiz. Teşhisten sonra hepimiz dört koldan araştırmalara başladık. Prof. Dr. Sancar’ın açıklamaları ve Sağlık Bakanımızın, bu çalışmanın klinik araştırmalarının Türkiye’de gerçekleştirileceğini duyurması bizlere bir kapı araladı.
Şimdi beklentimiz hızlı ve somut adımlarla bu sözün hayata geçirilmesi. Zaman kıymetli, araştırmalar hızlansın.”
Henüz deneysel aşamadaki bir yöntemin kesin tedavi olarak sunulmasını beklemediklerini ifade eden Sar, bilimsel güvenlik ve etik ilkelerden ödün verilmeden, insanlarda uygulanabilirliğinin araştırılmasına yönelik sürecin hızlandırılmasını istediklerini vurguladı.
Türkiye, Sancar ve ekibini desteklesin
Sar, hastalar ve hasta yakınlarının Sağlık Bakanlığından beklentilerini şöyle sıraladı:
- Sancar ve ekibinin yürüttüğü bilimsel çalışmanın Türkiye’de etkin biçimde desteklenmesi,
- İlgili bilim insanları, üniversiteler ve araştırma merkezleri arasında gerekli koordinasyonun sağlanması,
- Klinik araştırmalara geçiş için gerekli bilimsel hazırlıkların, değerlendirmelerin ve izin süreçlerinin önceliklendirilmesini ve mümkün olan en kısa sürede ilerletilmesi,
- Araştırmalar için gerekli altyapı, finansman ve teknik desteğin sağlanmasını, sürecin aşamaları ve ilerleyişi hakkında kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesi.