Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı soruşturmalar üzerinden CHP’ye yüklendi: “Heybedeki irili ufaklı turplar da ahtapotun farklı yerlere uzanan kolları da yine bizzat kendi arkadaşları tarafından birer birer ortaya çıkartılıyor.”

Ekrem İmamoğlu’nun da tutuklu bulunduğu İBB odaklı soruşturmalarda şu ana kadar 36 kişi ‘etkin pişmanlık’ kapsamında ifade vermiş, bunlardan 32’si tahliye edilmişti.
Haliç Kongre Merkezi’ndeki ‘4’üncü Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda konuşan Erdoğan, buna gönderme yaparak özetle şunları söyledi:
* Bir hususu ifade etmek istiyorum, ülkemizdeki toksik muhalefet anlayışına dikkat çekiyorum. Ana muhalefetin kronikleşen kalite sorunundan biz açıkçası rahatsız oluyoruz.
* Krediler meselesinde “Çiftçinin şu kadar borcu var” diyerek ekonomi programımızı kötüleme niyetindeler. Kredilerin geri dönüş oranı yüzde 97 seviyesinde. Ziraat Bankası’nda bu oran yüzde 99’a çıkıyor. Ödeyememe gibi bir durum söz konusu değildir.
‘Açıkça itiraf etmeye başladılar’
* Ortada bir batan iflas eden varsa ana muhalefetin felaket tellallığı siyasetidir. Yıllarca beraber yol yürüdükleri, iş tuttukları, belediyelerde üst düzey görev verdikleri arkadaşları İstanbul’un imkanlarının nasıl yağmalandığını, nasıl birilerine peşkeş çekildiğini açıkça itiraf etmeye başladılar.
* Halka hizmet için harcanması gereken kaynakların siyaseti dizayn etmek için nasıl pervasızca kullanıldığı tek tek deşifre oluyor. Heybedeki irili ufaklı turplar da ahtapotun farklı yerlere uzanan kolları da yine bizzat kendi arkadaşları tarafından birer birer ortaya çıkartılıyor.
* İstanbul’u zehir bir sarmaşık misali saran suç örgütünün kimleri haraca, kimleri maaşa bağladığı yavaş yavaş belli oluyor. Daha iki yıl öncesine kadar Türkiye’yi yönetmeye layık gördükleri şahısla ilgili söylediklerini duydukça “Allah bu milletin yüzüne bakmış” diyoruz.
‘Şaibeyle yatıp butlanla kalkıyorlar’
* Gündemlerinde ne millet, unutmayın, ne çiftçi var. Şaibeyle yatıp butlanla kalkıyorlar. Meselenin daha hazin tarafı şudur: Lafa gelince Kuva-yi Milliyeci olmakta övünen partinin genel başkanı, yabancı siyasetçilerden demokrasi dileniyor, huzurlarında el pençe divan durup bizi sıkıştırmaları için onlardan ricada bulunuyor.
‘Türkiye’ye ve ekonomisine zarar veriyorlar’
* Hâsılı, millete ve memlekete hiçbir faydaları olmadığı gibi, bir de toksik siyasetleriyle Türkiye’ye ve ülkemizin ekonomisine zarar veriyorlar. Sonra da çıkıp meclis kürsüsünde mazot bidonuyla halkçılık yapıyorlar. Ne diyelim? Rabbim ülkemizi ve milletimizi bunların insafına bırakmasın.