Küba'da altı aylık ablukanın bilançosu: Karanlık

ABD’nin altı aydır sürdürdüğü petrol ablukası Küba’da huzursuzluğu derinleştiriyor. Onlarca yıldır zaten ABD ablukası altındaki Karayip adasında yaşamak giderek imkansız hale geliyor.

Küba’nın başkenti Havana’da bir günbatımı. Fotoğraf: CiberCuba

ABD ordusu 3 Ocak’ta Venezuela lideri Nicolás Maduro’yu kaçırdığından beri başkan Donald Trump, Küba’nın çökeceğini vadediyor.

ABD başkanı martta şöyle demişti”Küba’yı ele geçirmek… İster özgürleştiririm, ister ele geçiririm. Onunla istediğim her şeyi yapabilirim diye düşünüyorum. Zayıf düşmüş haldeler.”

Küba petrol ihtiyacının yaklaşık yarısını Venezuela’dan karşılıyordu, 3 Ocak’tan itibaren sevkiyatlar kesiliverdi. Dahası Trump, 29 Ocak’ta, Küba’ya petrol sağlayan ülkelerden tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören kararnameyi imzaladı. 

Beyaz Saray, kararnamenin Küba’nın ‘zararlı eylem ve politikalarına’ karşı ABD’nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarını korumayı amaçladığını savundu.

Dolayısıyla ABD yaklaşık altı aydır Küba’nın dışarıdan petrol temin etmesini engelliyor. Elektrik santralleri büyük ölçüde petrolle çalışan Küba elektrik üretemez hale geldi. 

9,5 milyon nüfuslu Karayip adası salı elektrik şebekesinin üçüncüye çökmesiyle yeniden karanlığa teslim olmuştu. Karayip adasında halihazırda yetersiz altyapı, ABD ablukası altında can çekişiyor. 

‘Sistemin belkemiğini enerji santralleri oluşturuyor’

The Guardian’a konuşan Texas Üniversitesi’nde enerji araştırmacısı Jorge Piñon, ‘‘Sistemin belkemiğini hala büyük enerji santralleri oluşturuyor’’ dedi. ‘‘Üstelik bunlar eski, arızalı ve yıpranmış durumda.’’

Ülkede elektrik ancak ara sıra geliyor. Başkent Havana’da yaşayan orta yaşlı Alberto, ‘‘Bir saatlik süre, su almak için pompa çalıştırmaya ya da telefon şarj etmeye yetmiyor. İnsanlar hükümetin derhal harekete geçmesini istiyor’’ dedi.

Klima ve vantilatörlerin lüks eşya haline geldiği Küba’da insanlar serinleyebilmek için sahillere gidiyor ve çatılarda uyuyor.

Gelgelelim hükümetin neredeyse eli kolu bağlı. Enerji bakanı Vicente de la O Levy, petrolün tamamen bittiğini ve termoelektrik üniteleri için yedek parçalara erişemediklerini belirtiyor. 

Fotoğraflar: The New York Times

Trump yönetimi ‘başarısız bir ülke’ olarak nitelediği Küba’yı ‘ele geçirmek’ vaadini gerçekleştirmek için ülkenin sanayi sektörünü de ablukaya aldı. Otel işletmecileri, havayolu şirketleri, madencilik firmaları ve nakliye şirketleri gibi adada faaliyet gösteren yabancı şirketler ülkeden ayrılmaya zorlandı. 

Nitekim bir elektrikli araç ithalatçısı, ‘‘Kingston’da yedi, Çin’de 40 konteynerimiz var ama ne zaman geleceğini, hatta gelip gelmeyeceğini bilmiyoruz’’ dedi. 

Günlük yaşamdan kriz manzaraları

Havana’da yaşayan 25 yaşındaki sanat galerisi Gustavo Torres Armas, günlük yaşamını ve Küba’daki krizi geçen hafta The New York Times’a anlattı

Torres Armas’ın ailesi Trump karşıtı. Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde ilişkilerin düzelme umudunun artık söndüğünü düşünüyorlar.

Krizin normalleştiğini söyleyen Torres Armas, adanın durumunu şöyle özetliyor: 

  • Haftanın altı günü musluktan su gelmiyor, pompalar elektriksiz çalışmadığından bina sakinleri sarnıçtan kova kova su taşıyor.
  • Yakıt krizi yüzünden Havana’da otobüs seferleri tamamen durdu.
  • Taksi ücretleri ocaktan bu yana 300 pesodan 1000 pesoya çıktı (yaklaşık 229 liradan 2 bin 700 liraya), insanlar otostop çekmek zorunda kalıyor.
  • Çöp kamyonları yakıtsız kaldığı için sokaklar çöple doldu, insanlar şehirde bile çöp yakıyor ve solunum sorunları baş gösteriyor.
  • Sivrisinek kaynaklı hastalıklar ilaç yokluğunda kontrolsüz yayılıyor.
  • Şeker gibi temel gıdalar pahalanıyor.
  • 10 yıl önce neredeyse olmayan evsizlik ve çöpten yiyecek toplamak artık yaygın görüntüler.
  • Elektriksiz bölgelerde insanlar odun ateşiyle yemek pişiriyor.

Suç oranları artıyor

ABD baskıyı artırmadan önce Küba, pandemi döneminde hiperenflasyonla boğuşuyordu. Şimdiyse kamu hizmetleri aksıyor. Yıllarca Latin Amerika’nın en güvenli ülkelerinden Küba’da artık suç oranları ciddi artıyor; sokak kavgaları, araç ve ev soygunlarıyla şiddetli gasp vakaları yaygınlaşıyor.

Hatta her köşebaşında görülen polise rastlamak artık giderek zorlaşıyor. Yine de yok değiller. 

Madrid merkezli Prisoners Defenders örgütüne göre siyasi tutuklu sayısı bin 306’ya çıktı. Aralarında son dönemdeki elektrik ve su kesintilerini protesto eden barışçıl bir gösteriye katıldığı için gözaltına alınan Héctor Ochoa Vergara gibi yeni isimler de var.

Gelgelelim Küba’nın en bilindik siyasi mahkumu sanatçı Luis Manuel Otero Alcántara, ‘kamu düzenini bozma’ suçlamasıyla yattığı beş yıllık cezanın ardından cumartesi ABD’ye sürgüne gitti. Vize işlemleri sürerken bir hafta bilinmeyen bir yerde tutulacak.

ABD’nin ‘geçiş dönemi’ adayı

Rodríguez Castro (solda) dedesi Raúl Castro’yla birlikte.

Ayrıca Küba hükümetinin dünyaya sergilediği ‘birlik’ imajı zedeleniyor. Bunun en somut göstergesi, ABD-Küba gizli diplomasi trafiğinin gündeme gelmesi. Öyle ki Washington aylardır medyaya sızdırdığı bilgilerle, Küba’daki siyasi-ekonomik reformlara ilişkin bir ‘anlaşma’ ihtimalini görüştüğünü ima ediyor. 

Üstelik bu görüşmelerin muhatabı olarak eski Küba lideri Raúl Castro’nun 42 yaşındaki torunu Raúl Guillermo Rodríguez Castro’nun adı geçiyor. ABD’nin, Venezuela’da Maduro’nun yerine geçen Delcy Rodríguez’de olduğu gibi, Küba için de bir ‘geçiş figürü’ aradığı biliniyor.

Rodríguez Castro geçen hafta USA Today’le söyleşti. Gazetecileri önce dedesinin eski resmi ofislerinden birine, sonra Havana’nın lüks restoranlarından Antojos’a davet etti. 

Rodríguez Castro görüşmeye Hermès marka ayakkabı, Hugo Boss tişört, Rolex saat ve resmi belgelerini taşıdığı Salvatore Ferragamo marka bir çantayla geldi. Ülke petrolsüz, elektriksiz ve açlık sınırındayken, en lüks Avrupa markalarıyla poz veriyordu Rodríguez Castro. 

Gazetecilere ‘‘Birçok insanın benim gibi yaşayamaması üzüntü veriyor’’ dedi ve siyasetle bir ilgisi olmasa da ‘devrimin bir noktada ona ihtiyaç duyması halinde öne çıkacağını’ söyledi. 

Yabancı sermayeye yeşil ışık

Bu sırada Küba, ülkeyi yabancı sermayeye açıyor. Küba parlamentosu haziran sonunda ülkeyi dış sermaye ve yatırımlara açacak kapsamlı bir reform paketini kabul etti.

176 maddelik plan, ekonominin dışa açılmasını, bürokratik engellerin azaltılmasını ve piyasa ekonomisi mekanizmalarının devreye sokulmasını öngörüyor.

Oylamanın ardından Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, “Sevgili Küba’mız bu yüzyılın en zor döneminden geçiyor ve onu kurtarmak tarihi sorumluluğumuzdur” dedi.

Fakat ABD Dışişleri Bakanlığı bu hamleyi bir tür göz boyama olarak niteledi. 

15 Temmuz sabahı saat 07.00’de ulusal şebeke yeniden bağlandı, elektriği gelen mahallelerde insanlar seviniyordu. Fakat herkes geçici olduğunu biliyordu, nitekim o günden beri Küba genelinde kesintiler iyice arttı.

Havana’da tek başına çocuk büyüten illüstratör Laura Garcia, komşularının artık yalnızca ‘an’da yaşadığını anlatıyor. Garcia’ya göre çevresindeki insanların düştüğü çaresizlik, geleceği konuşmaya izin vermiyor.