‘Örgüt propagandası yapmak’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamalarıyla tutuklanan Die Welt gazetesinin Türkiye muhabiri Deniz Yücel’in avukatları Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, gazeteci Deniz Yücel için ‘terörist’ ve ‘Alman ajanı’ demiş, son olarak da ‘ajan terörist’ ifadesini kullanmıştı.
Deutsche Welle’de yer alan habere göre başvuruda ”Yücel’in tutukluluğunun vücut bütünlüğünün korunması hakkı, kişisel özgürlüğü, adil yargılanma hakkı, masuniyet karinesi, ayrıca iletişim ve ifade özgürlüğü hakkını ihlal ettiği’ belirtildi.
Yücel’in iki avukatı yaklaşık bir ay önce tutukluluk kararına itiraz dilekçesini mahkemeye sunmuş, itirazın reddi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne başvurma hakkı doğmuştu.
Kampanya başlatılmıştı

Yücel’in tutuklanmasının hayal kırıklığına yol açtığını belirten Almanya Başbakanı Angela Merkel, kararı ‘orantısız’ olarak nitelemişti.
Alman medyası da Yücel ve tutuklu diğer gazetecilerin serbest bırakılması için ‘seferberlik’ başlatmıştı.
Ne olmuştu?
Sabah gazetesi, aralarında Diken’in eski editörü Tunca Öğreten’in de bulunduğu altı gazetecinin gözaltına alındığı 25 Aralık günü yaptığı haberinde, dokuz isme yönelik gözaltı ve yakalama kararı çıkarıldığını, beş kişinin gözaltına alındığını, üç şüphelinin de yurt dışında olduğunu yazmıştı.
Gözaltı listesindeki isimler Fatih Yağmur, Deniz Yücel, Hünkar Alican Duman, Ömer Çelik, Metin Yoksu, Tunca İlker Öğreten, Eray Sargın, Mahir Kanaat ve Derya Okatan olarak duyurulmuştu.
Haberde, gözaltına alınan gazetecilerin RedHack’in sosyal medyada propagandasını yapmak ve ‘algı yönetimi’nde bulunmak suretiyle ‘terör örgütü üyeliği’ ve ‘kişisel verilerin kaydedilmesi ve yayılması’yla suçlandığı belirtilmişti.