Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ilk olarak Hindistan’da tespit edilen Delta varyantının 124 ülkede görüldüğünü açıkladı. Varyantın önümüzdeki haftalarda virüsün baskın türü olması bekleniyor.

DSÖ başuzmanı Soumya Swaminathan, Delta varyantının yayılmasıyla birlikte vaka sayılarında artış yaşandığına vurgu yaparak ve salgının yavaşlamadığına dikkat çekmişti.
Varyant nedeniyle vaka artışlarında sıkıntı yaşan bazı ülkelerde kısıtlamalar yeniden geri geldi.
Diğer türlerden daha hızlı yayıldığı söylenen Delta varyantı hakkındaki çalışmalar ise kısıtlı. Peki bu varyant hakkında neler biliyoruz?
Gençlerde neden daha fazla bulaşıcı?
Çocukların Covid-19 nedeniyle hastaneye yatma riskinin daha düşük olduğunu, Delta varyantını yayılımı açısından daha yüksek risk altında olduğunu söyleniyor. Bunun nedeni, varyantın aşılanmamış olanlar arasında yayılma olasılığının daha yüksek olması. Örneğin ABD’de henüz 5 ila 12 yaş arası çocuklar için hiçbir aşı onaylanmadı. Bu diğer ülkelerde de böyle.
The News & Observer’a konuşan Kuzey Carolina Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bulaşıcı hastalıklar Profesörü David Wohl, “Şu anda Covid-19’a yakalanan insanlar büyük ölçüde daha gençler” dedi.
Semptomları farklı mı?
Profesör Wohl’a göre, genç insanlar yaşlı insanlardan ‘farklı semptom kalıplarına’ sahip. Ayrıca erkekler de kadınlardan farklılaşabilir.
Wohl, “Bu, virüsün kimin bulaştığından ziyade nasıl ve ne kadar bulaştığına bağlı bir özellik olabilir. Yine de bu problemi çözmek şu an için zor” yorumunu yaptı.
Wohl’a göre, Delta ile enfekte olanların semptomlarının diğer varyantlardan farkına dair şu anda çok az araştırma var. Ancak profesöre göre, semptomlar arasındaki fark, maruz kalınan viral parçacık miktarına bağlı.
Wohl, “Bir kişi Delta ile enfekte olduğunda, sahip olduğu virüs miktarı burun ve boğazında yoğunlaşır. Bu da virüsün daha fazla yıkıma sebep olmasına ve böylelikle de daha fazla bağışıklık tepkisi anlamına geliyor” düşüncesinde.
Burun veya boğazda nasıl kalıyor?
Virüsler, bağışıklık tepkilerinden kaçmak için zamanla mutasyona uğrar. Böylelikle antikor tepkisi de azalmış olur. Delta varyantında da vücut daha az viral parçayı engelleyebiliyor. Böylelikle viral parçalar burun ve boğazda daha fazla kalıyor. Profesör bunu şöyle açıklıyor: “Delta’da olan şey, virüsün varyant ile ilk antikor tepkisini nasıl aşacağını öğrenmiş olmasıdır. Yani bizi virüsten korumaya çalışan ilk bağışıklık tepkisi şimdi deltaya karşı çok etkili değil.” Böyle olunca da daha fazla insan hasta olabiliyor ve virüs de daha fazla bulaşıcı hale geliyor.
Ne kadar bulaşıcı?
Delta varyantının, orjinal corona virüsünden yüzde 50 daha fazla bulaşıcı olan Alfa varyantından yaklaşık yüzde 60 daha bulaşıcı olduğu söyleniyor.
ABD’de açık havada yapılan bir düğünde aşılarının her iki dozunu da olmuş altı kişiye corona virüsünün Delta varyantı bulaşmış ve hastalığı ağır geçiren iki kişiden biri hayatını kaybetmişti.
Profesör Wohl’a göre, Delta’nın aşılanmamış insanlar arasında yayılmasının dışında, geri kalan kesimde de bulaşıcı olmasının nedeni daha fazla viral parçacığa sahip olması. Burunda veya boğazda daha fazla virüs parçacığı olunca, insanlar hapşırdığında veya öksürdüğünde, havaya daha fazla viral parçacık yayılmış oluyor..
Aşılama ve maske yardımcı olur mu?
Wohl’a göre aşılanmış kişilerin bağışıklık sistemleri daha iyi çalışacağından Delta varyantına karşı ‘daha geniş, daha hızlı tepki’ üretir. Bu yüzden de aşılanmış insanlar Delta varyantıyla enfekte olsa bile hastalanmadan bunu atlatabiliyorlar. Profesör, ’’Aşılar insanların aşırı derece hastalanmasını önler ve hafif semptomlarla atlatılmasına yarar sağlar. Ancak hafif semptomlar da ideal değil. Bulaştırıcı olmak ve uzun Covid-19 riskini taşımak iyi değil’’ dedi.
Maske takma ise daha az viral parçacık solumayı önleme konusunda bariyer görevi görüyor. Uzmanlara göre maske takıldığında yayılan virüs parçacığı azalır ve bulaşıcılık da azalır.
Türkiye’de uzmanlar Delta’ya karşı uyarmaya devam ediyor. Özellikle Kurban Bayramı’ndaki hareketten endişe edilirken, ağustos başı için pik uyarıları yapılıyor.