Başak Cengiz'in katiline ne olacak?

Prof. Dr. Fatih Öncü, Başak Cengiz’i samuray kılıcıyla öldüren Can Göktuğ Boz hakında nasıl bir süreç işleyeceğini anlattı: “Zanlı üç hafta boyunca psikolojik ve laboratuvar testleriyle sıkı gözlem altında tutulacak. Bu süre sonunda sağlık kurulu bir rapor yazar.”

Fotoğraf: DHA

Bir inşaat projesi için Ankara’dan İstanbul’a gelen 28 yaşındaki mimar Başak Cengiz, Ataşehir’de sokakta yürürken, 27 yaşındaki Can Göktuğ Boz’un saldırısının ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

Boz, tutuklanması talebiyle sevk edildiği hakimlikteki ifadesinde, ‘olay günü sinirli ve moralinin bozuk olduğunu, daha kolay olduğu için bir kadını öldürmeyi tercih ettiğini’ söylemişti.

Şüphelinin annesi ve avukatı Ayşe Nejla Yomralıoğlu, oğlunun 14 yaşından beri psikolojik tedavi gördüğünü, ilaçlarını düzenli olarak kullanmadığını, son iki üç senedir tedaviyi reddettiğini öne sürmüştü.

Avukat Yomralıoğlu, Boz’un sıkıntılarının arttığını gözlemlediğini, akıl sağlığının yerinde olmadığını, bu nedenle CMK’nın 74’üncü maddesinin uygulanmasını talep etmişti. Söz konusu madde bir şüpheli ya da sanığın akıl hastası olup olmadığını saptamak için resmi bir sağlık kurumunda gözlemde tutumasını öngörüyor.

Serbest mi kalacak?

Hürriyet gazetesi yazarı Fulya Soybaş’a konuşan Türkiye Psikiyatri Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Öncü, zanlının psikolojik/psikiyatrik bir rahatsızlığı olduğu, tedavi gördüğü iddiasının araştırılması için yargının konuyu bilirkişiye taşıyacağını belirterek şunları söyledi: “Zanlı, Adli Tıp Gözlem İhtisas Kurulu ya da bir psikiyatri kliniğine gönderilir. Bu süre genelde üç haftadır. Zanlı bu süreçte psikolojik ve laboratuvar testlerinden tutun uyku ve iştah düzenine kadar sıkı gözlem altında tutulur, bir değil defalarca farklı hekimlerce muayene edilir. Üç hafta sonunda sağlık kurulu bir rapor yazar. Üç seçenek vardır. Bir, ‘Cezai sorumluluğu tam’ denebilir ve zanlıya suça göre tam ceza verilir. İki, ‘Ceza sorumluluğu azalmış’ denilebilir. Bu, kişinin bir rahatsızlığı olduğunu ama ileri düzeyde olmadığını gösterir, cezası altıda bir oranında indirilir. Üç, ‘Ağır derecede akıl hastalığı var’ denilebilir. Yani ceza sorumluluğu yoktur. Ceza almaz ama dışarı da salınmaz. Kişi toplum açısından tehlikesi azalıncaya kadar (belirli bir süresi yok) tedavi altına alınır. Süre olmaması üç gün sonra salınacak anlamına gelmez.”

‘Aile, yakınlarını hastaneye götürmekle yükümlü’

Öncü, kişide ciddi bir ruhsal hastalık belirtisi, garip tutum ve davranış olması halinde ailenin de sorumluluklarının bulunduğunu belirtti. Profesör, ‘kesin tanı konulması durumunda’ ailenin sorumluluk almaması halinde nasıl bir ceza alabileceğini şöyle anlattı: “Türk Ceza Kanunu’nun 175’inci maddesi ‘Akıl hastası üzerindeki bakım, gözetim yükümlülüğünü-başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde ihmal eden kişi- 6 aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır’ der. Tabii bunun için ortada kesin bir tanı olmalı. Ancak unutulmamalı ki aileler ya da varisleri kişinin hareketlerinden kanuni olduğu kadar ahlaki anlamda da sorumludur.”

‘Zorla hastaneye yatırılabilir’

Öncü, 18 yaşından büyük yetişkinlerin kendi rızaları olmadan tedaviye zorlanabileceğini söyledi: “Bazen kolluk kuvvetleri, ‘Bizim yetkimiz yok’ diyerek bir girişimde bulunmayabiliyor. Bu gibi durumlarda aile ilçe sağlık müdürlüğü, kaymakamlıklar ve valiliklere durumu bildirerek kolluk kuvvet talep edebilir. 112 acil aracılığı ile de kişilerin kolluk gücü eşliğinde hastaneye götürülmesi sağlanabilir. Hiçbiri olmadı mı? En son çare savcılığa dilekçe verirsiniz mahkeme kararıyla tedavi almasını sağlarsınız.”

Ruhsal bir tedaviye ihtiyaç olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Herhangi bir yakını ruhsal rahatsızlık sahibi olan aileler, ‘belirtileri dikkatle takip etmeli’ diyen Öncü, şunları kaydetti: “Bu örnekte de olduğu gibi kişinin ekstrem alet, edevat biriktirmesi sıkıntılı bir durum. Ayrıca kişilerin duygu, davranış, konuşma ve düşüncelerinde ciddi değişiklik, muhakeme kusurları, absürt söylemleri olur. Uyku ve iştah düzenleri bozulur. Şüpheci ve alıngan olurlar. Tüm bu belirtiler de bir anda ortaya çıkmaz. Bu bir süreçtir. Aileler uyanık ve duyarlı olacak. İş, okul, sosyal yaşamı ihmal ettiği ya da silah biriktirdiği gibi ekstrem durumlarda kişiyi tedaviye ikna etmek için çaba harcayacak”.

Başak Cengiz’in nişanlısı isyan etti: Deli olduğuna inanmamızı bekleyemezsiniz

Başak Cengiz’i kılıçla öldüren Can Göktuğ Boz tutuklandı