Çocuklarda diyabetin üç işareti: Kilo kaybı, sık idrar, susuzluk

Kilo kaybı, sık idrar ve susuzluk çocuklarda diyabetin üç kritik işareti sayılıyor. Çocuk endokrinoloji ve diyabet uzmanı Prof. Dr. M. Özgür Pirgon, çocukluk çağında diyabetin çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini belirterek aileleri ve öğretmenleri belirtilere karşı uyardı.

Türkiye’de her yıl iki bin çocuk Tip 1 diyabet tanısı alıyor
Türkiye’de her yıl 2 bin çocuk Tip 1 diyabet tanısı alıyor. Fotoğraf: AA

Çocuklarda görülen diyabet vakalarının yüzde 95’inden fazlasını Tip 1 diyabet oluşturuyor. Tip 1 diyabet, pankreasın kalıcı olarak insülin üretememesine bağlı gelişiyor. Bu çocuklar ömür boyu insülin alıyor.

Prof. Pirgon, Mesude Demir’e konuştu.

61’inci Türk Pediatri Kongresi’nde konuşulan konulardan biri de diyabetti. Pirgon kongrede Diken’in sorularını yanıtladı.

Çocukluk çağında diyabet çoğu zaman fark edilmeden ilerliyor. Aileler ve öğretmenlerin diyabeti işaret eden belirtileri bilmesi, diyabetin kontrole alınabilmesine olanak veriyor. Belirtilerin gözden kaçmasıysa çocuklarda komaya, hatta ölüme yol açabiliyor.

Kan şekeri 200’ün üzerindeyse dikkat

Özellikle erken evrede ortaya çıkan bazı bulguların ‘basit‘ sanıldığı için ailelerce önemsenmeyebildiğini belirten Pirgon şunları söyledi: “İlk belirtiler çoğunlukla başka nedenlere bağlanıyor. Kilo kaybı, sık idrara çıkma, idrar kaçırma, aşırı su içmesi, halsizlik ve yorgunluk gibi belirtilerin başka şeylerden kaynakladığı düşünülüyor. Bu çocukların iştahları genellikle iyi. Çocuk kilo verse de ‘Diyet yapıyor’ ya da ‘Sınav stresi var’ diye düşünülüyor. Oysa kilo kaybı önemli bir belirti.”

Hiç idrar kaçırmamış bir çocuğun gece kaçırmaya başlaması, gündüz sık tuvalete gitmenin yanı sıra bazen yetişemeyip altına kaçırması diyabeti işaret edebiliyor. Pirgon bu durumun Türkiye’de sıklıkla ‘korkma’‘üşütme’,‘kum dökme’ gibi nedenlere bağlandığını belirterek şöyle devam etti: “Diyabetin tanısı zor değil. Aileler evde bile ilk kontrolü yapabilir. Parmak ucundan kan şekeri ölçümü artık çok yaygın. Evlerde cihazları var. Eğer kan şekeri 200’ün üzerindeyse vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı.”

‘Saatler içinde ağırlaşabilir

Çocuklardaki diyabet bazen tablo ağırlaştıktan sonra anlaşılabilliyor. En büyük risk, hastalık tablosunun çok hızlı ilerlemesi. Pirgon sabah iyi olan ve yürüyerek hastaneden ayrılan çocuğun akşam bilinç kaybı yaşayabildiği uyarısında bulundu:

“Aileler ‘Yarın gideriz’ diye ertelediğinde çocuk gece bilincini kaybeyor. Hızlı hızlı soluk alıp vermeye başlayınca ambulans çağrılıyor. Ambulansla ağır tabloda geliyorlar.

Diyabetin ileri evresinde ciddi sıvı kaybı oluşuyor. Bu da bilinç bulanıklığına yol açabiliyor. Nitekim ilk tedavi çoğu zaman sıvı desteği. Zamanında müdahale edilirse tedavi çok daha kolay. Ülkemizde diyabetten ölüm neredeyse yok. Çok gecikilmiş vakalarda ölüm oluyor. Bu kadar imkanın içerisinde tanı geç olmamalı.”

Öğretmenler fark edebilir

Acil servislere başvuran çocuklarda diyabetin atlanmasının önüne geçmek için iki temel testin yapılması dahi yeterli: Parmak uçu kan şekeri ölçümü ve idrar tahlili. Karın ağrısı, ishal gibi sık görülen ve başka hastalıklarla karışabilen şikayetlerle gelen çocuklarda diyabet gözden kaçabiliyor.

Pirgon şunları söyledi: “Çocuğun basit bir enfeksiyon geçirdiği ya da yediği bir şeyden hastalandığı düşünebiliyor. Serum takılıp gönderilebiliyor. Halbuki karın ağrısı, ishal diyabetin başında olabilen bulgular. Dediğim gibi son derece basit iki işlemle (kan şekeri ölçümü, idrar tahlili) teşhis koyulabiliyor.”

Pirgon, diyabet belirtilerinin öğretmenler tarafından da fark edilebileceğini de belirtti: “Çocuğun derste bir anda sık sık ‘Tuvalete gidebilir miyim?’ diyerek izin istemesi, çok önemli bir bulgu. Öğretmenler bunu fark edip aileyi uyarmalı.”

Tip 1 diyabet hastası çocuklar için sensör SGK kapsamına alındı