Murat Sevinç
Mülkiyeli. Anayasa hukuku, tarihi ve Türkiye'nin siyasal yaşamına odaklandı. 2017'de Barış İmzacısı diye üniversiteden atıldı. 2024'te iade edildi. Kitapları da var. Köşe yazısı yazmaya Radikal İki'de başladı, 2014'ten beri Diken'de.
İzmir, Antalya, Beşiktaş ve Kadıköy Clinton'a oy verdi…
ABD haritasında, Clinton sahillerden daha çok oy aldı. Bodrum, Antalya, İzmir Clinton’a; Yozgat, Kırşehir, Trabzon, Urfa vb. Trump’a iltifat etti anlayacağınız. Ha tabii bir de ‘şezlongcular’ var!
DEP'lilerin tutuklandığı dönemde, Çarkıfelek'i Tarık Tarcan sunuyordu…
Ne kadar çok zaman geçmiş, arada neler neler olmuş, Kürtlerin siyasal temsilcilerinin tutuklanmasından, partilerinin kapatılmasından bugüne!
Üçüncü Milliyetçi Cephe döneminde hukuk, tavır ve birlik…
Artık ‘uyulan’ anayasal ilkeleri ve ‘yasal düzeni’ bulunmayan Yeni Türkiye’de, kimi devlet yetkililerinin ve danışmanların uluslararası ilişkilere yaklaşımı da ‘Naber bro?’ ile ‘Aklını alırım senin’ arasında bir yerlerde.
Can Dündar'a kurşun sıkan talihli adammış, 'imzacı' da olabilirdi…
Avukat haklı kuşkusuz, insanın içi eziliyor düşününce. Hâkim de, bir vatan evladını mağdur etmeyip tahliyesine karar vermiş. Tabii böyle sözcükler kullanmaz sayın hâkimler. Ciddi insanlardır.
AYM doğru bir karar vermedi ve AYM, başka bir karar veremezdi…
Yeni Türkiye’nin yeni AYM’si ve kese kâğıdından çıkan muz, cümle ahaliye, hayırlı ve afiyet olsun…
Eğer duvarda, askıya alınmış bir anayasa varsa…
Bu günler geçecek (ki hep geçer), OHAL’ler bitecek (ki hep biter) ve bir gün mutlaka, hikâyenin sonunda, anayasa asılı olduğu yerden inecektir (ki hep iner). Mutlaka inecektir…
Necefli maşrapanın karşısında, Nuray Mert, HDP, Altanlar ve diğerleri…
MURAT SEVİNÇ
Bir kuşak için çok önemli bir semboldü necefli maşrapa. Eve büyük mücadelelerin ve fedakârlıkların ardından TV alınır, oturma odasının en merkezi yerine yerleştirilir....
Bu çaba neden? Daha çok nefret ettiremezsiniz, kendinizden…
Ne daha fazla bulandırabilirler midemizi ne de daha çok nefret ettirebilirler kendilerinden. Sakinleşmeliler. Çok iyi anladık. En yavaş anlayanı dahi, anladı. Daha birkaç kuşak, aklı başında hiç kimse insancıl hiçbir şey beklemeyecek bunlardan.
Memleketin bağırsak sorunu ve ishal olma ihtimali…
Bir yazar gözaltına alındığında, bir akademisyen sorgusuz sualsiz işinden atıldığında ‘iyi olmuş namussuza,’ ‘sülalesini de alsınlar,’ ‘assınlar ulan,’ ‘şerefsiz vatan haini ulan’ tepkilerini verenler, devletin tüm ‘muhtemel’ hukuk dışılıklarının güvencesi konumunda.
6-7 Eylül tarihimizde solmuş bir sayfa değil, hala canlı…
6/7 Eylül 1955, tarihimizde solmuş bir sayfa değil. Sol kolu, kalitesiz burjuvazisi tarafından elbirliğiyle budanmış bu toprak çoluk çocuğuna her ne öğretiyorsa, işte onun sonucu. Hala güncel. Hala canlı.
Kamu görevlileri çarşaf, sarık ve cübbe de giyebilsin mi?
Doğru düzgün memleketlerde Vedat Türkali çapı ve kişiliğinde yazarlar yaşamını yitirdiğinde, toprağa hüzün düşer. Ağırbaşlılık. O konuşulur. Kaybının yarattığı boşluk. Programlar ondan söz eder. Gazeteler onu yazar. Ulus için değeri anlatılır genç kuşaklara.
'Kandıyılmayanlay' ile nasıl bir gelecek kurulacak? (5)
Sizce Aslı Erdoğan’ı tutuklayan hâkim de kandıyılıyoy muduy? Üç gün sonra bu açıklamayı yapsa, şaşıracak tek bir yurttaş kaldı mı koca memlekette?