Murat Sevinç

Mülkiyeli. Anayasa hukuku, tarihi ve Türkiye'nin siyasal yaşamına odaklandı. 2017'de Barış İmzacısı diye üniversiteden atıldı. 2024'te iade edildi. Kitapları da var. Köşe yazısı yazmaya Radikal İki'de başladı, 2014'ten beri Diken'de.

Seçim (2): Boykot neydi? Boykot emekti…

Boykot, ‘kaytarma’ değil, çok daha zorlu ve kapsayıcı, siyaseti topluma yayan bir siyaset yapma biçimi olarak düşünülmeli. Yaşamlarımız, hâllerinden memnun siyasetçilere terk edilemeyecek kadar değerli.

Şşşşşşşşş, ses etmeyin sakın…

Ses çıkarmayın sakın. Sakın, bir tepki metni dahi yayınlamayın. Aman ha protesto etmeyin. Ayol deli misiniz, şimdi zamanı mı bunların. Siz mi dediniz bu insanlara, gidin de şeye imza atın diye! Dönem geçer, sonrasında geçmişin bilimsel yorumunu yaparsınız yahu, acelesi ne!

Seçim (1): Geçirmek, racon, siyaset ve toplum…

Başta siyasetçiler olmak üzere herkesin birbirine racon kestiği, kabadayılığın makbul sayıldığı, sıradan yurttaşın silahla poz verebildiği, cenazelerin yuhalandığı, gazetecilerin pervasızca hedef gösterildiği, bakanların parti liderlerini telefonla tehdit ettiği, her felaketin/katliamın üç gün sonra unutulduğu, edepli davranışın giderek lüks sayıldığı ve seçim gecesi ortalıkta silahlı tekinsiz tiplerin ‘kutlama yaptığı’ (!) bir memlekette, hangi partinin kaç milletvekili çıkardığı hakikaten önemli mi?

Nasıl bir sisteme mi geçtik? Şöyle bir sisteme geçtik!

Erdoğan yemin edip göreve başladığında, bu kural ve ilkelerle yönetileceğiz. Hayırlı olsun Türkiye!

Belki de zannedildiğinden daha kolaydır!

Dolu dolu çektik ciğerlerimize AKP’yi. Memleketimiz, coğrafyamız, yurttaşlarımız, aydınımız; hep birlikte tecrübe ettik siyasal İslam’ın ‘adaletini’ de ‘kalkınmacılığını’ da. Sağolsunlar, büyük katkı sundular tarihe ve her birimize.

küçücük bir köpek…

Bir şey yazmak istedim güzelim hayvan için. Ne yazılması gerektiğini bildiğimden değil. Kötü hissediyorum. Küfretmemek gerekir. Hafifletmemek gerekir.

Hayret verici bir 'anayasa' yorumu!

Bu yazı seçim sonrası ortaya çıkabilecek bir ‘ihtimale’ dair.

Ketıl…

Bir insanın her mutfağa girişinde aklına bir cumhurbaşkanı adayının gelmesi, ne matrak değil mi!

Selahattin Demirtaş, hangi yüzle aday olmuş olabilir?

Hukuk sistemimize göre halihazırda ‘suçsuz’ olan Selahattin Demirtaş, gerekli ve yeterli ‘koşullara’ sahip bir yurttaş olarak, ‘anayasal hakkını’ kullanıp cumhurbaşkanı adayı oldu.

Muharrem İnce şanslı sayılır, ya Cebeci Kampüsü'ne girmeye kalksaydı!

Verilmiş sadakası varmış Muharrem İnce’nin.

Muharrem İnce, miting esnasında sahneye bir 'yurttaş' çıkarsa, çok iyi olmaz mı? (2)

Bir siyasetçi, karşısında binlerce insan varken, "Ben çok konuştum, zaten hep konuşuyorum ve hiç ilginç şeyler de söylemiyorum; buyurum mikrofonu siz alın ve derdinizi anlatın" dese? Yurttaş, oraya neden geldiğini, özlemlerini ve eleştirilerini sıralasa, fena mı olur?

Eğer Muharrem İnce, 'Sünni' Muharrem İnce olmasaydı, aday yapılır mıydı? (1)

Bugün ‘aday olmayan’ Kemal Kılıçdaroğlu hakkında bir iki satır karalamak istiyorum.