Murat Sevinç
Mülkiyeli. Anayasa hukuku, tarihi ve Türkiye'nin siyasal yaşamına odaklandı. 2017'de Barış İmzacısı diye üniversiteden atıldı. 2024'te iade edildi. Kitapları da var. Köşe yazısı yazmaya Radikal İki'de başladı, 2014'ten beri Diken'de.
Mümtaz Soysal, Mümtaz Bey, Mümtaz Abi, Mümtaz, Mümtaz Hoca…
Mümtaz Soysal, yaşamın farklı anlarında olabildiğince tutarlı kalmaya,
ilkelerinden ödün vermemeye çalışmış biri. Pek çoğumuz gibi. Ne haklı kızgınlık uyandıran tek bir yazıdan, ne beğenilmeyen bir konuşmadan, ne de benimsenmeyen bir siyasal tepkiden ibaret.
Medeniyet kaybı yolunda, son sürat…
Yalnızca son birkaç günün dikkat çekici başlıklar. Hepsi nasıl bir kayıp yaşadığımızın, ne halde olduğumuzun örnekleri.
Taşlıtarla'da mahallenin Kürtleri yolda yürürken, tark-turk diye… (4)
Aslı Erdoğan’a yönelik tepkiler üzerine bir ‘ara’ yazı...
KHK'lının şehit düşmesi ve utanmazlık üzerine…
Evet, utanmazlık üzerine. Utanmazlar üzerine. Utanmayacaklar üzerine. Sünepelik üzerine. Görmezden gelme üzerine. Korkaklık üzerine. Riyakârlık üzerine. Kalın kafalılık üzerine. Aptallık üzerine. Arsızlık üzerine. Sahtekârlık üzerine...
Kürt'ün 'annesine' mi, 'diline' mi karşısınız? (3)
Hatırlarsınız, hastanede Kürtçe konuştuğu için saldırıya uğrayan yaşlıca bir erkek vardı. İşte o saldırıya ilişkin dosya kapatılmış. Sürpriz değil kuşkusuz. Yine hatırlarsınız, daha geçen hafta gencecik bir muavin Kürtçe konuştuğu için bıçaklandı ve yaşamını yitirdi. Başka vakalar da vardır, duymadığım, haberdar olmadığım...
Ermeni dölüyüm, Yahudi tohumuyum, Kürt çocuğuyum, etek giyiyorum…
Kamusal alanda Tolstoy okumaya kalkanların başı derde girer mi bilemiyorum, ancak ‘savaş’ ve ‘barış’ sözcüklerinin aynı anda ‘sakıncalı’ kabul edildiği bir dönemden geçiyoruz. ‘İlginç’ diyemem, çünkü daha önce de benzeri yaşanan deneyimlerden biri bu. Sürpriz değil. Zaten ‘sürpriz’, Türkiye için uygun bir sözcük sayılmaz. Herkes olması gereken yerde, olması gerekenin yanında ve söylemesi gerekenleri, kendisinden beklenenleri dile getiriyor.
İçiniz yanmıyor, hiçbirinizin…
Asıl sorun, tabanının ‘sol’ yanının taleplerine inatla direnen ve buna karşın ‘solculuk’ iddiasından vazgeçmeyen ana muhalefet partisi liderinin ifadeleri.
Neyse ki çocuklarımız 'ahmak' olduğumuzu düşünecek! (2)
Hem ülkenin, hem dünyanın geleceğine ilişkin en büyük umut bu. Günü geldiğinde, şimdi minicik olan çocuklarımızın bize ve bugün yaşadıklarımıza, konuşup tartıştıklarımıza bakıp hayret edeceğini bilmek, dilemek.
Kanser mi olmalı, depremde mi ölmeli, cezaevine mi girmeli?
Hakikaten deprem esnasında eğer bir karış yeşil alan bırakılmamış mahallelerimizin kenarına park edilmiş pahalı özel araçlarımıza biner ve sigara içmezsek, hem depremden hem kanserden korunabiliriz.
Kürt sorununu tartışmak, konuşmak gerekli midir? (1)
On binlerce yurttaşın ölümüne, on yıllardır dinmeyen büyük acılara neden olması bir yana; doğrudan ‘devlet’ ve ‘siyasal sistem'le ilgili devasa boyutta ‘tarihsel’ ve ‘güncel’ bir sorundan söz ediyoruz.
Ben bir 'hıyar' değilim!
MURAT SEVİNÇ
Orta zekalı bir insan ve yurttaş olduğum için, olup biteni görüp anlayabiliyorum.
Yurttaş olduğum için, hangi haklara ve özgürlüklere, hangi görev ve sorumluluklara sahip...
Mutsuzluk ve bıkkınlığa açılan akademik yıl
'Saray’daki alkışçıların kimisi, bir gün o fotoğrafları sanal alemden sildirmek için çaba harcayacak. Unutturmaya çalışacaklar bugünlerini.