Frederike Geerdink
Hollandalı gazeteci. 25 yıldır meslekte. 15 yıl Hollanda’da çalıştıktan sonra 2006’da Türkiye’ye yerleşti. Özellikle Kürt sorunu, insan hakları, azınlıklar ve kadın meseleleri üzerine yazıyor. Ağustos 2012’den bu yana Diyarbakır’da yaşıyor. www.kurdismatters.com ve www.journalistinturkey.com adlı blogları var. Başta Hollanda ulusal haber ajansı olmak üzere birçok mecraya haber ve yazı yazıyor.
Uludere katliamını irdelediği kitabı ‘De jongens zijn dood’ adıyla Hollanda’da yayınlandı.
Not: Kendisi ayrıca Amberin Zaman’ı ‘utandıran’ gazetecidir.
Diyarbakır ve doğusu yanlış saat diliminde yaşıyor, farkında mısınız?
Zaman dilimlerini ele almak son derece bölücü, bunu biliyorum. Çok esnek de düşünebilirim; alternatif bir çözüm önerim var: Tüm Türkiye’yi GMT+3 zaman dilimine geçirelim. Yoksa şimdi de anti-Kemalist mi davranıyorum?
Demokratik bir ülkede megalomanyakça bir başkanlık sarayı inşa edilmez
Demokratik bir ülkede 615 milyon dolara 150 bin metrekarelik (beş IKEA yapar!) megalomanyakça bir başkanlık sarayı yaptırılmaz.
Kürtler vahşidir öyle mi!
Peki, sakalını tıraş eden adamlar haberi gibi aslı astarı araştırılmayan haberler neye örnek teşkil ediyor? Medyanın yarattığı ‘nefret söylemi’ne… Ama bu ay başında Kobani’de işler yoldan çıktığında Diyarbakır’daki İslamcı parti mensuplarına gerçekleştirilen saldırılar da öyle...
Erdoğan, beni zorla savaş muhabiri yapacak!
Kürt hareketi barış istiyor. Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da sürece gereken katkıyı yapması önemli. Bir yol haritasının çizilmesi harika ama eylemler kelimelerden daha değerlidir ve henüz hükümetin kayda değer bir adım attığını görmedik. Sonuçta barış süreci Erdoğan’ın elinde. Ve benim bir barış muhabiri olarak kariyerim de. Lütfen beni savaş muhabiri olmaya mecbur bırakmayın.
Diyarbakır'da 'fabrika ayarları'na, yani karanlığa dönüş
İşte Diyarbakır o zaman tamamen normale dönmüş olacak. Gerillaların cenazeleri, barış sürecinin zayıflaması nedeniyle artık itidal göstermeyen polis, öncelikle yenilenen şiddetle meşgul olması gereken Kürt hareketi, dolayısıyla yerel demokrasi üzerine çalışmak için daha az enerji... Diyarbakır’ın tadına çok az vardığı yeni yaşamın sona ermesi ve karanlığa dönülmesi an meselesi...
Erdoğan'ın kirli planı bu mu: IŞİD Kobani'ye, Türk askeri Suriye'ye
Kürtlere göre plan şu: Bırakın önce IŞİD Kobani’yi ele geçirsin, sonra IŞİD’i uluslararası koalisyon güçleriyle beraber bombalayalım ve sonra bu müttefiklerle karadan bölgeye girip bir tampon bölge oluşturalım. PYD ve YPG böylece ağır darbe alsın, ve Efrin ve Cizre’deki diğer iki Kürt kantonunun da altı oyulsun...
Gazeteci dediğin soru sorar ve sorulacak çok soru var
Hükümetin şeffaflık yoksunu tutumu etrafta dolaşan komplo teorilerinin beslenmesine neden oluyor.
Bugünden tezi yok Türkiye'deki tüm çocuklara zorunlu Kürtçe dersi verilsin
Amaç şu olmalı: Bir sonraki nesile Türkiye’nin kendi tarih, anadili ve kültürel mirası bulunan farklı toplulukların yaşadığı bir ülke olduğunu, ve bunların her birinin eşit derecede değer taşıdığını benimsetmek. Tıpkı matematik, biyoloji ve tarih dersleri gibi öğrenilmesi hayati bir şey bu.
Mühürlenen Kürtçe okulundaki duvar yazısı: 'Dil olmadan yaşam olmaz'
Okulun içi rengarenk balonlarla süslenmiş, duvarlarına Kürtçe yazılar asılmış: ‘Bê ziman jiyan nabe’ (Dil olmadan yaşam olmaz), ‘Zimanê me hebûna me ye’ (Dilimiz varlığımızdır).
Kitap, kalem ve molotof tutanlar
Umarım ateşkes, bir sonraki genel seçimlere kadar devam eder. Zira, şiddeti desteklemeyi ne hükümet ne de PKK göze alabilir. Fakat yine de barış sürecinin zayıf noktası hakkındaki sorulardan biri, eski neslin gençleri kontrol altında tutup tutamayacağı değil. Asıl soru, kalem, kitap ve molotof tutanların, eli silahlılardan daha dirayetli kalıp kalmayacağı..
PKK korkusu devlet korkusundan daha beter
Bazı okuyucularımın düşündüğünün aksine, benim çalışmalarımın amacı PKK'yi korumak veya övmek değil, insan haklarını savunmak.
Barış sürecini destekliyorsanız, Mahsum Korkmaz heykellerine de alışın
Türkler şu an bronzdan bir Mahsum Kormaz nedeniyle öfkelenebilir, devlet onu yasaklayabilir ve yıkabilir, hatta genç bir adam da öldürülebilir. Ama provokasyona gelmeyip buna alışmak, daha zekice ve insani bir yaklaşım olacaktır. Atatürk herkesin kahramanı olmak konusunda feci şekilde çuvalladı. Mahsum Korkmaz'ın heykeli ve gelecekteki Öcalan heykelleri bunun sadece doğal sonuçları.