İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘tehditler’ine yanıt verdi.
“Benim için Silivri soğuk değil” diyen Akşener, Erdoğan’a papatya çayı içmeye devam etmesini önerdi.

Erdoğan, dün katıldığı ATV’deki programda Akşener’i hedef alarak şunları söylemişti: “Bizim hastanelerle ilgili attığımız adımları hanımefendi (Akşener) çıkmış küçümsüyor. Sağlık bakanım ve Murat Kurum kardeşimle konuştum nedir ne değildir diye görüştük. Yalana gerek yok, biz eğer yapıyorsak yaparız Meral hanım. Tayyip ismine de Erdoğan ismine de dikkat et. Biz attığımız her adımı dikkatli atarız. 20 yıllık iktidarımız döneminde İstanbul-İzmir bu otoyollara iyi bak. Kocaeli’nde yaşıyorsun oraya da dikkat et. Yalanla dolanla iş yapma. Yanlış yere maalesef kafanı çarpıyorsun, dikkat beni kendinle uğraştırma.”
Akşener, buna bugün gittiği Adıyaman’da Erdoğan’a yanıt verdi.
Erdoğan’ın önceki tehditlerini ve devamında yaşadıklarını anlatan Akşener, bu konuda mahkemelerden sonuç alamadığını hatırlattı.
Akşener, şunları söyledi:
*(Erdoğan’ın) tehdidinin üçüncüsü bu. Önce 31 Mart seçimlerine giderken ‘Zaten bu bayanın dokunulmazlığı da yok.’ Parmağını sallayarak ‘Bu bayanı hapse gönderirim’ dedi. Ben de elime hapis çantasını hazırladım ve dedim, ‘Buyur birader ben buradayım.’ Bu birinci tehdit.
*İkincisi tehdit; Rize’ye gitmeden önce, ‘Ey gelin hanım, görürsün gününü’ dedi. Rize’de bir sürü iş oldu. Ama ben Rize’ye gittim; çünkü benim eşim de Rizeli. Rize’yi gezdim. Bir tarafta Ak Partililer bağırdı, ben de normal esnafı gezdim. ‘Görürsün, bunlar iyi günlerin, daha başına neler gelecek’ demişti.
*Şimdi de verdiği (tehdit), ‘Beni kendinle uğraştırma.’ Sayın Erdoğan, ‘Benim adım Tayyip Erdoğan, bunun ne manaya geldiğini bilirsin’ diyor. Ben de diyorum ki; Recep bey, niye bu kadar sinirlisin.
*İktidarında benim namusuma şerefime sahibi olduğunuz televizyon kanalından iftira atıldı. Ben bununla ilgili mücadele ettim; sen beni dördüncü gün aradın, gereğini yapacağını söyledin, o iftirayı atan şerefsizlerin hepsi senin mahkemelerinde beraat etti.
*İktidarında evim basıldı. Basanların tamamı beraat etti.
*İktidarında birisi çıktı, ‘Bu kadını Fethullah Gülen bakanlığa atadı’ dedi. Bunun üzerine (benim ettiğim) teşekkür kağıdı iletti. Ben de bu kağıdın altındaki imzanın -Nurettin Veren’den bahsediyorum- olmadığını söyledim. Mahkemeye verdim; aynı mahkeme dedi ki, ‘Bu evrak resmi olmadığı için sahtecilik sayılmaz.’
*İktidarında torunuma burada ifade edemeyeceğim ağırlıkta iftira atıldı. Dokuz aylık torunuma… Onlar da beraat etti…
*Ey sayın Erdoğan; sen önce otur… Recep bey, bunlara bak. Seni yanıltan yanındaki yalaka tayfasına bak. Sana yanlış bilgi veren, o temeli attıran, temel atma tiyatrosunu yaptıran, cebini dolduran yanındaki cahil, liyakatsiz, yalaka tayfasını tehdit et. Sen beni tehdit edemezsin.
*Neticesinde sayın Erdoğan da beni iyi tanır ki, ben bugüne kadar hiçbir tehdide pabuç bırakmadım. Demirden korksaydık trene binmezdik.
*Ben buradayım, adresim belli, çantam elimde, benim için Silivri soğuk değil. Buyrun Recep bey… Bu sinire gerek yok ben san tavsiye edeyim; papatya çayına devam.