MESUDE DEMİR
Göğüs hastalıkları uzmanlarının yaptığı bir araştırma, Akbelen’deki madencilik faaliyetlerinin, hava kirliliği etkenlerinden partikül madde 10 (PM10) seviyesini Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) sınır değerinin 4,5 katına kadar çıkardığını ortaya koydu.

Geçtiğimiz günlerde zeytinliklerin, kömür santralleri için feda edilmesinin önünü açan kanun teklifi gündemdeydi. Söz konusu teklif TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecekken ertelendi. Teklifin yeniden görüşülerek yasalaşması bekleniyor.
Hekimlerin araştırması, mevcut maden ve termik santrallerin dahi havayı nasıl kirlettiğini, dolayısıyla sağlığı tehdit ettiğini bir kez daha gösterdi.
Türk Toraks Derneği’nin 28’inci yıllık kongresinde sunulan araştırmayı göğüs hastalıkları uzmanları Dr. Selin Çakmakcı Karakaya, Dr. Öğretim Üyesi Sabri Serhan Olcay, Dr. Öğretim Üyesi Merve Erçelik Koncak ve Prof. Dr. Sebahat Genç yaptı.
2020’de Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı YK Enerji’ye tahsis edilmiş ve 2023’te maden sahasının genişletilmesi için ağaçlar kesilmişti. Linyit madenciliği sırasında, yerleşim alanlarına 100 metre mesafede dinamit patlatılıyor ve yoğun tozuma oluşuyor.
Araştırmada, İkizköy-Akbelen’de ormanlık alanın yok edilip kömür madeninin çalışmaya başlamasından sonra bir ay boyunca (16 Mayıs-15 Haziran 2024) PM10 ölçümleri yapıldı. Elde edilen veriler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Hava Kalitesi İzleme Ağı verileriyle karşılaştırıldı.
İkizköy-Akbelen’deki kirlilik Yatağan’dan bile fazla
Bulgulara göre İkizköy’de yapılan PM10 saatlik ölçümlerde zirve değerlere sabah 7.00 ile 9.00 arasında çıkılıyor. Genel azalma öğleden sonra görülse de gece yeniden artıyor.
Ölçümler aynı dönemde Muğla’daki Musluhittin, Milas ve termik santral bulunan Yatağan’daki diğer ölçüm istasyonlarının verileriyle karşılaştırıldı. İkizköy-Akbelen’in kirliliği buralardan daha yüksek saptandı.
DSÖ Hava Kalitesi Kılavuzu’na göre PM10 için günlük sınır değer 45 µg/m3 olarak kabul ediliyor. Ölçümlere göre günlük ortalama PM10 değerleri 45,6 ile 206,4 µg/m³ arasında, ortalamaysa 110,8 µg/m³. Aynı dönemde Muğla’daki bakanlık istasyonlarında PM10 günlük değerleri Musluhittin’de 19,7-110,0 µg/m³, Yatağan’da 18,1-79,5 µg/m³, Milas’ta 22,8-74,3 µg/m³ olarak ölçüldü.
Vahşi madencilik yapılıyor
Dr. Karakaya araştırmayı şöyle değerlendirdi: “İkizköy-Akbelen’dek kirlilik, kömürlü termik santral açısından ciddi derecede hava kirliliği yaşanan Yatağan’ın dahi üzerinde.
Türkiye’de yapılan madencilik faaliyetlerinin artık ‘vahşi madencilik’ uygulamasına dönüştüğünü görüyoruz. Bu faaliyetlerin çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkileri göz ardı ediliyor.
Yerel ve ulusal düzeyde hava kalitesini iyileştirme hedefleri kapsamında önleyici politikalar kritik derecede önemli.”
Prof. Dr. Genç şöyle konuştu: “Madencilik için çevre etki ve sağlık etki değerlendirmesi yapılmalı. Halkın yararı var mı diye bakılmalı. Bizde yapılan ‘Nerede maden varsa çıkaralım‘. Devlet de bunlara ruhsat veriyor. Turizm, balcılık açısından ülkenin gözbebeği olan Muğla’da bunu çok yaşıyoruz.”
Kirliliğin sabah ve gece saatlerinde belirgin derece arttığını tespit eden araştırmacılar, dinamit patlatma ve yoğun taşıma faaliyetlerinin dalgalanmalara neden olduğunu düşünüyor. Ayrıca, toprak ve moloz yığınlarının büyümesi, çevresel tozumayı artırmış olabilir.
Ölçüm cihazı fark edilince su püskürtülmüş
Ölçüm cihazının fark edilmesinin ardından, su püskürtme gibi geçici önlemler, PM10 seviyelerinde kısa süreli azalmaya yol açsa da bu önlemlerin sürdürülebilir olmadığı gözlendi.
Yatağan’daki kömür madenleri ve kömürlü termik santrali ve İkizköy çok benzer bir durumda. Ancak Yatağan’daki ölçüm cihazının PM10 değerini, İkizköy’e göre düşük düzeyde ölçmesi bir yandan da başka bir kuşkuyu beraberinde getirdi. Uzmanlar Yatağan’daki ölçümlerin güvenliği konusunda şüphe duyuyor.
Hava kirliliği tepede tırnağa sağlığı bozuyor
Türkiye’de hava kirliliğinin en önemli etkenlerinden partikül maddeye bağlı 53 bin erken ölüm olduğu saptandı. Bu kirlilik 30 yaş üzerindeki ölümlerin yüzde 11’ini oluşturuyor. Hava kirliliği en önemli çevre ve halk sağlığı sorunları arasında yer alıyor.
Hava kirliliğinden etkilenmeyen organ ve sistem neredeyse yok. Kalp damar ve solunum sistemleri daha çok etkileniyor. Maruziyet düzeyi ve süresiyle kalp-damar hastalıkları riski artsa da çalışmalarla güvenli bir eşik değer olmadığı sonucuna varıldı. Hava kirliliği, meme kanseri ve Alzheimerle de ilişkilendiriliyor.
Ayrıca anne karnında metil civa, kurşun gibi ağır metallere maruz kalmanın çocukta IQ düzeylerini etkileyebildiği kabul ediliyor. Çocuk hastalarla yapılan çalışmalar, gene özgü DNA metilasyonunun hava kirliliği ile astım atakları arasındaki olası aracı rolünü de ortaya koydu.