Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, sivil toplum ve insan hakları aktivisti Osman Kavala için “En kısa sürede serbest bırakılmalı” dedi.

Gezi davasında ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet cezasına mahkum edilen Kavala, AİHM’in ihlal kararına rağmen 3 bin 220 gündür hapiste tutuluyor.
Kavala’nın başvurusu üzerine bugün (25 Ağustos) AİHM Büyük Daire toplandı. AİHM Başkanı Matthias Guyomar, “Kavala en kısa sürede serbest bırakılmalı” dedi.
Karara göre Kavala’ya 70 bin avro (yaklaşık 3,9 milyon lira) manevi ve 43 bin 342,57 avro (yaklaşık 2 milyon 434 bin lira) masraflar için tazminat ödenmesine hükmedildi.
AİHM 10 Aralık 2019’da da Kavala’nın derhal salıverilmesi yönünde karar vermişti. AİHM Kararları İzleme İnsiyatifi’nin yeni kararla ilgili açıklaması şöyle:
* AİHM Büyük Daire tarafından Osman Kavala hakkında ikinci ihlal kararı verildi. Bugün yapılan basın toplantısında mahkeme başkanı tarafından yapılan açıklamada AİHS madde 5 ve 18 hükümlerinden ihlal kararı verildiği açıklandı.
* AİHM, Gezi olaylarındaki gösterilerin barışçıl olduğu vurgusuyla düşünce özgürlüğü, toplantı ve gösteri özgürlüğünün ihlaline yol açıldığını vurguladı.
* AİHM, Osman Kavala’nın AYM nezdinde bekleyen başvurusunun incelemesinin gecikmesini eleştiriyor.
* AİHM, ayrıca bir önceki Kavala kararındaki gibi özgürlüklerin kısıtlanması nedeniyle, otoritelerin kötü niyetle hareket ettiğini vurgulayarak madde 18’den ihlal kararı verdi. Madde 18 ihlali AİHM kararlarında oldukça nadir uygulanıyor.
* Kavala hakkında verilen ikinci ihlal kararı, birinci kararın gerekçelerini ve yine aynı karara uyulmadığı yönündeki tespitleri güçlendiriyor. AİHM, kararların AİHS ve Anayasaya göre bağlayıcı olduğunun altını çizdi.
Ne olmuştu?
Sivil toplum ve insan hakları aktivisti Osman Kavala 3 Kasım 2025 itibariyle 2 bin 925 gündür hapiste.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Gezi eylemlerinden itibaren ‘Türkiye’nin Soros’u’ diye hedef gösterdiği Kavala, 18 Ekim 2017’de Gaziantep’te gözaltına alınıp İstanbul’a götürüldü.
Gözaltı gerekçesi ilk anda öğrenilemedi. Soruşturmanın gizli yürütüldüğü söylendi.
Kavala, 1 Kasım’da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Tutuklamaya iki gerekçe gösterildi: Gezi eylemleri bağlamında ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ ve 15 Temmuz darbe girişimi bağlamında ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs.’
İddianame sürecinde dosya ikiye ayrıldı.
Gezi eylemlerine ilişkin iddianame, 19 Şubat 2019’da hazırlandı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 10 Aralık 2019’da Kavala’nın derhal salıverilmesi yönünde karar verdi.
Beraat, tahliye, tekrar tutuklama
Kavala, ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla yürütülen davanın 18 Şubat 2020’deki altıncı duruşmasına da tutuklu olarak çıktı. Duruşmada sekiz sanıkla birlikte Kavala’nın da beraat ve tahliyesine karar verildi.
Ancak hemen ardından İstanbul başsavcılığı Kavala hakkında darbe girişimi bağlamında ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla yürütülen davada gözaltı kararı bulunduğunu duyurdu. Tahliyesi beklenen işadamı gözaltına alındı. Oysa Kavala için Ekim 2019’da bu soruşturmada tahliye kararı verilmişti. Buna rağmen Kavala 19 Şubat 2020’de yeniden tutuklandı. Kavala 9 Mart’ta 2020’de de aynı dava kapsamında bu kez ‘siyasal veya askeri casusluk’ suçlamasıyla tutuklandı.
AYM’ye başvuru
Kavala haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 4 Mayıs 2020’de Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Başvuru 15 üyeli mahkeme tarafından 29 Aralık 2020’de yediye karşı sekiz oyla reddedildi.
25 Ocak 2021’de AİHM’in bağlı bulunduğu Avrupa Konseyi, ‘Kavala’nın serbest kalması rica değil, bağlayıcı hukukun gereği’ diye Türkiye’ye hatırlatmada bulundu.
5 Şubat’ta İstanbul 36’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde Kavala’nın ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ ve ‘siyasi ve askeri casusluk’ suçlarından yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü. Kavala, tahliye edilmemesinin daha ağır bir hak ihlaline yol açacağını söyledi. Mahkeme, tutukluluğun devamına karar verdi.
Başkan şerh koydu
23 Mart’ta AYM’nin gerekçeli kararı açıklandı. Karşı oy verip şerh düşen yedi üye arasında başkan Zühtü Arslan’ın da bulunduğu görüldü.
21 Mayıs’ta Gezi Parkı eylemlerinin üçüncü kez yargılandığı davada Kavala’nın oy çokluğuyla tutukluluk halinin devamına karar verildi. Başkan, karara şerh koyduğunu açıkladı.
8 Ekim’de Kavala dahil 16 hak savunucusu ve Beşiktaş futbol takımı taraftar grubu çArşı’nın 35 üyesi ilk defa birlikte hakim karşısına çıktı. Duruşma sonucunda mahkeme, oy çokluğuyla Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
İhlal prosedürü
3 Aralık 2021’de Avrupa Konseyi, AİHM ihlal kararına rağmen Kavala’yı serbest bırakmayan Türkiye’ye karşı yaptırım prosedürü kararını hatırlatarak 19 Ocak 2022’ye kadar görüşünü iletmesi için süre verdi.
Kavala 17 Ocak’taki duruşmada de yine tahliye edilmedi.
Türkiye AİHM’e şu yanı gönderdi: “Kavala’nın yargılanması AİHM kararının alındığı davadan değil, farklı bir davadan sürmektedir.”
Bunun üzerine Avrupa Konseyi’nin siyasi organı bakanlar komitesi, 2 Şubat’taki toplantıda Kavala’nın AİHM kararına rağmen serbest bırakılmaması nedeniyle Türkiye aleyhine aralık başında başlattığı ‘ihlal prosedürü’nün ikinci aşamasını oylamaya sundu. Oturumda dosyanın AİHM’e havale edilmesine dair ara karar oy çokluğuyla kabul edildi.
Erdoğan: Bizi çok ilgilendirmiyor
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 3 Şubat 2022’de bu kararı şöyle eleştirdi: “AİHM ne demiş, Avrupa Konseyi bu konuda ne demiş; bu da bizi çok ilgilendirmiyor. Biz kendi mahkemelerimize saygı duyulmasını bekliyoruz. Bu saygıyı duymayanlara da kusura bakmasınlar bizim saygımız olmayacaktır.”
Kavala’nın 1574 gündür tutuklu bulunduğu Gezi/çArşı davasının beşinci duruşması 21 Şubat’ta görüldü. Mahkeme, Kavala’nın tutukluluk halinin devamına, dosyalarına ayrılmasına karar verdi.
23 Şubat’ta AİHM, Türkiye’ye yönelik ihlal sürecini görüşmek üzere, taraflara görüşlerini sunması için 19 Nisan’a kadar süre verdi.
Kavala 21 Mart’ta tekrar hakim karşısına çıktı. Mahkeme, tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Hükmün açıklanması beklenen 22 Nisan’daki duruşmada da karar çıkmadı.
Ağırlaştırılmış müebbet
İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan’daki karar duruşmasında Kavala’ya ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ten ağırlaştırılmış müebbet cezası verdi. Mahkeme heyetinden bir üye hakim karara karşı oy kullandı.
Duruşmada Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi hakkında da 18’er yıl hapis cezası ve tutuklama kararı verildi.
28 Aralık 2022’de istinaf başvurusunu değerlendiren İstanbul bölge adliye mahkemesi, Kavala ve ve diğer sanıkların cezalarını ‘hukuka uygun’ buldu.
Yargıtay, 28 Eylül 2023’te Osman Kavala’nın ağırlaştırılmış müebbet, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater Utku’nun 18’er yıl hapis cezasını onadı. Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı hakkında verilen 18’er yıl hapis cezalarıysa bozuldu.
30 Nisan 2024’te Kavala yeniden yargılanma talebinde bulundu.
14 Mayıs’ta davayı gören 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin heyeti ‘kanun gereği’ değiştirildi.
15 Mayıs’ta mahkeme yeniden yargılanma talebini oybirliğiyle reddetti.
Kavala Mart 2026’da AİHM’e ikinci başvurusunda adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, mahkemenin bağımsız ve tarafsız davranmadığını, savunma haklarının kısıtlandığını ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, cezanın kanunilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğunu kaydetmişti.