Hrant Dink davası sanığı Yılmazer: Varsayım üzerinden azmettirici oldum

Öldürülen gazeteci Hrant Dink’in davasında sanıklardan eski emniyetçi Ali Fuat Yılmazer, “Benim aleyhimde delil olabilecek hiçbir şey yok bu dosyada. Varsayım üzerinden cinayet azmettiricisi oldum” dedi.

Fotoğraf: DHA

Agos gazetesinin genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin altısı tutuklu, 13’ü firari 76 sanığın yargılandığı davada, sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarının alınması tamamlandı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile savunması alınan tutuklu sanık Yılmazer, suçlamaları kabul etmedi. 

Yılmazer o dönem İstihbarat Daire Başkanlığı (İDB) C Şube müdürüydü.

‘Mütalaayı okuyunca nasıl bir savunma yapacağını bilemeyecek duruma geldiğini’ ifade eden Yılmazer, ‘iddianamenin bir kopyasının mütalaaya dönüştürüldüğünü’ söyledi. 

Yılmazer, şunları aktardı: “Davanın üçüncü iddianamesinde de tarafıma yönelik suçlamalar vardı. Talep etmeme rağmen mahkeme bu konuda savunmamı almadı. İdari soruşturmaların hiçbirinde kusur veya suçlamalara muhatap olmadım. Tutuklanma gerekçem olarak F3, F4 ve F5 raporları sunuldu ama ne ilginçtir ki bu dosyada bir tane bile F5 raporu yok.”

“Hrant Dink’in ölümünün azmettiricileri, onu hedef gösterenler, yargılanmasına sebep olanlar, tehdit iklimini yaratanlardır, ben değilim” diyen Yılmazer, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Dink cinayetiyle ilgili, ‘etkin bir soruşturma yapılmadığı’ tespiti olduğunu ve kararda ‘kendisi yönünden bir eksik soruşturma tespiti bulunmadığını’ savundu.

‘Devlet Denetleme Raporu’da da kendisi yönünden bir ihmal tespiti yapılmadığını ve Dink’in öldürüleceği bilgisi olan F4 raporunun resmi izinli olarak yurt dışında bulunduğu dönemde işlem gördüğünü’ belirten Yılmazer, şöyle devam etti: “F4 raporu bana daha sonra da arz edilmedi. Hiç görmediğim bir evrak üzerinden cinayetin azmettiricisi nasıl olabilirim? Eski Trabzon İstihbarat Müdürü Engin Dinç, Erhan Tuncel’i odasında sık sık ağırlayacak, telefonla konuşacak kadar yakın ilişki içindeyken bu cinayetin azmettiricisi olarak suçlanmıyor ama evrakı dahi görmemiş ben azmettirici oluyorum. 

Hrant Dink’i Türk düşmanı ilan edenler, telin edilmesini teşvik edenler azmettirici değil ama benim öyle mi? İstanbul emniyet istihbarat ve koruma şubeleri bu işin asıl sorumlularıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü nezdindeki merkez koruma komisyonu bu işin sorumlusu değil. Benim de üyesi olduğum bu komisyonun yükümlülüğü değil. Kendi kendime yazı yazmam da söz konusu olamaz. Mevzuat ve uygulamada böyle bir şey yok.”

Yılmazer, ‘müdürü olduğu İDB bünyesindeki C şubenin illegal olmasının söz konusu olmadığını, Erhan Tuncel’in polis, jandarma ve MİT ile irtibatının bulunduğunu’ belirtti.

‘Müdahil olmasak cinayet faili meçhul olarak kalacaktı’

‘İddia edildiği gibi cinayet hazırlığına ilişkin İstanbul’a eksik veya tahrifli bilgi gitmesi durumunda bunun sorumlusunun, o dönemde haber elemanı olan Erhan Tuncel’den gelen bilgiyi değerlendirip hazırlayanın dönemin Trabzon İstihbarat Şube müdürü Engin Dinç olması gerektiğini’ kaydeden Yılmazer, ‘İstanbul emniyetinin cinayetten sonra sahte bir tutanak düzenlediğini’ aktardı.

Yılmazer, 2006’da Osman Hayal hakkında tahkikat yapılmış gibi tutanak tanzim edildiğini belirterek, şunları anlattı: “Cinayette kendi ihmalleri olduğunu bildikleri için bunu yaptılar. Bu sahte tutanağı düzenleyenler müfettişlere beyan etmişler. Katılan taraf avukatları da bunu biliyor. F4 belgeleri çok gizli statüdedir. Celalettin Cerrah kendisinden bilgi saklandığını iddia ediyor.

Cinayetin çözümü için ne yaptı peki İstanbul emniyeti? Mesela Akbank kamera kayıtları kayıp. Orijinal hard disk alınmış ve İstanbul TEM’de yok edilmiş. Bu niye araştırılmadı? Tetikçiyi açıkça korumuşlardır. Biz müdahil olmasak bu cinayet faili meçhul olarak kalacaktı. İstanbul, cinayetin asıl faillerini korumak, kayırmak için kumpas kurdu. Bu savunmalarımın sonuçta hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini de biliyorum. Zerre talebim yok.”     

Duruşma 10 Şubat’a ertelendi

Yılmazer’in savunmasının tamamlanmasıyla birlikte sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarının alınması işlemleri sona erdi. 

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmada müdahil Dink ailesinin avukatlarının beyanlarının alınacağını belirtti ve duruşmayı 10 Şubat’a erteledi. 

Müdahil avukatlarının beyanlarının alınması ve sanıklara son sözlerinin sorulmasının ardından mahkemenin dosyaya ilişkin kararını açıklaması bekleniyor.

Sanık Akyürek: Hrant Dink’e yönelik eylemi engellemek için çalıştım

‘Dink davası’ sanığı gazeteci Gün: Şimdi ben güvercin tedirginliğinde bekliyorum

Dink davası: Eski alay komutanı Ali Öz’e ev hapsi, Volkan Şahin’e tahliye

Dink davası sanığı Reşat Altay: Bu davada yargılanmaktan müteessirim

Dink davası sanığı jandarma: Ali Öz’ün baskısıyla doğru ifade vermedim

Dink davası sanığı polis: Erhan Tuncel’in muhbir yapılması suç değil başarıdır

Dink davası: Emniyet, sanıkların kaçma girişiminde bulunduğunu belirtti

Dink davası sanığı Güler: Bu ithamlar örgüte yönelik suçlamaları zayıflatır

Hrant Dink davası: Savunma sırası dönemin İstanbul istihbarat müdürü Güler’de

Hrant Dink davası: Esas hakkındaki savunmalar 22 Aralık’ta başlayacak