Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Başkanı Mehmet Türkmen hakkında savcılığın itirazı üzerine yeniden ev hapsi verildi.

Gaziantep’te maaş zammında uzlaşamayarak iş bırakan Çelikaslan Tekstil işçileri 14 Şubat’ta fabrika önünde açıklama yapacağını duyurmuştu. Türkmen’in de katılacağı açıklama öncesi valilik tüm gösterileri yasaklamıştı.
Türkmen 14 Şubat sabahı evinden çıkarken gözaltına alınmış, öğleden sonra serbest bırakılmıştı.
Sendika başkanı 16 Şubat’ta tekrar gözaltına alınmış, 17 Şubat’ta da tutuklanmıştı.
24 Mart’ta tahliye edilen Türkmen’e 25 Mart’ta ev hapsi verilmişti.
17 Nisan’da hakkındaki ev hapsi kararı kaldırılan Türkmen için savcılığın itirazı üzerine yeniden ev hapsi verildi.
Sendika başkanı Türkmen’in X’teki açıklamaları şöyle:
*Hakkımdaki ev hapsi kararı 17 Nisanda, yani dört gün önce kaldırılmıştı. Başka bir savcı itiraz etti ve daha önce ev hapsini kaldıran hakim yeniden ‘konutu terk etmeme’ adli kontrol tedbirine hükmetti ve bugün yeniden elektronik kelepçe bağlanarak ev hapsine alındım.
*Bu karara dayanak olarak 11 Nisan’da gerçekleştirildiği iddia edilen bir ‘tedbir ihlali’ gerekçe gösterildi. 11 Nisan’da hem görevli polis memurunu hem de adalet bakanlığına bağlı elektronik izleme merkezini arayarak hastaneye gitmem gerektiğine dair bilgi vermişim.
*Hastaneye gitmek için dışarıdayken ilgili iki kolluk memuru gelip tespit yapmış ve tutanakla durumu dosyasına eklemiş olmasına rağmen, bu kayıtlar dikkate alınmadan alınan kararın hukukla açıklanacak hiçbir tarafı var mı?
*Dosyada itirazların sürekli başka savcılar tarafından yapılması da ayrıca düşündürücü. Daha önce ev hapsi kararınının kaldırılmasına karar veren aynı mahkemenin hakimi ihlal bildirimini görmüş ve ev hapsini kaldırma kararında da değinmiş olmasına ve bu ‘ihlal bildirimi’ne rağmen ev hapsininin kaldırılmasına karar vermiş olmasına rağmen, şimdi aynı hakimin bu ‘ihlal’ gerekçesiyle savcının itirazını kabul etmesi bu kararların tam bir hukuk garabeti olduğunu açıkça göstermektedir.
*Yarın avukatlarımız, o gün hastaneye gidip muayene olduğuma ve o gün evden çıkmadan ilgili birimleri aradığıma dair kayıt ve belgelerle birlikte itiraz edecekler. Özgürlüğümü bir kere daha gasp eden ve hukuku oyuncak haline getiren bu kararın kaldırılıp kaldırılmayacağını göreceğiz.
*Eğer sizi asıl rahatsız eden 1 Mayıs öncesi işçiler içinde yaptığımız çalışmalar ve çıkar çıkmaz gençlerin eylemlerine katılarak destek vermemse, bilin ki, ne 1 Mayıs’a, ne Başpınar işçilerinin mücadelesine ne de gençliğin adalet ve özgürlük mücadelesine engel olamayacaksınız!