İmamoğlu'ndan iktidara asgari ücret çağrısı: Kendilerini silkesinler

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 22 bin 104 lira olarak açıklanan asgari ücret için iktidara çağrı yaptı: “…‘Belediyeleri silkele’ diyeceğine kendilerini silkelesinler.”

Fotoğraf: AA

Maltepe’de yapımı devam eden bir kreş inşaatını inceleyen İmamoğlu ‘iktidarın sadece makamını koruma gayretinde olduğunu’ söyledi ve ‘ülkenin bir ekonomik ve toplumsal bir çöküntüyle karşı karşıya olduğunu’ belirtti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ‘Vatandaşın asgari ücretini düzenlesin o bolca kullandığı kararnameyle’ diyen çağrı yapan İmamoğlu’nun açıklamaları özetle şöyle:

‘İnsanları aldatıp cebindeki parayı pul eden süreci yaşattılar’

* Biz neyle mücadele ediyoruz? Bugünün vahşi ekonomik koşullarıyla mücadele ediyoruz. Aslında bizim üzerimize vazife olmayan birçok alanda milyarlarca, hatta on milyarlarca liralık bir katkı bütçesi oluşturarak vatandaşımızın zor zamanda yanında olma gayreti içerisinde oluyoruz. Çünkü böylesi zor anlarda herkesin omuz vermesiyle ayağa kalkılır ve düzeltilir.

* Ama tabii temel mesele ekonominin iyileşmesi, çözüme kavuşması. Öyle büyük bir tahribatla karşı karşıya ki ülke ekonomisi. Ne yazık ki hiçbir ekonomik kurala uymayan metotlarla akşamdan sabaha birtakım söylemleri insanları kandırarak, popülist bir tarifle; “Faiz sebep, enflasyon, sonuç” vesaire diyerek meselede insanları aldatıp cebindeki parayı pul eden bir süreci bize yaşattılar. Ve bugün 22 bin lira seviyesinde bir asgari ücret açıklandı. 22 bin 104 lira.

’27-28 milyon insan’

* Bu ne demek biliyor musunuz? Geçen sene 1 Ocak’ta 17 bin 2 lira asgari ücret açıklandı ve bu sene TÜİK verileriyle yüzde 47 enflasyonla karşı karşıyayız. Meselenin özü şu; geçen sene 17 bin 2 lira diye açıklanan asgari ücret aslında şu an milletin cebinde 9 bin lira. Geçen sene açıklandığı günle bugünkü arasındaki fark bu kadar net. Yani aslında 9 bin liraya yüzde 30 zam yapan bir pozisyonda ve 22 bin lira

* Meseleye bütüncül baktığınızda 16 milyonun üzerinde emeklisi var bu ülkenin. 9 milyon civarında asgari ücretlisi var. Yine TÜİK verilerine göre 3 milyon 200 bin civarında işsiz var. Bunlar devletin verileri. Üst üste koyduğunuzda, sadece burada 27-28 milyon insan.

‘Ekonomik ve toplumsal çöküntü’

* Herkese iki değil, ikiden bile az insan sorumluluğu yüklesek yani bir emekli amcamıza ya da bir emekli ablamıza bir de eşine bakıyorsa ya da bir torununa bakıyorsa gibi baktığınızda en az 50-55 beş milyon, aslında bu ülkede çok büyük sıkıntı içerisinde bir durumdayız. 50-55 milyon! Bu bir ekonomik çöküntü. Bu aynı zamanında bir toplumsal çöküntü yaratır.

* Dünden beri şunu düşünüyorum: İBB olarak daha fazla sosyal projelere nasıl ağırlık veririz? Yani göz koydukları kreşlerimizde, daha fazla insanımızın evladını nasıl geleceğe daha hızlı hazırlayabiliriz, en minimum ücretle. Bunlar yoktu. Biz yapıyoruz. Niye yapıyoruz? İhtiyaç var. Zorunlu yapıyoruz. Vatandaşa “Merhaba” diyorum, ekonomik sıkıntısından bahsediyor. Kulağıma eğilip “Evimde ekmeğim yok” diyor. Pazara gidiyorum, kulağıma eğilip “Evime götürecek hiçbir şeyim yok” diyor.”

‘O günü aratır bir süreç’

* Bu doğal bir durum değil. Çok zor bir durum. Kimse kendisini güller bahçesindeymiş gibi anlatmasın. Kimse milletimizi aldatmasın. “Kirayı kim ödeyecek? Kirayı bu vatandaş nasıl ödeyecek? Elektrik parasını nasıl ödeyecek? Efendime söyleyeyim su faturasını nasıl ödeyecek? Okul masraflarını kim karşılayacak?” Bunlar iktidar olmadan önce cumhurbaşkanının sözleri. Ben onun tonunda söylemedim bunları. Şimdi o günü aratır seviyede bir süreçle karşı karşıyayız.

* Enflasyonla milletimiz çok büyük bir sıkıntıyla ezilmiştir ne yazık ki. Hikaye anlatmasınlar. Süreci çok kötü yönetiyorlar. Ben hep bu tür ortamlarda şu mesuliyetle konuşmaya gayret ediyorum. Diyorum ki “Ben İstanbul belediye başkanıyım, ben ne yapabilirim?’ Onu yapıyoruz aslında. Şu anda bu yapıların yapılması, daha önce olmayan şeylerdi.”

‘İktidar sadece makamını koruma gayretinde’

* Bakın bunların her birisi bir maliyet. Sonra bunların işletilmesi bir maliyet. Bunları yapmasa belediye, başka konularda daha farklı hizmetler yapardı, ekonomik sıkıntılar olmasaydı. Yapmaya devam ediyoruz.

* Niye biz annelerin cebine kart koyma mecburiyetinde kalıyoruz? Niye kreşleri arttırmak zorunda kalıyoruz? Niye çok uygun koşullarda binlerce evladımızı yurtlarda misafir etmek zorunda kalıyoruz? Çünkü ihtiyaç var. Çünkü bugünkü iktidar ülkeyi yönetmiyor. Sadece makamını koruma gayretinde.

* Ama bu millet kendine ait olan o makamı çeker, o koltuğu altından alır, bir başkasına verir. Bu kadar net. Allah milletimizin yardımcısı olsun. Biz milletimizin yanındayız. Sayın Cumhurbaşkanı bolca kullandığı ‘kararnameyi’ bu konuda kullanabilir. “Belediyeleri silkele” diyeceğine, bir kendilerini bir silkelesinler. Vatandaşın asgari ücretini düzenlesin o bolca kullandığı kararnameyle. Hem de desin ki “Altı aylığına düzenledim, altı ay sonra bir daha düzenleyeceğim” desin. Bu da tavsiye.

Erdoğan’dan ‘asgari ücret’ açıklaması: Sözümüze sadık kaldık

Asgari ücretin detayları: İşverene maliyeti 30 bin 556 lira

Bakan açıkladı: Asgari ücret 22 bin 104 lira

30’un altına yokuz diyen Özel: İşçileri gücünü kullanmaya davet ediyorum