AYŞEGÜL KASAP
aysegulkasap@diken.com.tr
@aysegul_kasap
Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Kızılbük’te doğayı ‘talan eden’ Sinpaş GYO’ya karşı açılan davada ‘bir ilk’e imza atıldı. Mahkeme, çevrecilerin avukatı Atilla Öztürk’ü dosyadan çıkardı. Öztürk davaya en hakim avukatlardan biri üstelik.
Diğer yandan aktivistler, bilirkişi heyetinde uzman akademisyenler bulunmasını istese de mahkeme davalı taraftan, yani Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı’ndan personel görevlendirdi. Bu heyetin yazdığı raporda asıl sorular yanıtsız bırakıldı.
Aktivistlere göre ‘kamu kurumları davanın şirket lehine sonuçlanması için her adımı atıyor.’

Çevreciler Marmaris’te Sinpaş GYO’nun korumadaki alanı ‘talan’ına karşı hala direniyor.
Bakanlığın verdiği ‘ÇED olumlu’ kararı ve CHP’li belediyenin farklı tarihlerde çıkardığı 63 yeni ruhsatın iptali için yargı süreci devam ediyor.
Marmaris Kent Konseyi’nden Halime Şaman Diken’e yaptığı açıklamada ‘mevzuatın yok sayıldığını, kamu yararının gözetilmediğini ve Sinpaş’ın ilerlemesine pek çok kurumun yol verdiğini’ söyledi.
Tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de davaya en hakim avukat Atilla Öztürk’ün dosyadaki vekil kaydı ‘bir anda’ yok oldu. Mahkemeye defalarca dilekçe sunan, mahkemenin de vekil sıfatıyla tebligat yaptığı avukat dosyadan silinmiş.
Şaman şöyle devam etti: “Tebligat avukat yerine doğrudan müvekkile yapıldı. Hukuk tarihimiz zaman zaman reddi hakim vakalarıyla karşılaşmıştır ama Muğla 2’nci İdare Mahkemesi böylece reddi avukat vakasıyla literatüre girdi.”
Avukat dosyaya erişebilmek için, yeni vekil olarak dosyaya vekaletnamesini sunmak zorunda kaldı.
Davalı taraf bilirkişi heyetinde
Dahası ruhsatların iptali için açılan davanın bilirkişi heyetinde, ağırlıklı olarak davanın taraflarından bakanlığın personeli görevlendirildi. Bu ilk değil. Önceki davada da bilirkişi heyetinde, CHP’li bir belediyenin personeli görevlendirilmişti. Yani ruhsatı veren belediyeyle aynı partiden olan başka bir belediye.
Oysa çevrecilerin istediği tek bir şey var, o da tarafsızlık açısından bilirkişi heyetinde uzman akademisyenlerin bulunması.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi ‘ruhsatların mevzuata aykırı biçimde verilip verilmediğini açığa çıkaracak esas sorular mahkemece baypas edilerek adeta davalı kurum lehine karar çıkmasını destekleyecek vasıfta sorular bilirkişi heyetine yöneltildi.’
Çevre aktivistleri ve avukatları raporla ilgili şöyle dedi: “Açıklanan raporda, mevzuatlara göre alınması mümkün olmayan bir imar durum belgesinin, imar uygulama planlarına uygunluğu anlatılıyor. Ama hala daha mahkemenin çözmesi gereken konular yanıtlanmamış halde dava dosyasında beklemeye devam ediyor.”
Aktivistler, dava dilekçesinde de yer alan asıl soruların bulunduğu bir başka dilekçeyi mahkemeye sundu. Ama ne mahkeme bu dilekçeye bir işlem yaptı ne de açıklanan bilirkişi raporu bu soruları içeren bir değerlendirme yaptı.
Ne olmuştu?
Marmaris’in İçmeler Mahallesi Kızılbük mevkiinde 1988’de Hattat ailesi tarafından Hema-Que Otel Yatırım A.Ş. adıyla, 150 dönümü ormandan tahsisli toplam 310 dönümlük denize sıfır araziye beş yıldızlı otel yapılması için inşaat başlamıştı. Fakat 550 oda, 1100 yatak kapasiteli otel bitirilememişti. Emin Hattat, 2006’da iflas edince de inşaat tamamen durmuştu.
Otel, 2009’da Sinpaş Holding’e satılmıştı.
Sinpaş Holding, 2010 başında iki koyu içine alan otel inşaatının bulunduğu bu araziye 1400 lüks konut yapmak için o dönem belde olan İçmeler’de belediyenin fen işleri müdürlüğüne başvurmuştu. Belediyeyse imar planında belirtilen hükümler çerçevesinde konut yapımına izin vermemişti.
Muğla valiliğiyse Kızılbük Wellness Resort adıyla devam eden inşaat için 13 Ağustos 2021’de ‘ÇED gerekli değildir’ kararını vermişti.