‘Kanun Hükmü’ adlı belgesel, iktidarın yoğun baskısı sonucunda Altın Portakal Film Festivali’nden yine çıkarıldı.

Kanun hükmünde kararnameyle (KHK) kamu görevinden çıkarılan doktor Yasemin Demirci ve öğretmen Engin Karataş’ın mücadelesini anlatan ‘Kanun Hükmü’ adlı belgesel, ‘filmdeki bir kişi hakkında yargı sürecinin devam ettiği’ gerekçesiyle festivalden çıkarılmıştı. Yönetmen Nejla Demirci filmi hakkında verilen kararı ‘sansür’ olarak nitelemişti.
Aralarında başkan Demet Akbağ’ın da yer aldığı 20 jüri üyesi, ‘filmlerde suç unsuru arayan bu bakışın ve sansürün kabul edilemeyeceğini’ belirterek belgesel seçkiye geri alınmazsa görevden çekileceğini açıklamıştı.
Yönetmen ve yapımcılar da sansüre karşı durmuş; Ulusal Uzun Metraj, Ulusal Belgesel ve Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması’nda yer alan 27 film festivalden çekilmişti. Söz konusu karara yönelik sosyal medyadan da yoğun tepki gösterilmişti.
Bunun üzerine geri adım atan yönetim, belgeseli yeniden seçkiye aldı. Festivali jürisi de “Altın Portakal’a sahip çıkıyoruz” deyip görevinin başına döndü.
Ancak bu defa da Kültür ve Turizm Bakanlığı festivalden çekilmişti. Bakanlığın sitesinden yapılan açıklamada kararın ‘sanatın provokasyon olarak kullanılması’ndan ve ’15 Temmuz’un itibarsızlaştırılması’ndan dolayı alındığı belirtildi.
Adalet Bakanı sansürü destekledi
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kararını ‘çok değerli’ buldu: “Altın Portakal gibi geleneksel hale gelmiş bir festivalde terör örgütünün propagandasının yapılmasına kesinlikle müsaade edilemez.”
Resmi açıklamaların ardından sosyal medyada da festivale karşı ‘karalama’ kampanyası başlatıldı. İktidara yakınlığıyla bilinen bazı hesaplar Twitter’da ‘Antalya Altın Fetö Festivali’ başlığı açarak jüri ve sponsorlar hakkında soruşturma başlatılmasını istedi.
Ve yeniden çıkarıldı
Festival yönetmeni Ahmet Boyacıoğlu adına paylaşılan yeni bir yazıla açıklamada belgeselin yeniden seçkiden çıkarıldığı duyuruldu.
Açıklamada, adına soruşturma açıldığını belirten Boyacıoğlu, can güvenliğiyle ilgili tehditlerin devam ettiğini ifade etti. Boyacıoğlu ayrıca ‘gerekli desteği’ göremediğini vurgulayarak sansüre karşı tavır alan ‘sinema sektörü’nü eleştirdi.