AYŞEGÜL KASAP
aysegulkasap@diken.com.tr
aysegul_kasap
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı kur korumalı TL vadeli mevduat sistemiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor.
Vatandaşa vaat edilen kur farkı ödemesinde kaynağının nereden sağlanacağı hala netleşmemişken, söz konusu birçok ihtimalde varılan nokta bu yükün Hazine’nin sırtına bineceği yönünde.
Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyesi ekonomist Prof. Dr. Fikret Adaman, yeni açıklanan sistemin risklerini Diken’e anlattı. İktidarın seçim ekonomisine geçiş yaptığını düşündüğünü belirten Adaman, açıklanan sistemin çalışmama riski olduğu görüşünde: “Çünkü Türkiye gibi ekonomik anlamda gelecekte ne olacağı belli olmayan ortamlarda uzun vadeli mevduat açtırayım diyenin sayısı fazla değil.”
Adaman seçim ekonomilerinin seçim sonrası maliyetlerinin de genelde yüksek olduğuna dikkat çekti.

Erdoğan dövizin muhtemel getirisine Türk Lirası varlıklarda kalarak ulaşılabilmesini sağlayacak yeni bir aracın devreye alınacağını açıklamış, sistem bu hafta yürürlüğe girmişti.
Faiz artırıldı
Prof. Dr. Adaman adına ne denirse denilsin bu yapılanın bir faiz artırımı olduğuna dikkat çekti. Adaman’a göre Cumhurbaşkanı Erdoğan her ne kadar “Bir Müslüman olarak nas ne gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim” deyip faiz artırmayacağını belirtse de piyasaların tepkisinden sonra örtülü de olsa faiz artışına gitmek zorunda kaldı.
Enflasyonla sonuçlanabilir
Dolara endeksli atılan bu adımın bir maliyeti olduğunu belirten Adaman şunları söyledi: “Birincisi insanlar yeni sisteme güvenecek mi güvenmeyecek mi? Güvendikleri takdirde bu doları düşürebilir ve sistem yoluna girebilir. Sisteme güvenmedikleri takdirdeyse dolar tekrar yukarı çıktığında aradaki farkı Hazine’nin ödemesi gerekiyor. Bu nereden ve nasıl ödenecek? Bir belirsizlik var. Bir ihtimal para basıp ödeyebilir. Ama para arzının artması beraberinde-diyelim üç ay sonra- enflasyonu getirir.”
1970’lerde uygulanan dövize çevrilebilir mevduat sistemi de 1980’lerde yaşanan yüksek enflasyonun nedenleri arasında gösteriliyordu.
İlave vergiler gelebilir
Prof. Dr. Adaman, Hazine’nin yaratabileceği bir diğer kaynağı da şöyle açıkladı: “Diğer bir ihtimal, ilave vergi koymasıdır. Ya da vergilerden toplanan gelirin kompozisyonunu değiştirmesidir; kimi alanlara yaptığı harcamayı kısarak parayı buraya kanalize eder. Ya da Hazine borçlanarak bu farkı ödeyebilir.”
Gelir transferi
Adaman’a “Bu durumda vergi verenden bankada mevduatı olana gelir transferi yapılacak diyebilir miyiz” diye sorduğumuzda şu yanıtı verdi: “Diyebiliriz ama bu iş için ayrı bir vergi mi koyacaklar yoksa mevcut olan vergi sistemini hiç değiştirmeyip vergilerin bir miktarını buraya mı ayıracaklar belli değil henüz.”
Yeni açıklanan sistemdeki en temel risk faktörlerinden biri kur. Önümüzdeki günlerde kurun artmayacağının bir garantisi yok. Diğer taraftan vadeli TL hesabına kaç kişinin gideceği de bilinmeyen bir parametre.
Sistemin çalışma ihtimali düşük
Adaman kurdaki hareketliliğin insanların açıklanan bu yeni sisteme güvenip güvenmemesine bağlı olduğunu söyledi ve vatandaşların mevcut yaklaşımına dikkat çekti: “Türkiye’de üç aylık hele hele altı aylık/bir yıllık vadeye gitme eğilimi düşük. Çünkü Türkiye gibi ekonomik anlamda gelecekte ne olacağı belli olmayan ortamlarda uzun vadeli mevduat açtırayım diyenin sayısı fazla değil. Dolayısıyla bir yandan da bu sistemin çalışması ihtimali çok yüksek görünmüyor.”
Erdoğan’ın yeni sistemi açıklamasıyla beraber dolar 18 lira seviyelerinden birkaç saat içinde 12 seviyelerine kadar gerilemişti. Ancak gün geçtikçe kurdaki bu düşüşün sadece açıklanan yeni sistemle alakalı olmadığı ortaya çıktı.
Hem Financial Times hem de HSBC pazartesi ve salı günü olmak üzere Merkez Bankası rezervlerinde 7 milyar dolar azalma olduğunu söyledi. Merkez Bankası’nın sadece aralık ayında sattığı miktar ise toplamda 18 milyar dolar.
Adaman bunu şöyle yorumladı: “Gazeteci Uğur Gürses de yazdı, çeşitli haber kaynakları da belirtti, Merkez Bankası’nın 7 milyar dolara yakın satış yapmasının paritedeki düşüşün bir diğer nedeni olması söz konusu. Politika açıklamasıyla bu müdahalenin üst üste gelmesi manidar gelebilir birçoğumuza.”
Adaman’a göre iktidarın içinde bu kadar risk barındıran bir sistemi devreye sokmasının temel nedeni erken seçim.
“İktidarın seçim ekonomisini izlemeye başladığını hissediyorum” diyen Adaman, “Seçim ekonomilerinin seçim sonrası maliyetleri genelde yüksek olmakta” ifadelerini kullandı.