Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, bir buçuk yıl öncesinde olduğu gibi 2021-2022 eğitim öğretim döneminde üniversitelerde yüz yüze eğitime geçileceğini, kampüslerde Covid-19 ile ilgili sürecin dijital sistemlerle yakından izleneceğini söyledi.

Türkiye’de 1 Temmuz’da kaldırılan Covid-19 tedbirleri vakaların yükselmesine yol açarken sosyal hareketliliğin yoğunlaşacağı okul dönemi için endişelerin artmasına neden oldu. Gençlerin aşı olmasını teşvik edebilecek uygulamaların devreye sokulmaması eleştirilirken yeni okul dönemiyle ilgili kararlar açılışa kısa bir süre kala açıklandı.
Kabine toplantısında alınan kararları duyuran Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Aşı olmayan üniversite öğrencilerimiz ve üniversite çalışanlarımızdan düzenli PCR testi yaptırmalarını talep edeceğiz” demişti.
YÖK’ün açıklamasına göre üniversitelerde aşı olmayan örgün öğretim öğrencilerinden haftada iki defa PCR testi talep edilecek. PCR testleri Sağlık Bakanlığı’na bağlı devlet hastanelerinde ücretsiz yapılacak.
Ancak yine de kafadaki soru işaretleri kalkmış değil.
Özvar, yeni dönemin detaylarını anlattı:
‘Uzaktan eğitim, yükseköğretimin bir parçasıdır, kendisi değil’
- Bu süreç gerçekten kolay olmayan bir süreçti. Ancak bu süreci üniversitelerimizin başarılı yönettiği kanaatini taşıyorum. Öğrencilerimiz de sabırla derslerine devam etti. Uzaktan eğitim, yükseköğretimin bir parçasıdır, kendisi değil. Uzaktan eğitimin, yükseköğretimde yüz yüze eğitimin yerini alması veya onu ikame etmesi beklenemez. Örgün eğitimde asıl olan yüz yüze eğitimdir. YÖK olarak bütün üniversitelerimizde yüz yüze eğitimin esas olduğunu, kural olduğunu düşünüyoruz. Ama tabii şartlar bazen örgün eğitimde olduğu gibi yüz yüze eğitimin yapılmasına imkan vermeyebilir. Nitekim geçtiğimiz 1,5 yıl boyunca Kovid-19 salgını nedeniyle eğitimi bütünüyle uzaktan öğretim usulüyle yapmaya çalıştık ve başardık. Şimdi 2021-2022 akademik yılında bütün üniversitelerimizde aldığımız karara göre eğitim ve öğretim yüz yüze yapılacak. Artık eğitim ve öğretimin üniversitelerde yüz yüze, yani öğrencilerimizin arkadaşlarıyla beraber, öğretim üyeleriyle beraber, kampüsün içerisinde, fakültelerde, bütün sosyal alanlarda yapılmasını arzu ediyoruz. 1,5 yıl öncesinde üniversitelerimizde nasıl yüz yüze eğitim yapıyorsak bu sene de eğitim öğretim bu şekilde başlatılacak. Öğrencilerimizi heyecanla üniversitelerimize bekliyoruz.”
- Covid-19 süreci gerçek, ancak bu gerçekle yükseköğretimde eğitim ve öğretimin devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Hibrit eğitim usulleri nasıl olacak?
- Üniversitelerimizin kampüs ve derslik binalarında maske ve mesafe kurallarına uyulması, tıbbi danışmanlık verilebilmesi, dersliklerin mümkün mertebe havalandırılması, ders saatlerinin sınırlı tutulması, blok derslerin yapılmaması, mutlaka ara vererek dersliklerin havalandırılmasının sağlanması, basit gibi görünen ancak salgının yayılmasını azaltmada büyük önem taşıyan önlemlerdir. Havalandırma koşulları iyi olmayan amfi ve dersliklerle laboratuvarlarda maksimum kişi sayısı ve kapasitenin aşılmaması, öğrencilerin gruplara bölünmesi de yine önemli uygulamalardır.” değerlendirmesini yaptı.
- Üniversitelerimizde artık eğitim öğretim yüz yüze yapılacak. Üniversitelerde derslerin bir kısmını uzaktan eğitim usulleriyle yapabilmeleri için gerekli mevzuat çalışmalarını da tamamladık ve üniversitelerimizle paylaştık. Üniversitelerimizde, derslerin yüzde 40’ı veya herhangi bir dersin yüzde 40’ı uzaktan eğitim yoluyla yapılabilecek. Yani bu şekilde üniversitelerimizde yüz yüze eğitim devam ederken bir taraftan da öğrencilerimiz dersin bir kısmını uzaktan eğitim usulleriyle alabilecek. Böylece üniversitelerimizde harmanlanmış (hibrit) eğitim usulleriyle eğitim öğretim faaliyetleri yürütülebilecek.
Harmanlanmış eğitimin, yüz yüze eğitimin yanı sıra bir ders veya derslerin bir kısmının internet yoluyla yapılması olduğunu dile getiren Özvar, uzaktan eğitimin sadece çevrim içi değil, derslere ait eğitim materyallerin bir bölümünün sisteme önceden yüklenmesi yoluyla da olabileceğini söyledi. YÖK başkanı, böylece öğrencilerin diledikleri zaman canlı dersler olmadan bu derslere ve notlara ulaşabileceğini belirtti.
Üniversitelerin derslerin bir kısmını yüz yüze verirken ‘senkron’ denilen aynı anda çevrim içi olarak da öğrencilerine ulaştırabileceğini, ayrıca ‘asenkron’ yani derslerin video kayıtlarının izlenmesinin önünü açan uygulamalar yapabileceğini belirten Özvar, şöyle devam etti: “Böylece yüz yüze eğitimin yanı sıra çevrim içi, senkron ve asenkron gibi uzaktan eğitim yöntemleriyle öğretimin daha zengin şekilde yürütülmesine imkan sağlanacak. Kovid-19 süreci içinde üniversitelerimiz, bu öğretim yöntemlerinden diledikleri şekilde istifade edebilecek.”
Üniversiteler, öğrenci, öğretim elemanı ve idari personelle ilgili salgının seyrini HES kodu üzerinden takip edebilecek
Üniversitedeki bileşenlere aşılanma çağrısı yapan Özvar, okullarda salgının nasıl kontrol edileceğini ilişkin şunları söyledi:
- Gerek YÖK olarak gerek üniversiteler olarak öğrencilerimiz, öğretim elemanlarımız ve idari personelimizle ilgili Kovid-19 verileri, HES kodu üzerinden takip edilecek. Bildiğiniz gibi kampüslere, yerleşkelere kimlik ibraz etmek suretiyle girilebilir. Üniversitelerimiz de bu konuda HES kodu çalışmalarını Sağlık Bakanlığı ile yürütmektedir. Bu konuda çok gelişmiş bir iletişim altyapımız bulunuyor. YÖK’ün koordinasyonunda üniversitelerimiz, Sağlık Bakanlığı ile şu anda protokol yapmış durumda. Üniversitelerimiz, Kovid-19 ile ilgili anlık dijital verileri güncellenmiş bir şekilde Sağlık Bakanlığından alabilecek. Üniversiteler, kendi öğretim elemanları, idari personel ve öğrencileriyle alakalı Kovid-19 aşı, risk, enfekte ya da karantina gibi durumlara ait dijital verileri Sağlık Bakanlığından takip edebilecek. Böylelikle üniversitelerimiz, kendi öğrenci ve öğretim elemanı nüfusuyla ilgili salgının seyrini yakından izleyebilecek. Bu fevkalade önemli bir düzenlemedir. Bu dijital verilerle bizler aslında Kovid-19’u üniversite ölçeğinde, kampüs ölçeğinde takip etme imkanına sahip oluyoruz. Kovid-19 ile alakalı dijital yönetim usulünü üniversitelere getirmiş oluyoruz. Bu sistemle üniversitelerimiz, salgın şartlarında çok daha etkin bir yönetime kavuşmuş olacak.”
Üniversitelerde pozitif vaka çıkması durumunda neler yapılacak?
- Sağlık Bakanlığı, sosyal alanlarda, kapalı alanlarda bir vaka ortaya çıktığında hangi tedbirlerin alınacağını bizlerle paylaşmaktadır. Bu durumda Sağlık Bakanlığının yayımladığı rehbere göre hareket edilecek. Bunun somut adımlarını üniversitelerimiz eğitim öğretim dönemi başlamadan hemen önce bütün öğrencileriyle paylaşacak. Bütün pozitif vaka durumları karşısında nelerin yapılacağı masada şu anda bulunmaktadır.